ÖLÜMÜNÜN 12.YILINDA ARKDAŞLARI YAVUZ ÇETİN'İ ANLATTI -(TAMAMI)

Türkiye'den bir Yavuz Çetin geçti

ÖLÜMÜNÜN 12.YILINDA ARKDAŞLARI YAVUZ ÇETİN'İ ANLATTI -(TAMAMI)
14 Ağustos 2013 Çarşamba 18:27

Türk Rock&Blues Müziği'nin erkenden yitirdiği başarılı besteci ve gitarist Yavuz Çetin'in en merak edilen özelliklerini, onun yakın arkadaşlarına sorduk. Son albümünü bitirdikten sonra aniden aramızdan ayrılamaya karar veren Çetin, hâlâ müzikteki yerini koruyor

90'lı yıllarda canlı performans gerçekleştirdiği mekanları hınca hınc dolduran ve yeni yetişen müzisyenlerin gözünde ilahlaştırdığı gitarist Yavuz Çetin'in, bugün aramızdan ayrılışının 12. yıldönümü. Rock, Jazz, Blues müziğini Türkiye'de yaygınlaştıran deneyimli müzisyenlerin hemen hepsiyle çalışan Çetin, bu tarz müziklere kendi tarzını yerleştirmeyi başarmış ve hâlâ müzikte kullandığı tekniğini yaşatan ender bir müzisyendi. Yavuz Çetin'in yaşamında en merak edilen konuları, çocukluk ve gençlik arkadaşlarına sorduk.

Zafer Şanlı: O müziği ile söyleyeceklerini dile getirdi. Beni sevindiren en önemli konu; müzik adına yaptığı yenilikleri takip eden genç arkadaşlarımın, müzisyenlerin, onu ve müziğini yaşatıyor olmasıdır. Şimdi sıra Yavuzcan'da(Yavuz Çetin'in oğlu) ve diğer genç müzisyenlerde. O'nu hep yaşatın olur mu?

Sevgili Yavuz, 1987 yılında Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü'ne girdiği ilk günde, yeteneği, kişiliği, duruşu, yenilikçiliği, neşeli tavırları ve sosyalliği ile hemen kendini farkettirmişti. Okul bahçesinde gitar çalıp şarkı söylerken tanışma fırsatı bulmuştuk. Labirent grubumuza katılması ile yıllar süren dostluğumuz müzik yaparak devam etti.

Yavuzcan babasının yolundan ilerliyor

Birlikte öğreniyor, sorguluyor ve araştırıyorduk. Bir pansiyonda aynı odada ekip olarak kalıyor, beraber yemek paylaşıp her gün yeni şarkılar prova ediyor ve repertuara ekliyorduk. Bu ekip ruhu sahneye de yansıyor ve o zamanları bizimle yaşıyanlar tarafından da takdirle karşılanıyordu. Yavuz, şarkıların ruhunu ve hakkını her zaman verirdi. Yavuz'a İngilizce'yi nasıl öğrendin diye sorduğumda verdiği cevap; parçaların anlamlarını, sözlük elimde tercüme ederek öğrendiğini söylemişti.

1990 yılında Grup Pİ ile (Saksafon&keyboard: Ali Otyam, Davul: Tanju Eksek, Gitar&vokal: Burak Gültekin, Basgitar: Zafer Şanlı, gitar&vokal: Yavuz Çetin) ile canlı performanslar gerçekleştirdik. O yıl, körfez krizi nedeniyle zaten sayılı olan çaldığımız mekanın kapanması ile grup dağıldı ve sevgili Batu Mutlugil (Duman grubunun gitaristi Batuhan Mutlugil'in babası) ile tanıştık. Daha önce güncel parçaları coverlayan (yorumlayan) Yavuz ve ben, Batu ağabey sayesinde blues müziğine yöneldik.

Sahnede çalarken bir anda öndeki masadan bardak ya da metal bir nesneyi alıp müziğin içine adapte ederdi. Bize oğlunu, Yavuzcan'ı da bıraktı. O da babasının yolundan ilerliyor ve iyi bir müzisyen olacak. İyi ki tanımışım iyi ki şarkılar bıraktın bize Yavuz'cuğum Işığın bol olsun ...

Tayfun Çağlar: Vayyy bee! Yıl Haziran 1988. Sevgili kardeşim Yavuz'la tanıştığımız yıldı. O yıllarda gündüzleri Deri ve Halı satışı yapıp, geceleri de müzik yapıyordum. Canım arkadaşım Gür Akad ile birlikte mağazanın önünde sohbet ediyorduk. Bir baktım Yavuz! "Vay Gür abi , ne haber" dedi. Gür bizi tanıştırdı ve Yavuz mağazaya yöneldi. "siz neler satıyorsunuz ağabey? bir bakayım "dedi. Mağazada deriden bir yelek beğendi. "Haftaya gelir alırım" dedi. Benim içim o kadar ısınmıştı ki Yavuza, "bunu ayırmama gerek yok, al sana hediyem olsun" dedim. Yok abi olmaz dedi. Çok duygusal bir insandı. Her zaman bu yaptığımı hatırlatırdı bana.

Yavuz Çetin ve Tanju Eksek, Beyaz Ev adlı mekanda program yapardı. Uzun seneler Tanju (Eksek) ile birlikte çalıştı. Alanya Bar Duck adlı mekanda yine çok sevdiğim arkadaşım Cihat Akyıldız ile çalıyordu. Beni eşi ve oğlu Yavuzcan'la tanıştırdı. Yavuzcan bebek arabasındaydı, küçücüktü.

Yavuz'un müzik yaşamı dopdoluydu. Bir bakıyorsun Shaft'ta Gür'le, bir bakıyorsun Kemancı da MFÖ ile. Bu arada emeği geçen Zeki Ateş'i de analım.Bizim camiamız çok geniştir. Hepimizin üstünde onun da çok emeği var.Ancak çok kişi var ancak bu yazı Yavuz Çetin'e itafen yazılıyor. Sadece geçemedim Zeki'yi.

Geldik son güne... Kadıköy Shaft Bar'ı gitarıyla sallıyor Blues'un babası Yavuz.. Her programı dolu. Günlerden 15 Ağustos 2001. Telefonda görüşmüştük."Ağabey birazdan yola çıkıyorum" dedi. Hepimiz bekliyorduk.Saatler geçti, gelen giden yok. Sadece acı bir haberle hepimiz yıkılmıştık.İnanamadık hiçbirimiz...Yavuz "Şaka yapıyor "dedik. Yavuz'u o akşam yitirmiştik.

Ruhu huzurda olsun.Çünkü yeni gençlik bile Yavuz çetin dinliyor.

Hakan Şavklı: Blues denince akla ilk gelen birkaç isimden biri, bir dost, iyi bir arkadaş.. Kendine has blues yorumu ve gitar tekniğinin yanı sıra, gerçekten yetenekli, üretken bir arkadaşımızdı. Gitarını bırakıp gittiğinde üreteceği müzikte birçok noktanın yarım kaldığını, sevenlerini, arkadaşlarını, dostlarını muhabbetinden ve müziğinden mahrum bıraktığını düşünüyorum. Sahnede çok ender jam yaptığım (Jamsession: Sahnede Çalan grubun, baska bir müzisyeni sahneye davet edip, provasız olarak doğaçlama çalmaları) birkaç sevgili dostumdan biri.. huzur icinde uyusun...

Tevfik Yılmaz: Müzisyenliği tartışılmaz. bunu zaten herkes biliyor. bana göre çok iyi ve düzgün bir adamdı. Yakından tanıyanlar iyi bilir...

 

 

 

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.