Ne yazarsa oluyor! -(TAMAMI)

Ferhan Şensoy Tiyatrosu’nu anlatıyor

Ne yazarsa oluyor! -(TAMAMI)
17 Nisan 2013 Çarşamba 19:15

‘Nasri Hoca Ve Muhalif Eşeği’, ‘Masal Müfettişi’ başımıza gelecekleri söylüyor. İşin üzücü tarafı daha oyunlar tedavülden kalkmadan başımıza gelecekler kurgusu gerçek oluyor. ‘İşsizler Cennete Gider’ dört yıldır oynanıyor, dört yıl içinde işsiz sayısı işli sayısını aştı! ‘İstanbul’u Satıyorum’, oynandığı beş yıl içinde İstanbul düşündüğümüzden çok daha hızlı satıldı

- Oyunlarınızı anlatmak bir kitap işi. Bununla birlikte üç oyununuzu: “İşsizler Cennete Gider”, “Nasri Hoca Ve Muhalif Eşeği”, “Masal Müfettişi” adlı yapıtlarınızın sizin zengin repertuarınızda ki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin sosyopolitik ve ekonomik sorunlarını Ferhan Şensoy Tiyatrosu repertuarındaki belirleyiciliğini bir de sizden dinleyelim.

Ortaoyuncular, yangınlar, mahkemeler, saldırılar görmüş geçirmiş, Nöbetçi Tiyatro amatör grubuyla arka bahçesinde kendi üslubunun oyuncularını yetiştirmiş, 33 yıllık muhalif bir tiyatro. “Şahları Da Vururlar” la başlayan bir serüvendi bu. İlk yıllarda kimi solcu arkadaşlarım Humeyni’yi eleştirmemi garipsediler. Onu şahı deviren bir devrimci olarak görüyorlardı. Mesut Recevi ve Beni Sadr Paris’e kaçınca, Humeyni’nin Robespiere olmadığını algıladılar. “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı” ile repertuar düzenine geçtik. O zamanlar süpermarket Taksim’deki “A Pazarı” isimli küçük bir marketten ibaretti. “İcabında bakkal borç bile veriyor insana, çünkü bakkal insan market makina” diyen şarkıyı pek duymadı bakkallar. Aradan yıllar geçip hipermarketle burun buruna gelen bakkallarda şafak attı, tedavülden kalkmış oyunum için Bakkallar Derneği bana ödül verdi.

Başımıza gelecekler kurgusu

“İşsizler Cennete Gider” dört yıldır oynanıyor, dört yıl içinde işsiz sayısı işli sayısını aştı! “Nasri Hoca Ve Muhalif Eşeği”, “Masal Müfettişi” başımıza gelecekleri söylüyor. İşin üzücü tarafı daha oyunlar tedavülden kalkmadan başımıza gelecekler kurgusu gerçek oluyor. Arkadaşlar diyorlar ki; “Ne yazsan, o oluyor. Daha güzel bir şey yazsan da, herşey güzel olsa!” Büyücü değilim ki, halkın farkedemediğinin altını çiziyorum.

- “Ferhangi Şeyler”, “Fername” adlı tek kişilik iki oyunuzun bana öyle geliyor ki sizinle sürekliliğini koruyacak ve repertuarınızda ki yerinden hiç eksilmeyecek iki oyun. Bir de “İstanbul’u Satıyorum” adlı oyunu hiç unutamıyorum. Münir Özkul ve yitirdiğimiz Erol Günaydın ile birlikte oynadığınız oyun hala haklılığını koruyor. Toki’lere ve gökdelenlere satılan İstanbul, bu oyununuz sayesinde güncelliğini koruyor. Türkiye’nin bir çok yeri yabancılara satıldı ve satılmaya devam ediyor. “İstanbul’u Satıyorum” oyununuzu tekrar sahneye taşıyacak mısınız?

“Ferhangi Şeyler” sürüyor ve anlaşılıyor ki sürecek. “Fername” şimdilik derin dondurucuda. “İstanbul’u Satıyorum” oyunu bilim kurgusal olarak düşünüldü, oyunun oynandığı beş yıl içinde İstanbul düşündüğümüzden çok daha hızlı satıldı. İstanbul’umuzu çaldılar İstanbulsuz hırsızlar. Oyunun Münir Özkul’suz ve Erol Günaydın’sız oynamak saçma olur. Zaten oyunun DVD’si mevcut. Oynanması gereken oyun “Türkiye’yi Satıyorum”! Ve fakat henüz böyle bir oyun yazmadım. Yazınca da dediğim gerçek oluyor böyle bir müneccimlik yapmaktan yana değil gönlüm.

- “Muhalif Başkan” adlı filminizle ilgili bilgi verir misiniz?

Film, muhalif bir belediye başkanına rakibi eski başkanın kurduğu tuzaklar, başına ördüğü çoraplar ve düzenbazlıkları üstüne kurulu. Günümüzün kimi muhalif belediyelerine yapıldığı gibi iktidarın saldırısı karşısındadır başkan. Yüksel Torun’un yönettiği Trilye’de çekilen, buruk bir güldürü olan filmde başkan rolünü oynuyorum.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.