NAHDA'NIN HEDEFİNDEKİ TUNUSLU GAZETECİ -(TAMAMI)

Tunuslu muhalif gazeteci El Hani Aydınlık’a konuştu

NAHDA'NIN HEDEFİNDEKİ TUNUSLU GAZETECİ -(TAMAMI)
08 Ağustos 2013 Perşembe 18:25

Basın Nahda’ya boyun eğmedi

Nahda’nın ilk işi kamu televizyonları ve gazetelerinin yönetimlerini yüzde 70 oranında kendilerine bağlamak oldu. Biz kamu medyasında çalışan gazeteciler buna karşı direndik

Zeid El Hani, Tunus televizyonunda program yapımcısı ve Assahafa gazetesinin yazı işleri müdürü. ‘Basın’ anlamına gelen Assahafa gazetesi devlete ait. Nahda hükümetine boyun eğmeyen, cesur ve eleştiriler gazeteci. Zeid El Hani, geçen hafta ölüm tehdidi aldı. Arabasının camına gazeteden kesilmiş harflerle “eğer kışkırtmalarını durdurmazsan ölüme hazır ol” yazılı bir pusula yapıştırılmış. Hani ile gazetesindeki odasında görüştük.

Nahda ölümle tehdit etti

- Neden sizi ölümle tehdit ettiler?

Bu ilk değil ki; Nahda’nın iktidara gelmesiyle birlikte kendilerinden yana olmayan gazetecilere karşı baskı, tehdit ve saldırılar arttı. Devrimin rüzgarını arkalarına alarak iktidara geldiler ama devrimi çalarak Bin Ali’den daha tehlikeli bir diktatörlüğe dönüştürdüler. Çünkü İslam’ı kullanıyorlar.

İlk işleri kamu televizyonları ve gazetelerinin yönetimlerini değiştirerek hükümet ve kendi partilerine yüzde 70 kota istediler. Yani ‘bize yüzde 70 yer vereceksiniz, koalisyon ortaklarına bu kadar, muhalefete şu kadar yer vereceksiniz’. Dünyada görülmemiş bir şey. Biz, kamu basınında çalışan gazeteciler bunu kabul etmedik direndik. Bizim görevimiz halkı doğru bilgilendirmek. Gazeteci şu veya bu partinin adamı olmaz. Kamu televizyonu iktidar partisinin malı değildir halkındır.

İçişleri Bakanı dava açtı

- Yani direndiğiniz için tehdit edildiniz...

Nahda, milislerini üzerimize saldı; 55 gün televizyon binasının önünde kalarak bizleri tehdit ettiler, hakaret ettiler ve fiziki olarak saldırdılar. Boyun eğmedik. Nahda hükümeti iki kere televizyon yönetimini değiştirdi ama biz kamu basınında çalışan gazeteciler, tüm çalışanlarla birlikte blok olarak direndik. Bunun için saldırıyorlar. Bunun için tehdit ediyorlar.

6 Şubat 2013’de Şükrü Belayd öldürüldüğünde. Televizyon programımda belgelere dayalı olarak Nahda’nın parelel bir polis gücü oluşturduğu açıkladım. İstihbarat servisi bu işin arkasındaydı. Savcının bu biginin doğrulunu araştırmasını istedim. Kendimi sanık sandalyesinde buldum. Davayı kim açtı bliyor musunuz? O sıralar İçişleri Bakanı olan bugünkü Başbakan Ali Urayyid. Savcıya benim dosyamı askeri mahkemeye gönderin orada yargılanmak istiyorum dedim. Çünkü sivil mahkemeye güvenmiyorum.

- Daha öncede tehdit edildiniz mi?

Sürekli mesaj ve telefonla ölüm tehditleri alıyorum. Hannibal TV’de katıldığım bir programda hükümetin istifa etmesi gerektiğini, bugün yaşanan krizin sorumlusunun hükümet olduğunu söyledim. Bunun üzerine o bahsettiğiniz ölüm tehdidini aldım.

Nahda kamu televizyonunu ele geçiremeyince çileden çıktılar. İkinci kez milislerini televizyon binasının önüne göndereceği açıklamasında bulundular. Ben de televizyondan ‘hodri meydan’ dedim ‘gelin hesaplaşalım’ dedim.

Beni hedef almalarının nedeni bunlar. Eğer onlardan değilseniz katliniz vaciptir. Ben boyun eğmiyorum mücadeleme devam edeceğim.

- Özel televizyon ve gazetelerin tutumu nasıl?

Kamuda çalışan biz gazetecilerin kararlı direnişi özel basını da etkiledi.

- Peki Nahda’nın medyası yok mu?

Kendi televizyonlarını kurdular, 3 tane kanalları var. Ama izlenme oranları düşük.

- Türkiye ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Başbakanınız Erdoğan Müslüman Kardeşler’in Batı’daki yüzü. Batı ile Müslüman Kardeşler arasında aracılık yapıyor. Türkiyede basın özgürlüğünü katletti. 70 gazeteci cezaevinde. Taksim’de halka nasıl saldırdıklarını gördük.

- Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni 3 gündür göz altında neler söyleyeceksiniz?

Kınıyorum skandal! Büyük Türkiye aklına küfürdür.

- Teşekkür ederim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.