Mehmet Bori yazdı: Uğur Mumcu’nun ‘Cemaat’ ile ne alakası var?

Emir öteki dünyadaki Beşken binadan gelmiştir. Mehmet Bori

Mehmet Bori yazdı: Uğur Mumcu’nun ‘Cemaat’ ile ne alakası var?
17 Ocak 2014 Cuma 14:37

borimumcucemaat

12 Eylül 1980 darbesinin “Türk İslam Sentezi” doktrini, diğerlerine göre daha ılımlı, daha milliyetçi görünen Cemaatin faaliyetlerine göz yumulmasını sağlamıştı. Anlayacağınız Kenan Evren’in, Hoca Efendiye devletin kapılarını aralaması, Cemaatin önlenemez yükselişini başlattı.
Müslüman misyonerleri projesi
Ama Cemaatin kaderini değiştiren asıl fırsat, 8 Nisan 1988 günü doğdu. İstanbul’da Doğu Türkistan Vakfı tarafından düzenlenen “1. Milletlerarası Türkistan Kültür ve Tarih Semineri”nin katılımcıların birisi de yıllarca Ankara’da “CIA İstasyon Şefi” olarak çalışmış Paul Henze idi.
Bakın, devrim şehidimiz Uğur Mumcu “Rabıta ve CIA” başlıklı makalesinde toplantının içeriğini nasıl anlatıyor:
“Sovyetler Birliği’ndeki Müslüman azınlığın yavaş yavaş çoğunluğa dönüşmesi karşısında ABD’nin izlediği yeni stratejiler var. ABD açıkça, ‘Sovyetler’i yıksa yıksa bu azınlıklar yıkar’ görüşü ile yeni taktikler ve stratejiler izliyor. Paul Henze’nin CIA’dan aldığı yeni ve uzun erimli görevi, herhalde budur.
Türkiye, iki süper devlet arasındaki çıkar çatışmasından uzak durmalıdır. Türkiye’nin Sovyetler Birliği’nde yaşayan Müslüman ve Türk azınlıkların kışkırtılması ve Sovyetler Birliği yönetiminin böylece zayıflatılması ve yıkılması gibi bir düşüncesi ve plânı olamaz.”
İşte İstanbul’da yapılan bu tarihi seminerde, Sovyetler Birliği’ne yönelik olarak yapılacak “Müslüman Misyonerliği” projesinin ihalesini Cemaat kazanmıştı. Cemaatin önünü açan asıl gelişme budur.
Projenin önündeki engeller temizleniyor
Bu arada Müslüman Misyonerliği projesini ilk keşfeden Uğur Mumcu da keşfinin bedelini hayatıyla ödedi. Projenin üssü olarak seçilen bir ülkede kamuoyunu uyandıracak aydınların varlığı, küresel tezgâhı tehdit ediyordu.
Muammer Aksoy (31 Ocak 1990), Turan Dursun  (4 Eylül 1990), Bahriye Üçok  (6 Ekim 1990) gibi aydılar da işte bu sebepten Uğur Mumcu (24 Ocak 1993) ile aynı kaderi paylaşmışlardı.   
Bu proje aynı zamanda bir devlet projesiydi. O yüzden aydınlarımızın katillerini İran’da orada burada aramaya gerek yok. Katiller içimizde, devletin derinliklerinde. Ve hala toplumun içinde dolaşabiliyor, gözümüzün içine baka baka konuşabiliyorlar. Bugün yaşadığımız devlet krizinin sorumluları da onlardır...
Kurbağayı sokan akrep
Cemaate tekrar dönelim. Bugün dünyanın 120 küsur ülkesinde binlerce okulunun olduğundan bahsediliyor. Sermayesi 150 milyar dolarları aşmış. Şimdi şöyle düşünün; “dünyanın jandarmalığını yürüten büyük bir güce rağmen, onun izni ve onayı olmadan, Cemaat bu kadar ülkede faaliyet gösterebilir mi?” Bu mümkün değil.
Cemaat küresel bir şirketin birçok ülkedeki ana bayi haline gelmiş. Örneğin Microsoft’un bayileri gibi. Ana şirket zarar ederse bayiler de zarar eder. Bir başka deyişle Microsoft’un bayisi iseniz şirketin aleyhine çalışamazsınız.
İşte Cemaat bu mekanizmada, varlık sebebi olan Dünya Jandarmasına göbeğinden bağlıdır. Cemaatin tuzağına düşmüş mütedeyyin insanlar bu bağlantıyı göremezler; hatta kendilerine tepeden yapılan bütün olumlu telkinlere rağmen aralarında hala Jandarma’ya şüphe ile bakanlar bile vardır. Ama kurulan mekanizma gereği, her zaman Cemaatin kıblesi otomatikman Beyaz Boyalı Ev’e bakar.
Bu mekanizmayı en iyi bilen de anasının kucağında yaşayan Hoca’larıdır. O, kimine göre “mehdi”, kimine göre “peygamber”dir! Öteki dünyadan haberler alabilmektedir.
Haberler öteki dünyadan mı geliyor, Beşken bir binadan mı geliyor bilemiyoruz tabi...
Hoca sorgulanmaz, ne diyorsa doğrudur. Müritlerine bazı şeyleri onların anlamayacağını, akıllarının ermeyeceğini söyler, iş kapanır...
Ne güzel mekanizma değil mi? Bir adamı kontrol ediyorsunuz, ona biat etmiş insanlar sayesinde devletin içine örülmüş bir ağ üzerinden koskoca bir ülkeyi avcunuzun içine alabiliyorsunuz.
İşte “akrebin kendisini derenin karşı kıyısına geçiren kurbağayı sokması” bu yüzdendir.
Emir öteki dünyadaki Beşken binadan gelmiştir.

Mehmet Bori


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.