‘Mahkemeniz mayınlı arazide yalnız kaldı’ -(TAMAMI)

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever son savunmasını yaptı

‘Mahkemeniz mayınlı arazide yalnız kaldı’ -(TAMAMI)
05 Haziran 2013 Çarşamba 10:59

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, Ergenekon davasındaki son savunmasında, ‘Erdoğan’lar yalnız kaldılar; Mahkemeyi mayınlı arazide yalnız bıraktılar. Onurlu bir tutumla bu kâbustan çekilin’ dedi

 

Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen Ergenekon davasının dünkü duruşmasında İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, gazetemiz eski Genel Yayın Yönetmeni Dr. Serhan Bolluk ve Ulusal Kanal Trabzon Temsilcisi İlyas Gümrükçü esas hakkındaki mütalaaya karşı son savunmalarını tamamladı.

İlsever, son savunmasında, esas hakkındaki mütalaanın içeri ve ruhuyla Ergenekon davasının tükendiğinin kanıtı olduğunu ifade etti. Çürütülmüş iddiaları boş bir çabayla sürdürme zorunluluğunun bir hukukçu olarak zor bir durum olduğunu belirten İlsever, “Savcılık bu davada suçlama iddiasını kaybetmiştir. İmalı, dolaylı, örtülü ve yuvarlak bazı sözcüklerle suçlamaları sürdürmektedir” dedi.

Davanın siyasi olduğunu vurgulayan İlsever, “Beşiktaş’ta Türk Hukuku yok, Amerikan Hukuku var. Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanlığı siyaseti çökünce, hukuku da çöktü. Esas Hakkında Mütalaa biz sanıklar hakkında bir belge olmaktan çok, savcıların kendileriyle ilgili düzenledikleri bir belge olduğu sonucuna varıyorum” diye konuştu.

Bölücü Anayasa hazırlayanlar ‘barışçı’ oldu

İlsever, mütalaada geçen PKK ile irtibat suçlamalarını yalanlayarak “1992 Mayıs’ında PKK’nın aldığı ayaklanma kararını önlemek amacıyla, 2000’e Doğru Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olarak Bekaa’da Abdullah Öcalan’la görüştüm. Hem Öcalan ile görüşmede, hem de 2000’e Doğru Dergisi’nde kapak olan haberde, bu eylemin yanlışlığını, birlik ve kardeşlik ilkelerine zarar vereceğini ve en önemlisi de ABD’nin Kürt sorunu konusunda konumunu güçlendireceğini anlattım. Bu görüşme Türk - Kürt çatışmasından ve Türkiye’nin bölünmesinden medet uman güçlerin oyununun bozulması açısından tarihi önemdedir. Görüşmeyle aylarca bir ayaklanmaya koşullanmış güçlere ‘Dur’ denilmiş ve 92 Nevruz’unun Türk - Kürt birlikte kutlanması dileği ilan edilmiştir. Birçok ilimizde Nevruz kardeşçe kutlanmıştır” açıklamasını yaptı.

İlsever, “Ben halkımızın birliği, kardeşliği ve gerçek barışı için çalışıyorum. Savcılık ise beni, ‘Terör örgütleri arasında irtibat kurmakla’ suçluyor. Terör örgütünü baş tacı edenler, PKK’ya devlet muamelesi yapanlar, oturup birlikte bölücü anayasa hazırlayanlar, ABD’nin talimatıyla PKK’yla birlikte bölge ülkelerine savaş kışkırtanlar ‘barışçı’ oluyor” dedi.

Ermeni soykırım yalanına karşı mücadele eden Talatpaşa Komitesi’nin terör örgütünün yan örgütü olarak suçlandığını anlatan İlsever, “Batılı emperyalistlerin Türkiye’yi bölmek için ileri sürdükleri ve yıllardır kullandıkları bir yalana tam büyük bir darbe indireceğimiz sırada bu mütalaanın anlamı nedir? Bunu yazanlar kimdir? Kime hizmet ediyorlar? Yazıklar olsun” ifadesini kullandı.

‘Tüm varlığımla İşçi Partiliyim’

“Yüreğimle, beynimle, tüm varlığımla bağlı olduğum bir tane örgüt vardır: İşçi Partisi” diyen İlsever, şunları söyledi: “1965 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldum. 48 yıl sonra bugün 2013’te hala İşçi Partiliyim. 2006-2007 yıllarıyla birlikte Türkiye bir devrim dönemine girmiştir. Esas Hakkında Mütalaa ‘Devrim’, ‘Millet ordu el ele’ ifadelerini çok kullandığımızdan yakınıyor. Bundan çok rahatsız olmuş. Türkiye bugün Milli Demokratik Devrimi’ni gerçekleştirme veya Kemalist Devrimi tamamlama aşamasındadır. Ülkemiz Cumhuriyet’in yeniden ve çok daha sağlam kurulacağı, milletin birliğinin pekişeceği yeni bir devrimci döneme girmiştir. Temel sloganımız;bağımsız, demokratik Türkiye’dir. Hep söyledik: Zulmünüz arttıkça daha hızlı yıkılacaksınız! İşte yıkılıyorsunuz! Şimdi gördünüz mü, Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkılmanın, Milleti parçalanmanın eşiğine götürdüğünüz noktada devrimin güçleri ayağa kalkmış bulunuyor. Karşı devrimin güçleri ise, birbirine girmiş, moralsiz ve yönetemez durumda. Devrim kazanmıştır.”

İlsever, Mahkeme Heyeti’ne de şu sözlerle seslendi: “Erdoğan’lar yalnız kaldılar, sizi de yalnızlığa itiyorlar. Yasayı değiştirdiler ve ÖGM’leri kaldırdılar. Sizi bu davaların başında nöbetçi gibi, mayınlı arazide yalnız bıraktılar. Yasadışılığı üstünüze yıkıp, kendilerini sıyırdılar. Kuruluşu, yasa dışı, haydi en hafif ifadesiyle derin kuşkulu bir mahkemede hâkim nasıl karar verecek? Son karara yaklaşırken, yarınları, bağımsız ve aydınlık Türkiye’nin insanlarını düşünün! Burada esir tutulan öte yandan başı dik bir şekilde, Gladyo’nun haksız, hukuksuz, zulmüne direnen arkadaşlarımızı tahliye edin ve onurlu bir tutumla bu kâbustan çekilin!”

‘Taksim çınarları isyanın simgesi oldu’

Aydınlık eski Genel Yayın Yönetmeni ve İP MKK üyesi Dr. Serhan Bolluk son savunmasında AKP iktidarının “Türk Milleti bizi ne zaman deliğe süpürecekler?” diye gün saydıklarını belirterek “Son Taksim olaylarında meydanlar ‘Tayyip istifa’, ‘Hükümet istifa’ diye seslendi. En çok atılan diğer slogan da ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ oldu. Bir haber vereyim. Tahminlerin çok ötesinde bir uyanış ve kararlılık var. Taksim Gezi Parkı’na Cumhuriyet’in diktiği çınarlar, milletin büyük isyanının simgesi oldu” dedi.

Bundan sonra her isyan dalgasının daha da büyük olacağının altını çizen Bolluk, “Tayyip Erdoğanlar çaresizdir. Tek yapabildikleri polis şiddeti uygulatmaktır. Ancak o da para etmiyor” dedi.

2. Türk devrimi

Bolluk, 21 Mart 2008’de İşçi Partisi’ne yönelik operasyon ile son olarak Aydınlık Gazetesi’nin sahibi Mehmet Sabuncu’nun gözaltına alınmasına kadar ki süreçten güçlenerek çıktıklarını vurgulayarak “İşçi Partisi demirden bir kaledir. Saldırılara büyüyerek halkın sevgilisi haline gelerek yanıt verir. Bu Türkiye’nin devrime gittiğinin gerçeğidir. ‘2. Türk devrimi bu tertip sayesinde görünür hale geldi’ denecek” diye konuştu.

“Gayrimeşru olduğu Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla da sabit olan AKP Hükümeti’ne karşı mücadele ettik” diyen Bolluk, “Genel Başkanımızı, partimizin liderlerini zindanlara attınız ama mücadelemizi önleyemediniz. Tayyip Erdoğanlar iktidardan gidinceye kadar da sürdüreceğiz. Heyete önerim hemen bu davadan çekilmek ve hiç olmazsa bu aşamada millet için bir hizmette bulunmaktır. Her şeye rağmen geç değildir” açıklamasını yaptı.

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.