Lübnan’dan Taksim nasıl görünüyor? -(TAMAMI)

Bahreyn’den Taksim’e: Körfez gazetecisi Rayan Chararah Bahreyn’i anlattı

Lübnan’dan Taksim nasıl görünüyor? -(TAMAMI)
21 Haziran 2013 Cuma 17:36

‘Laikler, sosyalistler, İslamcılar anti-emperyalizmde birleşti’

‘Bahreyn’deki ayaklanma Gezi Parkı’na benzer bir olay ile başladı. Başkent Manama’daki İnci Meydanı’nın yıkımına karşı protesto eylemine polis sert müdahale etti ve binlerce insan sokağa döküldü’

‘Amerika’nın Körfez’deki en büyük askeri deniz üssü Bahreyn’de ve bu üs İran’a karşı füze kalkanları ile korunuyor. Dolayısıyla tüm emperyalistler Bahreyn’deki muhalefete karşı’

‘Ekibimizle Taksim Meydanı’na çıktığımızda o günleri tekrar yaşar gibi olduk. Biber gazı, ses, sis ve göz yaşartıcı bomba, plastik mermi, vücudu yakan asitli su ve eli sopalı insanların sivillere saldırması’

Bahreyn muhalefetinin önemli temsilcilerinden, Lualua televizyon kanalı muhabiri Rayan Chararah Aydınlık’ı ziyaret etti. Chararah ile, Şubat 2011’de Bahreyn İnci Meydanı’ nda Bahreyn Krallık rejimine karşı yaşanan ayaklanmayı konuştuk, Türkiye’deki Haziran ayaklanmasıyla benzerlikleri sorduk.

- Bahreyn’de geçtiğimiz yıllarda ciddi ayaklanma ve çatışmalar yaşanmıştı. Neler oldu?

Bu aslında 1960’ta başlamış bir süreç. Sol hareket olarak başladı, islami hareketler sonradan dahil oldu. Mısır, Tunus ve Fas’ta sözde Arap Baharı ayaklanmalarının da etkisiyle 11 Şubat 2011’de Bahreyn’de de çatışma başladı. Talepler insani ve hukuki idi. 1971’ den bu yana iktidarda olan, en kıdemli diktatörün 42 yıllık krallık rejiminin değişmesi esastı.

Nüfusun yüzde 80’ini Şii

Basın bu olayları Sünni ve Şii çatışması olarak göstermek için uğraşıyor ancak işin aslı bu değil. Muhalefetin tümü özgürlük için savaşıyor. Bir mezhep ya da siyasi ideoloji hakim olmadığı için de biz muhalefete birlik diyoruz. Muhalefetin birçok kanadının birleştiği eylemlerde örneğin daha ulusalcı ve laik Vaad partilileri, radikal islamı savunan Vifak partilileri ve Baasçıları birlikte alanlarda gördük. Ortak özellikleri emperyalizm karşıtı olmaları.

Bahreyn nüfusunun 80%’i Şii, 20%si ise Sünni bir krallık. Sünni bir kral ve Bahreyn sermayesinin çoğunu elinde tutan yine Sünni zenginlerin oluşturduğu Danışma Meclisi tarafından yönetiliyor. İnsanlar demokrasi, anayasa ve insan haklarının uygulanmasını istiyorlar. Kral kalıyorsa kalsın. Ama mesela İngiltere gibi olsun, deniyor.

Şiiler, çoğunluk oldukları için milletvekili seçilebiliyorlar, ancak Millet Meclisi işlevsiz. Şii tarafının isteği söz hakkına sahip olmak ve devletin içinde asker, polis ve bakanlık gibi konumlarda da görev alabilmek.

- İki hükümetin ayaklanmalara karşı tutumunu karşılaştırır mısınız?

Bahreyn’deki ayaklanma Gezi Parkı’na benzer bir olay ile başladı. Başkent Manama’daki İnci Meydanı’ nın yıkımına karşı protesto eylemine polis sert müdahale etti ve ilerleyen günlerde binlerce insan sokağa döküldü. Eylemler Türkiye’deki gibi iktidara karşı bir ayaklanmaya dönüştü. Krallık Suriye, Hindistan ve Pakistan’dan getirttiği teröristleri Sünni olarak Bahreyn vatandaşlığına geçiriyor, polis olarak görevlendiriyor ve insanlara saldırtıyor. Aynı zamanda Şii çoğunluğa karşı Sünni bir topluluk yaratmaya çalışıyor.

Ekibimizle Taksim meydanına çıktığımızda o günleri tekrar yaşar gibi olduk. Biber gazı, ses, sis ve gözyaşartıcı bomba, plastik mermi, vücudu yakan asitli su ve eli sopalı insanların sivillere saldırması. Bunlar Bahreyn’de de yaşandı. Burada rastlamadığım tek silah şarapnel tarzı, kullanımı yasak olan bir mermi. Bahreyn’da bu mermi insanların vücutlarının farklı yerlerini, küçük parçalar halinde dağladı.

Burada olduğu gibi birçok evde gizli revirler kuruldu. Doktorlar cımbızla bu mermileri temizledi ve bu esnada birçok insan öldü. 9 doktor yaralıları tedavi ettikleri için hala tutuklu ve işkence altında.

- Şu an Bahreyn’deki durum nedir?

Bahreyn, 2012 Cenevre Konferansı’nda halkı tek tek ve topluca imhaya, tutuklamaya, işkenceye ve daha birçok insan hakları ihlaline yönelik 176 konuda uyarı aldı.

Bunun yanı sıra siyasi özgürlükler adına ciddi tehlikeler var. Muhalefete uygulanan baskı devam ediyor. Birçok siyasi grup lideri ve üyesi tutuklu. Laik Vaad partisinin başkan yardımcısı İbrahim Şerif tutuklu. Bu parti aynı zamanda Arap sosyalistleri ve radikal islamcılar arasında köprü kuran bir parti. Nebil Recep, Sünni bir hukuk adamı, Twitter’da paylaştığı bir iletiye istinaden tutuklu. Gözaltında işkence ve kaybolma olayları devam ediyor.

Amerika’nın tavrı

Ayrıca Bahreyn, İran’a karşı oluşturulan Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyesi. Kararları da bu konseye bağlı. Zengin bir ülke olmasına rağmen insanlar teneke evlerde yaşıyor. Çünkü Bahreyn petrolünün tamamı Suudi Arabistan’da rafine ediliyor. Ancak belirtelim, geçtiğimiz dönemde 4000 kişi işten atıldı. Dışardan getirip hukuksuzca vatandaşlık sağladıkları insanlara ev ve iş imkanları sunuyorlar. Aynı zamanda, Amerika’nın körfezdeki en büyük askeri deniz üssü Bahreyn’de ve bu üs İran’a karşı füze kalkanları ile korunuyor. Dolayısıyla Bahreyn’deki emperyalizm karşıtı muhalefete bölgedeki tüm emperyalistler karşı.

- Geçtiğimiz ay içinde önceleri AKP hükümetini destekleyen yabancı ana akım medya kuruluşlarının Haziran Ayaklanması’nı destekleyen tutumlarına şahit olduk. Örneğin, en ünlü savaş muhabirlerinden biri AKP hükümeti temsilcilerine “Gösteri bitti “ dedi. Benzer durumlar yaşandı mı, bu beyanların Bahreyn halkı nezdindeki değeri ne?

Tabii. Önceki günlerde Amerika Birleşik Devletleri, Bahreyn kralını ve yaşanan hukuksuzlukları, insan hakları ihlallerini, siyasi özgürlüklerin kısıtlanmasını, kullanılan silahları kınadığını açıkladı. İzledik. Görünüşte demokrasi ve insan haklarını istiyorlarmış gibiler ancak krallık zaten Amerika ile fiilen işbirliği içinde. Bu açıklama ve yayınların halk nezdinde hiçbir değeri yok.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.