Kültür Devrimi 47 yaşında -(TAMAMI)

18 Ağustos 1966 Perşembe günü Tiananmen meydanı tarihin en büyük toplantılarından birisine tanık oldu. Aslında 1965’te tohumları atılmaya başlayan bu büyük hareketin yani Çin Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ilk büyük...

Kültür Devrimi 47 yaşında -(TAMAMI)
17 Ağustos 2013 Cumartesi 18:25

Çin Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ilk büyük kitle gösterisinde milyonlar Çin Devrimi’ni devam ettirme kararlılığını haykırdı. Çin Kültür Devrimi (tam adıyla Büyük Proleter Kültür Devrimi) bir yazı-çizi mücadelesi mi? Bir kültür kavgası mı? Bildiğimiz devrimlere benziyor mu? Sokağa dökülen insanlar, iktidarın merkezine yönelen öfkeli kalabalıklar, büyük bir altüst oluş vb. Evet benziyor, Kültür Devrimi’nde bunların hepsi yaşandı.

Devrim-karşıdevrim mücadelesi

Wikipedya’ya bakılırsa Kültür Devrimi aslında bir yıkım. Mao’nun kitleleri Sovyet tehdidine karşı seferber etmek için bulduğu bir taktik. İkna olmadınız mı? O zaman devamı geliyor: “Büyük Atılım Çin’e yıkım, yokluk, kıtlık getirdi.”

Bu kara propagandayı Mao’nun ünlü sözü ile yanıtlayıp Kültür Devrimi’ne dönelim: “Düşman saldırıyorsa doğru yoldayız demektir!”

Kültür Devrimi nedir?

Doğru, Kültür Devrimi öteki devrimlerden farklı. İktidardaki Parti’nin içinde, Mao’nun yol göstericiliğinde başladı.

Ne olmadığından mı başlamalı? Çoğu kişi Kültür Devrimi’ni 68 Olayları ile karşılaştırıyor. 68 Olayları Batılı kapitalist-emperyalist sisteme bir başkaldırıydı, sistem içinde bir özgürleşme arayışı idi. Kültür Devrimi ise sosyalizmin inşasının bir aracıdır. Kendi türünde ilktir, özgündür.

Kültür Devrimi yaklaşık 1965 Kasımında başladı, 1969’da sonlandı.

Şangay’da çıkan bir gazetede yayımlanan “Hay Jun Daire’den kovuldu” oyunu hakkında bir anda tartışmalar patlak verdi. Oyun feodal Ming hanedanı memurlarının köylülere çektirdikleri ızdırabı anlatıyordu. Kısa sürede sertleşen tartışmaların arkasında Mao’nun olduğu ortaya çıktı. Yazara sahip çıkanlarla eleştirenler karşı kaşıya geldiler. Tartışmalar, çatışmalar 1966 Mayısından itibaren üniversitelere, fabrikalara, belediyelere, sanat/aydın çevrelerine, köylere taşındı. Mao’nun karşıtları ilk anda ortalığa çıkmadılar. Devlet Başkanı Liu Şao -Şi ve Pekin Belediye Başkanı Peng Cen tartışmayı siyasal-ideolojik zeminden çıkartarak akademik çerçeveye hapsetmek istediler. Oysa Mao tam tersini yapmaya çalışıyor, tiyatro ve tarih tartışmasından yola çıkarak Parti içinde kendilerini gizlediklerini düşündüğü“burjuva-karşıdevrimci unsurlarla” hesaplaşmak istiyordu. Mao’ya göre karşıdevrimciler başka çare göremedikler için Çin Komünist Partisi içinde gizleniyor, burjuva politikalarını Parti’nin sahip olduğu imkânları kullanarak kitlelere ulaştırıyorlardı. Mao “revizyonist çizgi” olarak adlandırdığı politikalara o kadar karşıydı ki Devlet Başkanı Liu Şao-Şi’yi hedef gösterdi, gençlere; “Karargâhı bombalayın” dedi.

Mao yanlısı öğrenciler ilk duvar gazetesini (Dazibao) 25 Mayıs 1966’da Pekin Üniversitesi’nin kapısına astılar. Artık mücadele kitlelere mal olmuştu. Ortaya çıkan Kızıl Muhafızlar aslında gençlerden oluşan Devrim Muhafızları’ydı. Revizyonist çizginin temsilcisi Devlet Başkanı Liu Şao-Şi’nin özeleştiri girişimleri devrimciler nezdinde kabul görmedi. Mao, genç militanlara ve devrimci unsurlara şu talimatı veriyordu:

Kitlelere güvenin, kitlelere dayanın.

Düzen yanlısı olmayın, karışıklıktan korkmayın. Ülke çapına yayılan, yer yer çok sertleşen mücadeleler 1969’da giderek duruldu. Liu-Şao-Şi ve yandaşları tasfiye edildi. Mao, mücadeleden güçlenerek, ÇKP burjuva unsurlardan arınarak çıktı. Nasıl Paris Komünü sosyalizm için büyük bir pratik yarattıysa, Kültür Devrimi de sosyalizmin inşasında yol gösterici oldu.

Mao’nun katkısı

Kültür Devrimi aslında Mao’nun bilimsel sosyalizme yaptığı tarihsel katkının pratiğidir. Mao’ya göre, “sosyalist toplumun inşası birkaç yıllık bir şey değildi, uzun bir tarihsel dönemi kapsıyordu. Bu dönem boyunca sınıflar, sınıf mücadelesi, sınıf çelişmeleri devam ediyordu. Üretim araçlarının esas olarak toplumsal mülkiyete geçmesinden sonra da iki sınıf, iki çizgi, iki yol arasındaki mücadele ortadan kalkmıyordu. Sosyalizm ile kapitalizm arasındaki mücadelede henüz kesin sonuç alınmış değildi. Kapitalizme geri dönüş tehlikesi hâlâ vardı. Bu tehlike ... devlet ve parti içinde bulunan, kapitalist yolu tutmuş mevki sahiplerinden geliyordu.” (D. Perinçek, Bilimsel Sosyalizm ve Bilim, 5. Baskı, s.144)

Sözün kısası, Kültür Devrimi Bilimsel Sosyalizm geliştirdi, Çin’i güçlendirdi.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.