Konferansı engelleme manevralaları -(TAMAMI)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin 7 Mayıs’ta Moskova’da üzerinde anlaştıkları Suriye konferansının bu ayın sonuna kadar toplanmasının...

Konferansı engelleme manevralaları -(TAMAMI)
15 Mayıs 2013 Çarşamba 21:39

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin 7 Mayıs’ta Moskova’da üzerinde anlaştıkları Suriye konferansının bu ayın sonuna kadar toplanmasının zor olduğu görüşü ağırlık kazanıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Suriye yönetiminin ve ordusunun içerideki üstünlüğünün artık Batı’da da kabul edilmesi ve dış müdahale olanağı yaratmak için düzenlenen komploların tutmaması üzerine kabul etmek zorunda kalmıştı. 7 Mayıs görüşmesinden sonra Batılı liderlerin arka arkaya Rusya’ya ziyaretler düzenlemeleri, Suriye’ye saldırı cephesinin konferansta uğraması muhtemel yenilgiyi dengeleyecek “tavizler” koparmayı amaçlıyordu. Koparılmak istenen en önemli “taviz” de Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın ya hemen, hemen olmuyorsa da 2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimine katalmamasını sağlayarak saf dışı etmekti. Ancak Rusya, “Suriye’nin içişlerine karışmama” ilkesini savunmada kararlı durdu.

Rusya, ayrıca ticari anlaşmalar gereğince vermesi gereken S-300 füzelerini Suriye’ye göndermeme taleplerini de geri çevirdi. Sadece bu talep için meclisteki bütçe görüşmelerinden sabah saat beşte çıkarak uykusuz Soçi’ye giden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Suriye’de silahlı çatışmanın sürmesinin felaketle sonuçlanabilir” uyarısını yaptı. İki lider S-300’ler konusundaki soruları geçiştirirken, Netanyahu Soçi’nin güzelliklerinden söz etti.

Batı’da ‘oyunbozanlık’

Bu gelişmeler üzerine başta ABD olmak üzere, Batı ülkeleri, konferansın toplanmasının zora girmesi yönündeki çabalarını artırdılar. ABD Dışişleri Bakanı Kerry Moskova’da, konferansın geçen yıl Haziran ayında üzerinde anlaşmaya varılan Cenevre Bildirisi temelinde toplanacağını belirtmesine karşın, bizzat Kerry’nin kendisi ve Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, “Suriye’nin geleceğinde Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın yeri olmayacak” açıklamaları yapıyor.

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, önceki gün, “hem Suriye hükümetinin hem muhaliflerin temsilcilerinin katılımıyla bir uluslararası konferans düzenlemesinin çok zor olacağını” söyledi. Fabius, konferansın bu ayın sonunda düzenlenmesi için çalışmaların sürdüğünü ve hazırlık toplantılarının Ürdün ve Fransa’da yapılacağını söyledi.

İngiltere Başbakanı David Cameron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi’de görüştükten sonra gittiği ABD’de, Suriye’de terör yapan çetelere silah desteğini iki katına çıkaracağını belirtti.

Batı’nın konferansı zora sokma manevraları, Şam’da dikkatle izleniyor. Suriye Enformasyon Bakanı Umran el Zubi, uluslararası konferansa katılıp katılmamaya karar vermeden önce, daha fazla mesaja ihtiyaçları olduğunu söyledi. Zubi, Suriye’nin egemenliğini doğrudan veya dolaylı zedeleyen herhangi bir harekete, siyasi çabaya veya toplantıya katılmayacaklarına dikkat çekti.

Putin mektubu bekletiyor

Suriye sorunun çözümü konusunda Moskova’da varılan anlaşmayı bozma çabaları, diğer ikili ve küresel konularda da Rusya’nın ABD’ye güvensizliğini artırıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı Kerry, bu ortam içinde dün Stockholm’da biraraya geldi. Stockholm’daki toplantının ana konusu Kuzey Kutup Bölgesinin kaynaklarının paylaşımına ilişkindi. Ancak toplantı sırasında yapılan ikili temaslarda Suriye konusu ağırlıklı yer aldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD Başkanı Barack Obama’nın Nisan sonunda gönderdiği mektuba, gelecek hafta başında yanıt verecek. Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikolay Patrişev’in Obama’ya ileteceği yanıta tam şeklini vermediği, bunun için Batı ülkelerinin özellikle Suriye konferası konusundaki tutumlarının netleşmesini beklediği belirtiliyor.

Komsomolskaya Pravda: Batı Küskün

Rusya’nın etkili gazetelerinden Komsomolskaya Pravda’da, başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri ile Rusya arasındaki ilişkilerin son dönemdeki görünüşünü yahsıtan bir yazı yayamladı.

Andrey Baranov imzalı yazıda “ABD ve İsrail Şam’daki modern Rus hava savunma sistemine isyan etti” deniliyor. Yazıda şu görüşlere yer veriliyor:

“Uzmanların görüşüne göre, Rusya’nın Suriye’ye verdiği S-300 sistemiyle, gökyüzünde istenen her hedefi yok etmek garantili.

“Batı basını konuyla ilgili olar, ‘Kabus! Yazıklar olsun! Provokasyon’ gibi yorumlarda bulundu.

“Geçen hafta Soçi’ye acilen gelen İngiltere Başbakanı David Cameron, Rusya Devlet BaşkanıVladimir Putin ile görüştü. Pazartesi günü İsrail başbakanı Binjamin Netanyahu da geldi.

“Amaç, Moskova’nın amacını netleştirmek ve Şam ile işbirliği yapmamaya ikna etmek.

“Bu telaşın nedeni neydi? S-300’ün Suriye’ye teslimi ile ilgili sözleşmeden Batı’nın haberi yoktu. Ama en kötü sürpriz, Rusya’nın bu konuda yasal bir sözleşme yapmış olmasıydı. “Bununla Şam’ın eline, Batı’nın gerçekleştireceği olası bir uçak saldırısına karşı güçlü bir kart geçmiş oluyor. Batı, Suriye üzerinde hava koridoru açarak İran’a saldırmalarına, Esad’ın elindeki S-300’ün engel olduğunun farkında.”

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.