KOMUTANA tehdit mektubu -(TAMAMI)

Sahte delil üreten çetenin, Deniz Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde Oramiral Eşref Uğur Yiğit’e de tehdit mektubu gönderdiği ortaya çıktı

KOMUTANA tehdit mektubu -(TAMAMI)
12 Ağustos 2013 Pazartesi 18:45

İzmir Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, TSK içinde Ergenekon ve benzeri davalar için sahte dijital belgeler üreten, ihbar mektupları / e-postaları yazan bir çeteye ulaşıldığını dün Aydınlık’ta duyurduk. 2010 yılında başlatılan soruşturmayı yürüten Askeri Bassavcı Hakim Yarbay Taner Güçlü, deşifre ettiği çetenin daha sonra kurbanı olduğunu tutuksuz yargılandığı İzmir Askeri Casusluk davasında mahkemeye sunduğu savunmasında açıkladı.

“Bir kısım askeri personelin, askeri sıfat ve görevleri nedeniyle nüfuz ettikleri belge ve bilgileri tahrif ederek yalan yere usulsüz şikayette bulundukları iddiaları” üzerine açılan soruşturma, daha sonra tanık olarak dinlenen bir Emekli Deniz Kurmay Kıdemli Albay’ın (“I.Q.”) ifadeleriyle Fethullah Gülen Cemaati’ne yakın olan Deniz Kuvvetleri mensubu bir takım askerlere kadar uzandı.

‘Eşref Uğur Yiğit’e tehdit mektupları gitti’

Yarbay Güçlü, yürüttüğü soruşturma nedeniyle önce düşük dozajda başlayan tehditlerin tanığın ifadesinden sonra giderek arttığını, kendisi ile beraber dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı olan emekli Oramiral Eşref Uğur Yiğit’e de tehdit mektupları gittiğini açıkladı. Güçlü yaşadığı tehditleri savunmasında şu sözlerle dile getirdi:

“Bu yasadışı oluşum/örgüt mensupları, Askeri Savcılığımızda ‘2010/433’ numaralı soruşturmayı yürüttüğümü tespit ettikleri andan itibaren beni itibarsızlaştırmak, soruşturmayı yürütemez hale getirmek, korkutmak, yıldırmak ve soruşturmayı deşifre edip yürümez kılmak için hakkımda tehdit, asılsız ihbar, medyaya konu yapılmaya çalışılan çirkin iftiralar niteliğindeki haberleri yaymaya çalışma vb. yöntemlere başvurdular. Bana karşı sürdürdükleri bu itibarsızlaştırma ve beni TSK’nden tasfiye etme operasyonları sonucunda, aynı amaçla, sahte deliller oluşturarak, yalan ve iftiradan ibaret bir kurgu ile beni iddia edilen sözde bir örgüt yapısı içerisinde, oluşturdukları sahte dijital verilerle, sanki suç işlemişim gibi göstererek, işbu dava sürecine dahil ettirdiler (...) Benim yanım sıra, bu soruşturmadan ötürü, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit’i de tehdit etme cüretini gösterdiler.

Kurmay Albaylara ikaz mailleri

(...) Yine, soruşturmamız kapsamında adı geçen kişiler ile beraber, o soruşturmamız kapsamında adı hiç geçmeyen çok sayıdaki muvazzaf askeri personele de, sanki haklarında bir soruşturma yürütülüyormuş gibi izlenim oluşturacak içerikte e-mailler gönderdiler ve böylelikle üzerimde adeta bir ‘mahalle baskısı’ oluşturmaya çalıştılar. Bu e-mailleri gönderdikleri personelin büyük bir kısmı, ‘Kurmay Albaylardı’.

Soruşturma sürecinde Askeri Mahkemece verilen bazı kararlarda imzası olan Askeri Hakim Binbaşı Sıddık Soysal’ı da, ‘benimle beraber hareket eden Askeri Hakim’ olarak gördükleri için olsa gerek, bu düşünceleri ile aynı paralelde ‘Sıddık Soysal’ı da koordine ediyor’ şeklinde yazarak, O’nu da, bana yapmaya çalıştıkları gibi itibarsızlaştırmaya ve görevini yapamaz hale getirip TSK’nden tasfiye etmeye yönelik, bu davaya (İzmir Askeri Casusluk) dahil ettirmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır.”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.