Kıbrıs’ta ince tezgah

ABD’nin baskısıyla varılan ‘uzlaşı’,...

Kıbrıs’ta ince tezgah
10 Şubat 2014 Pazartesi 05:42

kibristezgah

ABD’nin baskısıyla varılan ‘uzlaşı’, Rumlar’ın tahakkümünün önünü açıyor. Uzlaşı metnine göre, Adada AB denetimi ağırlık kazanırken Federal Anayasa ve Federal Üst Mahkeme’de süreç Rumlar lehine işleyecek

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland’ın devreye girmesiyle, Kıbrıs’ta ortak metin üzerinde varılan “uzlaşı” çerçevesinde “özlü müzakereler” başlatılıyor. Söz konusu uzlaşı, Kıbrıs’taki Türk varlığının ortadan kaldırılmasına yönelik ‘ince bir tezgah’ı da gözler önüne sererken, Rumların, tahakkümünün de önünü açıyor.

KKTC Cumurbaşkanı Derviş Eroğlu, ara bölgedeki eski Lefkoşa Havaalanı’ndaki BM Gözetim Merkezi’nde Rum lider Nikos Anastasiadis ile yarın biraraya gelecek. Görüşmede BM Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi Lisa Buttenheim da gözlemci olarak yer alacak.

Uzlaşı metni, Rumların 1963’te ortaklık cumhuriyetini yıkmalarına neden olan kafa yapılarını değiştirmediğini de gösterdi. İşte, ortak açıklama metni, iki taraf arasında bir anlaşmaya zemin olursa, 1960 yılında kurulan ortaklık cumhuriyetinde olduğu gibi, zaman içinde Rumların federal hükümetin yetkilerini gasp etmesi sözkonusu olabilecek. 1963’te yaşananlar, anlaşmanın imzalanmasından kısa süre sonra yeniden yaşanabilecek. Uzlaşı metninin özellikle 3’üncü maddesinde yer alan bazı ifadelerle Rumlar, Birleşik Kıbrıs Vatandaşlığı’na yasal anlamda güç kazandırmak için, Kıbrıslı Türklerin ‘oluşturucu devleti’nin vatandaşlık hakları zamanla ortadan kaldırılabilecek. Rumlar, federal devlette güçlü olmanın verdiği avantajla, Yunan vatandaşlarına çok sayıda “Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşlığı” verip adanın demografik yapısında büyük değişiklik yapabilecek.

Kazanımlar sil baştan...

Söz konusu 3’üncü maddedeki ifadeler ise şöyle: “Birleşik Kıbrıs, Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e üye, tek uluslararası kimliği, tek vatandaşlığı ve tek egemenliği bulunan bir devlet olacak. Egemenlik Türk ve Rum halklarından kaynaklanacak, Birleşik Kıbrıs vatandaşları, aynı zamanda Türk ve Rum kurucu devletlerin de vatandaşı olacaktır. Federal devletin yetkileri, anayasayla belirlenecek. Kurucu devletler, kendi bölgelerinde kendi yetkilerini Federal devletten bağımsız olarak kullanacaktır. Yetki ve güç paylaşımı konusundaki tüm anlaşmazlıklarda Federal Yüksek Mahkeme yetkili olacaktır. Taraflardan hiçbiri diğerine tahakküm edemeyecektir.”

Bu maddede yer alan, “oluşturucu devletin yasaları federal hükümetin yetkileri içerisindeki federal yasaları ihlal etmeyecek” yönündeki düzenleme, “oluşturucu devletlerin yetkinlik alanı” konusunda anlaşmazlığın kaçınılmaz olduğu dikkate alındığında, oluşturucu devletin yasaları, federal hükümetin yetkinlikleri içerisindeki federal yasaları çiğneyemeyeceğinden Rumlar bütün yasaları, hakim oldukları federal devletin yasaları içerisinde gösterecek ve federal yasa, oluşturucu devletin yasasından büyük olduğu için zaman içinde oluşturucu devletlerin yetkinlikleri ortadan kaldırılmış olacak.

3’üncü maddede yer alan herhangi bir çelişki ya da çatışmanın, Federal Üst Mahkeme’de çözüleceği yönündeki düzenleme de yine Rumlara büyük avantaj sağlamış olacak. Söz konusu mahkeme, herhangi bir çelişkiyi çözmede yetkili olduğu için, Rumların denetiminde olan bu mahkemenin kararları yine Rumların lehine çıkacak.

Yargı ve yasama Rum kesiminin

Öte yandan, uzlaşı metninin 4’üncü maddesine göre, AB’nin ilkelerine bütün adada saygı gösterilmesi söz konusu olacak. Bu da, Yunanistan’ı arkasına alan Rumlar’ın AB içinde etkinlik sağlamış olmasından ötürü, AB kurumlarının tamamına yakını Türkler lehine yapılan düzenlemeleri bozmuş olacak. Örneğin, AİHM’den çıkan kararları uygulayıp uygulamamak bugüne kadar KKTC makamlarının inisiyatifindeydi. Ama bundan sonra bu inisiyatif AB’nin dolayısıyla Rumların eline geçmiş olacak.

Yine 4’üncü maddeye göre federal anayasa, Kıbrıs’ın en üst kanunu olacak ve tüm federasyon otoriteleri ve oluşturucu devletler üzerinde bağlayıcı olacak. Bu da federal anayasayla Kıbrıs Türkleri’nin oluşturucu devletinin tamamen Rumların baskısı altında kalacağı anlamına geliyor.

Deniz Kahraman / Ankara


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.