Kaynak Yayınları’nın kitap dünyasındaki yeri nedir?

‘Ucuz propaganda kitapları mutfağımıza giremez’

Kaynak Yayınları’nın kitap dünyasındaki yeri nedir?
07 Ağustos 2014 Perşembe 06:58

Genel Yayın Yönetmeni Sadık Usta ve Kaynak Yayınevi çalışanlarından bir grup Usta, çalışma ilkeleri hakkında şunları söyledi: Yayınevinde 20’nin üzerinde arkadaş çalışıyor. Önemli bir kısmı editörlük ve redaktörlük olarak nitelendirilen işlerde çalışmaktadır. Kaynak Yayınları bilimsel niteliği yüksek kitaplara imza atar, hazırlar ve bunları kâr getiren işler olup olmadıklarına bakmadan yayıma hazırlar. Örneğin Martin Bernal’in Kara Atena’sını ya da Mahmut Esat Bozkurt’un Toplu Eserleri’ni yayımlamak karlılık açısından düşünüldüğünde hayal kırıcıdırlar. Ama bunların aydınlanmaya, yazın ve kültür hayatımıza sağladığı katkılar düşünüldüğündeyse bu türden kaygıların anlamlı olmadığı anlaşılır.”

Kaynak Yayınları, 32 yıllık ömrünü gericiliğe, sansasyon kitaplara ve piyasa kurallarına karşı kıran kırana bir mücadeleyle geçirdi. Ekip, hiç gözünü kırpmadan el yakan konulara girdi, ta 1982 yılından beri 800’den fazla kitap çıkarttı. Genel Yayın Yönetmeni Sadık Usta’ya işin sırrını, ilkelerini sorduk.

ATEBE’Yİ NEDEN ÇIKARTTILAR

- Kaynak Yayınları’nın kitap dünyasındaki yeri nedir?

Kaynak Yayınları, yayın politikasını Türk Devrimi’nin ihtiyacına göre belirlemektedir. Türk Devrimi denince de arkamızda kalan geçmiş dönemi değil, fakat esas olarak geleceğimizi kast ediyoruz. Cumhuriyet devrimini devam ettirme ve kazanılan mevzileri daha ilerilere taşıma görevi yayınevimizin en önemli misyonlarından biridir. Bir yayınevinin görevi aktif siyasete doğrudan müdahale etmek değildir, bunu partiler yapar. Fakat bizim görevimiz mevcut devrimci güçlerin toplumsal mevzilenmesinde ihtiyaç duydukları teorik ve siyasi eserleri yayımlamaktır.

Örneğin 150 yıllık demokratik devrim sürecinin mirasına sahip çıkmak en önemli görevlerimizden biridir. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Mahmut Esat Bozkurt’un Toplu Eserleri, Cumhuriyet’in Gözüyle Kürt Sorunu dizisi, Yusuf Akçura’nın eserleri, 150 yıllık demokratik devrimimizi ve özellikle de Jön-Türk Devrimi’ni inceleyen eserler vs. bizim yayımlamaktan vazgeçemeyeceğimiz yapıtlardır.

TEK ÖLÇÜ ‘ÇOK OKUR’ DEĞİL

- Çocuk kitapları da var...

Kaynak Yayınları’nın bir başka görevi de toplumun aydınlanma ihtiyacına uygun yayıncılık yapmaktır. Bunun başında kuşkusuz çocuk kitapları gelir. Sonra edebiyat, sanat, müzik gibi kültürel alanlar da gözden kaçırmamamız gereken alanlardır. Bu alanlar ne yazık ki çok fazla okura sahip değil, ancak bununla hem okur kazanıyorsunuz hem de bu alanda çalışma yapan yazar ve aydın birikimiyle buluşuyorsunuz.

Aydınlanma mücadelesinin başında da din ve felsefe kitapları gelir. Turan Dursun’un din eleştirisi, Muazzez İlmiye Çığ’ın tarihimizi halkla buluşturan yazıları, İlhan Arsel’in din ve İslam eleştirisi, Doğu Perinçek’in sosyalist teori ve Kemalist Devrim dizisi, Hasan Yalçın’ın edebiyatımıza ve sosyalist teoriye ilişkin konuşma ve yazıları gelecek kuşaklara kalacak başyapıtlar arasındadır.

YAYIN HAYATINDA CESUR YÜREK OLMAK

- Siyasetteki güncel gelişmeleri de dikkate alıyorsunuz...

Bunun gibi güncel siyasi sorunlar ve bunlara ilişkin kaynak eserlerin yayımlanması da Kaynak Yayınları’nı öncü görevleri arasında yer alır. Ermeni Soykırımı yalanına karşı verilen siyasi mücadele, Kaynak Yayınları’nın eşsiz yayınları sayesinde ulusal ve uluslararası alanda başarı kazanmıştır. Kürt sorununun dünü ve bugünü bizim yayınlarımızla anlaşıldı; Ergenekon ve Balyoz davasında bir başarı kazanılmışsa bunda Kaynak Yayınları’nın küçümsenemez bir katkısı olmuştur. Bakmayın bugün F-Tipi kumpasçılarının tutuklandığına. Toplumun korkunç bir manipülasyonla aldatıldığı bir zamanda Kaynak Yayınları, Ergenekon ve Balyoz davası kapsamında tutuklanan mazlumların sesi olmuştur ve bu davalar hakkında cesaretle yayınlar yapmıştır. Kontrgerilla’yı ve Gladyo’yu deşifre etmek son 5 yılda tayin ediciydi. Dava konusunda halkı aydınlatan en önemli kitaplar Silivri ve Hasdal’da esir tutulan değerli aydın ve komutanlarımızın kaleminden çıkmıştır. Bu kitaplar hem aydınlatmıştır hem de halk tarafından ilgiyle karşılanmışlardır.

İLKER BAŞBUĞ’DAN İBN HALDUN’A

- Okurun yayınevine ilgisi nasıldır? En çok hangi kitaplar satmaktadır?

En çok satanlar kuşkusuz aydınlanma eserleri ve güncel siyasi kitaplardır. Turan Dursun’un, Doğu Perinçek’in, Muazzez İlmiye Çığ’ın kitaplarının yanı sıra Ergenekon ve Balyoz kitapları da en çok satan kitaplarımız arasındadır. Ama kuşkusuz Cumhuriyet döneminin unutulmaz eserlerinden olan 4. ciltlik Tarih seti, İbn Haldun’un Mukaddime’si de bunlara eklenmelidir.

NİTELİKLİ YAYINLAR YAŞAYACAK

“Türk yayıncılığında ne yazık ki kalite sorunu göze çarpıyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi yayıncılığımız esas olarak belli sermaye gruplarına dayanıyor ve bunlar da ne yazık ki niteliği düşük “bestseller” kitaplara yöneliyorlar. Ayrıca bir de nitelikli yayıncılığa önem veren yayınevlerini piyasanın vahşi kurallarını uygulayarak sektörün dışına sürmeye çalışıyorlar. Ama Türkiye’nin sosyal ve siyasi yapısı buna izin vermeyecektir.”

BOZKURT’UN 4. CİLDİ YOLDA

“Eylül ayıyla birlikte Mahmut Esat Bozkurt’tan bir cilt daha yayımlamış olacağız. İstanbul kitap fuarına kadar da 4 cildin tamamını yayımlamayı umuyoruz. Ayrıca Özdemir İnce’nin iki yeni kitabı daha hazırlıkta. Bush’a ayakkabı fırlatan Iraklı gazeteci El-Zeydi’nin anıları, Çin tarihine ve felsefesine ilişkin kitaplar, Jürgen Elsaesser’in şeriatın Avrupa’ya gelişini ele alan önemli bir kitabı, M. Bedri Gültekin’in Batı Asya Birliği’ni ele alan çalışması, Osman Kuruca’nın Atatürk ve Gerilla Savaşı adlı eseri ve başka ilginç kitaplar sırada beklemektedir.”

TASARIMDA YENİ HAMLE

- Edebiyata da önem verdiğiniz görülüyor. Bu süreç devam edecek mi?

Edebiyat alanı bir yayınevi için olmazsa olmazdır. Edebiyat olmadan yeni kuşaklara ulaşamazsınız ya da siyaset dışı çevrelerle diyalog kuramazsınız. Bu eksiğimizi hızla gidereceğiz. Yeni yılla birlikte daha nitelikli bir edebiyat yayıncılığı yapacağız.

- Hem kapaklarınızda hem de sayfa düzenlerinizde bir yenilik göze çarpıyor?

Uzun bir süredir okurlarımızdan hep aynı tip renk ve kapak tarzında ısrar ettiğimiz için eleştiri alıyorduk. Ayrıca iç tasarımlarımız da oldukça geri bir düzeydeydi. Sanıyoruz hem kapaklarımızın yeni renk ve biçimiyle hem de okumayı kolaylaştıran iç tasarımımızla bu eleştirileri kısmen de olsa gidermiş olduk.

SOSYAL MEDYA OLMAZSA OLMAZ

“Sosyal medyayı önemsemeyen hiçbir yayınevinin yayın dünyası üzerinde uzun süreli etkili olması mümkün değildir. Günümüzün bu türden araçları mutlaka kullanılmalıdır ki biz çok geç başlamış olmakla birlikte bunun büyük yararını görüyoruz. Bu yolla hem duyurumuzu etkin bir şekilde yapabiliyoruz hem de satış grafiğinde bir yükselme görebiliyoruz.”

KOLEKTİF AKIL VE BİLİNÇLE İMECE USULÜ ÇALIŞIYORUZ

“Yayınevi olarak belli bir sermaye grubuna dayanmıyoruz. Bu nedenle de yarattığımız birikimi ölçülü ve isabetli kullanmak durumundayız. İmece usulü çalışıyoruz ve yarattığımız birikimi yeniden daha nitelikli kitapları yayımlamak için kullanıyoruz. Yayımlayacağımızın eserlerin mutlaka geleceğe kalacak kitaplar olmalıdır. Yayınevinde bilimsellik ölçümüz ilkelerimizin en başında gelir. Ele aldığımız eser hem yeni bir konuya temas etmelidir hem de belli bir birikim düzeyi taşımalıdır. Ucuz propaganda ve sansasyon kitapları bizim mutfağımıza giremez. Editörlerimiz bir işi görevleridir diye üstlenmezler, üzerinde çalıştıkları kitapların belli bir birikimi yansıtmasına önem verirler. Bu bakımdan kolektif akla ve bilince önem veren bir yayıneviyiz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.