Karakolda film var -(TAMAMI)

Ergenekon tertibini başlatan bombaların sahibi olmakla suçlanan ve 6 yıldır Silivri’de tutuklu bulunan Oktay Yıldırım Ümraniye bombalarının sırrını yazdı

Karakolda film var -(TAMAMI)
05 Nisan 2013 Cuma 18:12

Karakolda görüntüleri çekilen bombaları Ümraniye’de bir gecekonduda bulunmuş ve Oktay Yıldırım’a aitmiş gibi gösteren F tibi tertip yine gündemde. Zaman gazetesi bu tertibi ortaya koyan Aydınlık, Ulusal Kanal ve Oktay Yıldırım’ı manşetine taşıyarak tertibi ortaya koyan delillerin sanıklar tarafından üretildiğini iddia etti. Ümraniye bombalarının sahibi olmakla suçlanan ve 6 yıldır tutuklu olan Oktay Yıldırım Ümraniye bombalarının sırrını yazdı.

Zaman gazetesi her zaman yaptığı gibi manşetten saldırmış. Ki, böyle bir dönemde en acı şey, onların övdüğü biri olmak olurdu. Hapisliğimin altıncı yılı biterken bundan bahtiyarım. Ve yine biliyorum ki, en ifrit oldukları şey de bu bahtiyarlığımız, diz çökmeyişimizdir. Çünkü bundan çok korkuyorlar.

Bu manşetten yapılan taaruzların nedeni budur ve haklıdırlar.

“Sanıklar kara propaganda delillerini kendileri üretmiş.” Bu, Zaman gazetesinin 1 Nisan günlü sayısının manşetiydi.

Mesele de şuymuş, Ümraniye-Çakmak karakolunda çekilen videoda sehpaların üzerine dizilen bombaların önündeki polisler konuşurken, içlerinden biri “Soruşturma Ergenekon olunca s...m hakimini de savcısını da” deniyormuş. Yıldırım böyle diyerek savunma yapmış ama TÜBİTAK “Ergenekon” sözünü duyamamış. Demek ki bu sözleri Oktay Yıldırım üretmiş. Hatta kanıtları da var. Orijinalinde alt yazı yokmuş biz eklemişiz.

Duymayana duyuramazsın

Ne büyük kanıtlarımız varmış meğer. Bakın, başlıktaki kelimeler bana ait değil. Biz bu CD’yi mahkemede izlettiğimizde savcıların ilk tepkisi bir şey duymadıklarını söylemek olmuştu. Bunun üzerine ben de tekrar dinletmek istemiştim. O polis hakaretleri tekrar duymak istemeyen mahkeme başkanı şöyle demişti: “İkinci kez değil, beşinci kez de dinletseniz duymayana duyuramazsınız.” Sonra CD’nin Adli Tıp ve TÜBİTAK serüveni başladı. 10 ay sürdü. TÜBİTAK talep yazısında kendisinden özellikle istenmediği halde sadece o cümleyi CD’den ayırarak incelemişti. Belli ki, birileri 7,5 dakikalık CD’nin içinden o cümleye özel alaka istemişti. TÜBİTAK’a göre şöyle deniliyordu: “Hiç bir mazereti olan oluyorsa sinkaf ederim hakimini de savcısını da...”

Demek sinkaftan kurtuluş yoktu ama Ergenekon kelimesinden kurtulunmuştu. Ben de tek başıma ve iki farklı ses programı kullanarak CD’yi cümle cümle hatta Ergenekon kısmını kelime kelime analiz edip tekrar mahkemede dinletmiştim. Gerçekten de ben haklıydım. Savcıların bu kez talepleri, benim böyle ayrıntılı bir çalışmayı kendi başıma yapamayacağım ve mutlaka yardım alarak bu sesleri kendimin eklemiş olabileceği için, cezaevindeki bilgisayarların incelenmesi ve görevlilerin sorgulanmasıydı.

Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’ün bu talepten sonra savcıya nasıl baktığını gördüm. Kelimelerle tarifi zordur. Elbette bu mantık dışı ve çaresizce yapılan talebi kabul etmedi. Keşke etseydi.

Gecekonduda değil karakolda...

Eskiler şöyle der: Atın ağzında kaç diş var diye tartışmayalım, açıp sayalım. O CD artık kamuya mal olmuştur, internettedir. (TÜBİTAK’ın ya da benim ne dediğimi boşverin. Kafatasının iki yanında kulakları ve içinde onları yöneten bir beyni olan herkes o konuşmaları duyacaktır.)

Duymak istemeyene zaten duyuramayız. O polis şöyle demektedir: “Soruşturma Ergenekon olduğunda s...im hakimini de savcısını da”

Peki o CD’de sadece bu mu var?

Bu, o CD’deki en önemsiz cümledir. Saat 19.40’ta gecekonduda bulundu diye tutanak yazılan bombaların saat 18.30’da karakolda olduğu ortaya çıktı. Tutanakların karakolda düzenlendiği ve olay yerinde yazılmış gibi görünmesi için aralarında yaptıkları konuşmalar ortaya çıktı.

‘Filimlerde yazıyorduk’

Ara başlık doğru yazıldı, film değil filim. Argodur... Bilen bilir. Bakın neler konuşuluyor:

- Olay yeri tutanağı bilgisayarda yazılır mı?

- Filimlerde yazıyorduk ya...

- O zaman sen de şey dersin

- Hani adam diyor ki, bilgisayarı nerede buldun olay yerinde diyecek sana

- Olay yeri yazarsak...

- Adam diyecek ki çatıya bilgisayar mı çıkardım.

- Elle yazalım o zaman.

- Mahkemede deyin olay yerinde tutulan tutanak...

- Ama şöyle de düşünüldü, yani ona da not şeklinde almış burada yazmış olabilir.

- Yani olay yerinde aldığı notlardan sonra büroda, tutanak tutulmuş olabilir.

- Olur biter yani.

Dahası var hepsini yazmıyorum. Bunlar TÜBİTAK’ın raporunda da var.

Filim çevriliyor. Zaman gazetesinin her zamanki halidir. Koca filimi görmez. Göremez.

Korkuyorlar çünkü diz çökmedik

Duruşmaların 131. celsesinde ayrıntılarıyla dinlettiğimde, o salonda 400 kişi vardı. Konuşmaların içinde Genelkurmay’a küfürler de var. Yazmaya gerek bile duymuyorum.

Bu bir “ben suçsuzum” yazısı değildir. Bir meydan okumadır.

Sanıyorlar ki, koca puntolarla manşetten verirsek yaparız altı yılda yapamadığımızı. Sanıyorlar ki, kurduğumuz darağacına çıkarken ayakları titreyecek.

O manşetleri atan emir kullarına değil başlarındaki ağababalarına bir çift sözüm var.

Potansiyel suçluyum ben. Cumhuriyetin duvarını yıkmaya çalışıyorsunuz ya... O duvardan kopan her tuğlayı kafanıza çalacak olanlardan biriyim ben...

Hani işbirliği yaptığınız conilere bu memleketi peşkeş çekmeye çalışıyorsunuz ya...

Unutmayın, Felluce’yi, Talafer’i o Conilere dar edenler oraların Oktay Yıldırımlarıydı.

Potansiyel suçluyum ben, hepsedip manşetlere çekmelisiniz. “Delil üretmiş” filan diye kıytırık cümlelerle vurmalısınız...

Sizin açtığınız yaralar bizim geleceğimiz, sizin sonunuzdur.

Piyade marşında şöyle bir bölüm vardır:

Her yaram bir çiçek gibi

Kanımla sularım bu yeri

Yurduma bahar yaparım

Göğsüme taktığım gülleri

Siz vurdukça biz baharlar yaratacağız. Ve vurdukça siz tükeneceksiniz.

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.