'KAHRAMANLARIMIZ İÇERİDE OĞLUMUZ MEZARDA' -(TAMAMI)

Arife günü oğlunun mezarını ziyaret eden şehit ailesinin Ergenekon isyanı

'KAHRAMANLARIMIZ İÇERİDE OĞLUMUZ MEZARDA' -(TAMAMI)
08 Ağustos 2013 Perşembe 08:39

Şehit oğlumun komutanını TERÖRİST ilan ettiler

2008 yılında Irak’ın kuzeyinde şehit düşen İbrahim Doğan’ın babası feryat etti: “Oğlumun komutanı terörist damgası yiyor! Bu nasıl mantık? Kahramanlar Silivri’de, Hasdal’da esirken, oğlumun mücadele ettiği teröristler elini kolunu sallayarak geziyor.”

Evlatlarını, eşlerini, torunlarını, babalarını, kardeşlerini vermişlerdi toprağa. Ocaklarına ateş düşmüştü. Edirnekapı Şehitliği artık onların evi olmuştu. Huzuru orada buluyorlardı.

Arife günü gittiğimiz Edirnekapı Şehitliği’nde yine hüzün, yine gözyaşı ve yine açılım isyanı vardı.

Edirnekapı Şehitliği, Ramazan Bayramı öncesi ziyaretçi akınına uğradı. Şehit aileleri, sanki evlatlarını yıkıyorlarmış gibi temizliyorlardı şehit mezarlarını. Mezarların başında kimi Kur’an-ı Kerim okuyor, kimi dua ediyor, kimisi de şehidiyle konuşuyordu. Bir bayrama daha sevdiklerinden ayrı giriyorlardı.

‘Teslim olmadı şehit oldu’

Cuma Doğan, oğlu İbrahim’i 2008 yılında Irak’ın kuzeyinde şehit vermiş. Hem Öcalan’la yürütülen görüşmelere, hem de Eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un müebbet hapis cezasına çarptırılmasına isyan etti. “Burada, şehitlikte sözün bittiği yerdeyiz diyordum ama değilmiş. Benim oğlum PKK’ya teslim olmadı, şehit oldu. Ama bu hükümet PKK’ya teslim oldu. Duyduklarımız acımızı ikiye katlıyor. Oğlum İlker Başbuğ döneminde şehit oldu. Başbuğ, ‘terörist’ denilerek müebbet hapis alıyor, yani benim oğlumun komutanı terörist damgası yiyor! Bu nasıl mantık? Kahramanlar Silivri’de, Hasdal’da esirken, oğlumun mücadele ettiği teröristler elini kolunu sallayarak geziyor. Türkiye’yi tehdit ediyor, paçavralarını her yerde sallıyorlar.”

Anne Doğan da “Oğlum bu günleri görmemiz için şehit olmadı. Türk milleti bugünleri aşacaktır. Kimse Türkiye’yi bölmeye uğraşmasın, başaramayacaklar” diye konuştu.

‘Öcalan’la görüşenler duysun’

1995’te Tunceli’de şehit olan Ahmet Üvenç’in annesi, babası ve ağabeyi de şehitlikteydi. Oğlunu kaybettiğinden bu yana özellikle bayramların üzüntülü geçtiğini söyleyen anne Pembe Üvenç, sık sık oğlunun mezar taşını okşadı. “13 senedir sesi yok, sedası yok, kendi yok yavrumun. Hiçbir şeyi yok. Geliyoruz buralara. Bakıyoruz, gönlümüzü böyle eğliyoruz ne yapalım.”

Sözü Baba Mehmet Ali Üvenç aldı: “Sadece bayramlarda değil, her gün geliyoruz, özlem gideriyoruz. Yapacak başka birşey yok. Söyleyecek çok şey var, ama sadece ‘açılım’ diyerek Öcalan’la görüşenlere sesleniyorum: Bu millet çok sabırlıdır. Şehitlerimizin kemikleri sızlıyor. Sakın ola ki o akıllarından geçenleri uygulamaya koymasınlar, işte o zaman kıyamet kopar, Türk Milleti karşılarına dikilir.”

‘Askeri için kendini feda etti’

Gökhan Yavuz, Şırnak’ın Küpeli Dağı’nda, yaralanan askerleri kurtarmaya giderken, yanındaki 3 askeriyle birlikte 2007 yılında şehit düştü. O günden bugüne, anne Emine Yavuz her arife, her bayram günü, Edirnekapı’da. Oğlunun harika bir evlat olduğunu söyleyen anne Yavuz, oğlunun nasıl şehit olduğunu anlattı: “Önce askeri yaralanıyor. ‘Komutanım beni kurtar’ diyor. Onu kurtarmak isterken beraber şehit oluyorlar. Askerleri için kendini feda etti. Yaralı askerini kucaklayıp, kurtarmak isterken beraber şehit oldular. Acımız her zaman aynı. Hiçbir zaman eskidi diye birşey yok. Hep aynı acıyla yaşıyoruz.” Şehit annesi Yavuz, “Ateş düştüğü yeri yakıyor, çok üzgünüz. Biz devletimizden PKK’nın kökünün kazınmasını istiyoruz. Onlarla masaya oturma, anlaşma değil” diye konuştu.

‘Neredeyse sarayda oturtacaklar’

Havva Karakuş da oğlunu Şırnak’ta şehit vermiş. Bu ayrı geçirdikleri 4’üncü bayram. “Yanımızda olsaydı, her şey daha farklı olurdu, şen olurduk. Bayramları ağlayarak değil, gülerek, sevinerek geçirirdik. Ne yapalım, Allah’tan gelene katlanıyoruz. Bizi bu hale getirenleri de Allah’a havale ediyorum” diye konuştu. Şehidin babaannesi Ayşe Karakuş, ‘açılım’ adı altında Öcalan’la görüşülmesine tepki gösterdi. “Her günümüz zehir oldu. Benim torunum 2 metrekarelik yerde yatarken, hükümet Öcalan’ı neredeyse sarayda oturtacak. Görüşmeler acımızı ikiye katlıyor.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.