İsviçre’nin soykırım pişmanlığı

Fatma Şahindal

İsviçre’nin soykırım pişmanlığı
14 Ocak 2014 Salı 23:46

isvicresoykirim

İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) Genel Başkan Yardımcısı, lise öğretmeni, aynı zamanda Valais Kantonu’nda eğitim bakanı. AİHM kararını Aydınlık’a değerlendirdi
Oskar Freysinger, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP)Genel Başkan Yardımcısı. SVP, 57 Milletvekili ile İsviçre Millet Meclisi’nin en büyük partisi. Freysinger’in gelecekte SVP Genel Başkanlığını alacağı duyumları şimdiden kulağımıza geliyor. İsviçre Hükümeti’nin en yüksek makamı olan 7 Federal Bakandan biri olacağı konuşuluyor. Görüşmeye İşçi Partisi İsviçre Temsilcisi Kemal Albayrak’la beraber gidiyoruz. Freysinger, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Silivri’de olduğunu duyunca şaşkınlıkla gözlerimize bakıyor.
İş tarihçilere düşüyor
- AİHM kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hiç şaşırmadım. Çünkü demokrasilerin temel ilkelerinden biri de düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Konu ne olursa olsun demokratik toplumu totaliter yönetimler ve rejimlerinden ayıran özellik; özgürce kendini ifade edebilmektir. Ermeni meselesi, tarihçileri ilgilendiren bir konu. Ermenilerin dediği gibi bir soykırım mı ya da karşılıklı bir kırım mı? Bunu bilemiyoruz tabii. Zaten burada da tarihçilere iş düşüyor.
Kimisi soykırım derken, kimisi de karşılıklı bir kırım olarak adlandırabilir. Ama bence yanlış olan, taraflardan herhangi birine ceza vererek doğruluğu kesinleşmemiş bir olayın dayatılmasıdır. Bu biraz zor bir konu. Evet belki olmuştur, ya da olmamıştır. Ama her iki ihtimalde de tartışmaya açık olmalıdır. Doğu Perinçek’in cezalandırılması gibi değil. Özgürce tartışılmalıdır.
Kimseyi incitmeden fikir beyan etti
- Doğu Perinçek, 1915’in “soykırım” olduğu iddialarının “emperyalist bir yalan” olduğunu söylemişti. Katılıyor musunuz?
Benim hemfikir olup olmamam pek önemli değil. Asıl mesele, Doğu Perinçek’in bir Türk vatandaşı olarak, demokratik bir ülke olan İsviçre topraklarında, kendi ifade özgürlüğünü kullanmış olması. Kendisi için önemli olan da budur. Açıkça fikrini beyan ettiği için cezaya çarptırılmasıdır. Hiçbir kimsenin onurunu incitmeden yaptığı konuşmalarında, bunun bir yalan olduğunu söylüyor.
Hemfikir değilsek karşı argümanları getirmek zorundayız. Ama argüman sunmak yerine, Doğu Perinçek’i kullandığı bu cümleye dayanarak cezalandırmak çok yanlış. Çünkü bu ceza tartışmaya son noktayı koyar.Kişileri susturmanın kimseye faydası yoktur. Bu demokrasilerin gereğidir. Bence düşünce özgürlüğü sağlanmalıdır. Düşüncesi ne olursa olsun.
İsviçre Parlamentosu 1915’i tartışamaz
- AİHM, özetle; ‘1915 olaylarının mahiyeti tartışmalıdır, bu konuda mahkemeler ve parlamentolar karar alamazlar’ diyor....
İsviçre Parlamentosu bu konunun tartışılacağı ya da cevabının aranacağı bir makam değildir. Yüz yıl önce yaşanılan olayları soykırım ya da karşılıklı kırım olarak adlandırmak, İsviçre parlamenterlerinin işi değildir. Tabii mecliste bulunan tarihçiler varsa ve bu konuda derin araştırmalar yapmışlarsa o farklı bir durum. Tam olarak neler yaşandı? Bilmediğimiz gibi elimizde dayanabileceğimiz belgeler de yok.
Kulaktan dolma ve üstünkörü bilgilerle
- Siz de tasarıya “evet” demiştiniz, neden?
Ermeni Soykırımı Tanınması kararına evet demiştim zamanında... Ancak sonrasında fark ettim ki, üstünkörü okuduğum ve kulaktan dolma bilgilere dayanarak evet demişim. Ciddi, kapsamlı ve derinlemesine araştırmadan evet dedim. Uzun lafın kısası; parlamenterler tarihin sorunlarına ve gerçeklere ışık tutamazlar. Cevap bulamazlar. Bence, İsviçre Meclis Kararının değiştirilmesi ve gözden geçirilmesi gerekiyor. En azından geriye gidip biz buna karar verecek makam değiliz ve başka sorumlu makamlara devrediyoruz denilmesi gerekiyor. Örneğin tarihçiler ve bu konuya hakim olanlara, ama siyasilere değil. Siyasilerin çoğunluğu 1915 yılında Osmanlı topraklarında böyle bir olayın gerçekleştiğinden haberdar bile değiller.
Ders kitaplarındaki 1915
- Ders kitaplarında, 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlayan ülkeler bunu düzeltmeli mi?
Eğitim ve öğretim kitaplarının gençlerin ve çocukların algılarının üzerinde büyük bir etkisi olduğu büyük bir gerçek. Henüz ruhsal özgürlüklerine kavuşamayan ve hayat tecrübelerinin de yoksunluğu sorgulamaya yetecek kadar yeterli olmayan gençlerin üzerinde büyük bir manipülasyondur diyebiliriz.
Tarihçilerin bile anlaşamadığı bir konuyu ders kitaplarına koymak çok aşırı ve usule uyduğu söylenemez. Cevabı henüz verilemeyen ve kimsenin cevaplardan memnun olmadığı bir sorun tartışmaya açık olmalı.
İsviçre itiraz etmez herhalde
Ben, İsviçre’nin AİHM kararına itiraz edeceğini sanmıyorum. Öyle olursa çok şaşırırım doğrusu. AİHM kararını destekliyorum. Kararda şu deniliyor açıkçası: ‘’İşte bir tarihçi (Doğu Perinçek’i kastediyor) özgür bir ülkede kendi düşüncesini ifade ediyor. Sizin hoşunuza gitsin ya da gitmesin. Bir parlamento, bir soykırımı tanıdı diye, kimsenin elinden ifade özgürlüğünü alamazsınız.
Burada iki şey çiğneniyor. Hem bir tarihçinin hem de bir kişinin ifade özgürlüğüne kısıtlama getiriliyor. Ve benim için ifade özgürlüğü, herhangi bir mahkemenin verdiği cezalardan çok daha önemlidir. Demokrasiler ceza vererek işlemez.
Fatma Şahindal


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.