İP’den sosyalist sola ve Kürt soluna çağrı -(TAMAMI)

TÜSİAD’ın mı işçi sınıfının mı yanındasınız?

İP’den sosyalist sola ve Kürt soluna çağrı -(TAMAMI)
27 Mart 2013 Çarşamba 13:54

İşçi Partisi Genel Başkanvekili Özbey, ABD ve İsrail planları kapsamında AKP-PKK koalisyonu tarafından yürütülen açılım süreci hakkında Sosyalist Sola ve Kürt Soluna çağrıda bulundu

 

İşçi Partisi Genel Başkanvekili Hasan Basri Özbey, ABD ve İsrail planları kapsamında AKP-PKK koalisyonu tarafından yürütülen açılım süreci hakkında Sosyalist Sola ve Kürt Soluna çağrıda bulundu. İşçi sınıfının tehlikeyi erken kavrayıp doğru mevziye girdiğini belirten Özbey, “İşçi sınıfının mı, TÜSİAD’ın mı yanındasınız? Vatan ve emek cephesinde misiniz, ABD’nin hempalarıyla mı birlikte olacaksınız?” diye sordu.

‘Hedef yobaz diktası’

Özbey, düzenlediği basın toplantısında Öcalan’ın Diyarbakır’da okunan mektubunun Hakan Fidan’ın Öcalan’a yazdığı program olduğunu ifade ederek, Öcalan’ın Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun söylediklerini tekrar ettiğini ve toplumun önüne başka bir şey koymadığını belirtti. “Bu program Tayyip Erdoğanların 90 yıllık karşı devrim ve intikam programıdır” diyen Özbey, Öcalan’ın mektubunun baştan sona “tarikat ve mezhep” vurgusuyla dolu olduğuna dikkat çekti.

Özbey, Öcalan’ın Kürtlere yurttaşlık değil, mezhep ve tarikat mensupluğu vaat ettiğini vurgulayarak, “Öcalan’ın mektubunda birleştirir denen sadece iki unsur vardır: İslam ve Osmanlıcılık. İslam’da birleşme ve tarikatlara özgürlük maskesiyle yobaz diktası hedeflenmektedir” şeklinde konuştu. Öcalan’ın, mektubu okunduktan 2 gün sonra Fethullah Gülen’e selam gönderip, Saidi Nursi’ye saygı duruşuna geçtiğini hatırlatan Özbey, “Şeyh Said’e bağlılıktan Saidi Nursi’ye biata terfi etti. AKP Hükümeti, Öcalan’ın mektubunu sevinçle karşıladı” dedi.

‘Şer İttifakı’

 

Hasan Basri Özbey, Diyarbakır gösterisinin ertesi günü, Obama’nın ikinci bombasını patlattığını, TÜSİAD medyasına göre İsrail’in sözde özür dilediğini ifade ederek, gerçekte ise İsrail’in Ortadoğu çapında yürütülen operasyonun en önemli ortağı ve artık gizlice değil, doğrudan doğruya tertiplerin içinde olduğunu söyledi.

“Özürden” bir gün sonra İsrail’in Suriye’yi bombaladığını belirten Özbey, “Şer İttifakı” diye nitelediği koalisyonun en başında Obama, hemen altında Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Fethullah Gülen ve Barzani bulunduğunu, Netanyahu’nun yerini gecikmeden aldığını ve hepsi adına da Öcalan’ın konuştuğunu anlattı. Özbey, “Bu fotoğrafın eksiği Türkiye’nin en büyük holdingleridir. TÜSİAD, Apo’ya ‘Misakı Milli’ diye söyletilen projeyle iştahlandırılmıştır. İşin aslı Musul-Kerkük petrolünden pay kapma hayalidir” şeklinde konuştu.

‘Halkların birbirini boğazlaması projesi’

Sosyalist olduklarını söyleyen solcuları ve solcuyum diyen Kürtleri, “Barış çığlıklarının arkasındaki kanlı macerayı görün” diyerek uyaran Özbey, ABD’nin artık kendi askerininkini değil, Türkün ve Kürdün kanını dökecek bir projeyi hızla hayata geçirdiğini, Türkü ve Kürdü, Arabın ve Farsın üzerine sürdüğünü, Ortadoğu’yu kana bulamak için asker aradığını ifade etti.

Özbey, ABD’nin ikinci İsrail için Akdeniz’e koridor açmak istediğini belirterek, “Halkların kardeşliği değil, ‘birbirini boğazlaması’ projesi yürürlüktedir. Barış değil, kanlı iç ve dış savaşlar gündemdedir. ABD’nin kendi askeriyle yapamadığını, piyonlarıyla yapmasının imkânsızlığını görmüyor musunuz?” ifadelerini kullandı.

‘İşçi sınıfı tehlikeyi gördü’

Lüleburgaz’daki “Taşerona son” mitinginde en önde ay-yıldızlı sancağı taşıdıklarını, Topkapı Şişe Cam işçilerinin fabrikaya gelen 2 bin polise karşı, ellerinde Atatürk resmiyle çatıya çıkarak direndiklerini, Yatağan’da, BMC’ye direnen işçilerin “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı attıklarını hatırlatan Özbey, “Sınıf neden böyle davranıyor?” diye sordu.

Özbey, “Çünkü üstümüze gelen belayı erkenden kavramış ve derhal doğru mevziye girmiştir. Yeni anayasa’nın, daha çok taşeron, sendikasızlık, kıdem tazminatını kaybetmek olduğunu görmüştür” değerlendirmesinde bulundu.

‘Düşmanın programı’

Uygulanmak istenen programın, ABD emperyalizminin, İsrail’in programı, taşeronunun ise Tayyip-Apo ittifakı olduğunu belirten Özbey, “Bu program, ancak ağırlaştırılmış Gladyo rejimiyle, faşizmle uygulanabilir.

Bu program Bağımsızlığa, çağdaş topluma, demokrasiye, özgürlüklere düşman, Aleviye, Sünniye ve Gayri Müslimlere, bölge halklarına, barışa düşman, gence, kadına, yoksula, emekçiye, devrimciye, solcuya, demokrata düşman, Mehmetçiğe de Memo’ya da, Türk’e de, Kürt’e de ez cümle Türkiye’ye düşman” şeklinde konuştu.

‘Karar verme zamanı’

Karar verme zamanı geldiğini belirten Özbey, Sosyalist sola ve Kürt soluna şu soruları yöneltti: “İşçi sınıfının mı, TÜSİAD’ın mı yanındasınız? Hatay halkının mı, ABD, İsrail ve El Kaide’nin mi yanındasınız? Vatan ve emek cephesinde misiniz, ABD’nin hempalarıyla mı birlikte olacaksınız? Devrimin mi, Mafya-Tarikat-Gladyo rejiminin mi cephesindesiniz? Halk iktidarını mı, BOP Eşbaşkanlığı mı savunuyorsunuz?”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.