İhraç Malı El-Kaide -(TAMAMI)

Dr. Nezih Abanoz Aydınlık için değerlendirdi

İhraç Malı El-Kaide -(TAMAMI)
15 Nisan 2013 Pazartesi 07:26

Terör ve terörist ihracı

Bir ülke için terörist sayılan bir başka ülke tarafından özgürlük savaşçısı olarak görüldüğünden terör aslında bir savaş şeklidir. Terörizmi kabaca üç boyutta; ideolojik, eylem ve örgütsel olarak inceleyebiliriz. Bunların yanında bir de coğrafik boyutu ekleyebiliriz. Günümüzdeki terörizm olaylarında yukarıda bahsedilen üç boyut anlaşılabilmekte iken anlaşılması zor olan coğrafik boyuttur. Örneğin, Irak ve daha sonra Libya’daki iç savaş ve terörizm olaylarında yer alan militanların farklı ülkelerden gelip terör eylemlerinde bulunduğu görülmektedir. Geçmişte Irak savaşına katılan militanların da daha çok Libya’dan gelmiş olduğu gözlemlenmiştir.

Yukarıda görülen liste El-Kaide ve bağlantılı örgütlere mensup militanların orijinlerini göstermektedir. Tunus’la gündeme gelen Arap Baharı Suriye’de yansımış Baas rejiminin lideri olan Esad’ı devirmek için başlayan illegal çalışmalar, Özgür Suriye Ordusu adı altında başlatılmıştır. Önümüzdeki 30 yıl boyunca enerji kaynaklarının merkezi olarak görülen Ortadoğu coğrafyası halklarının çoğu da Sünni veya Şia (Şii/Nusayri) Müslüman olmaktadır. Bu tür kaynaklara sahip olmak veya kullanımında öncelik sahibi olmak isteyen büyük devletler, burada mevcut zıtlıkları ve mezhepsel çeşitli çatışmaları kendi lehlerine olarak kullanabilmektedirler. Arap ülkeleri liberal veya neo-liberal ekonomik politikalara uymak durumundadır. İkincisi bu devletler demokrasi dışı rejimlerle yönetildiğinden; yönetim sistemleri değiştirilmelidir!

İhraç malı El-Kaide

Libya’da da değişik kabileler ve mezhepler bulunmaktadır. Sözüm ona Arap Bahar’ındaki iç savaşlar bakımından, örneğin batılı devletler Fransa ve İngiltere Libya’ya insani yardım (“demokrasi”) götürme iddiasıyla “askeri operasyon”a katılmışlardır. Askeri saldırıların gerekçesi BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararına göre, şöyle olmuştur: NATO güçleri Kaddafi rejimine karşı başkaldıran ve demokrasi getirecek olan sözüm ona muhalif güçlere hava saldırısı ile destek vermiştir. Sonuçta Libya lideri Kaddafi kim tarafından olduğu bilinmeyen bir şekilde öldürülmüştür. Ancak yapılan çalışmalar göstermiştir ki bu hükümet karşıtı güçler çoğunlukla El-Kaide ve bunun yanında diğer radikal dini gruplardan oluşmaktadır.

Öldürülenlerin çoğu müslüman

Belirtmek gerekir ki El Kaide de homojen (tek tip) bir yapıya sahip değildir. Cezayir El Kaidesi, Irak’taki El Kaide gibi farklı fraksiyonlar bulunmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre, El Kaide örgütünün hedefinde 2004-2008 arası 3.010 mağdurdan yüzde 24 batılı iken, 2006-2008 yılları arasında El Kaide terör örgütünü öldürdüğü insanların mensup olduğu ülkenin Müslüman ülke olma oranı yaklaşık yüzde 98 seviyesine çıkmıştır. Bugün ise bunun hala devam ettiğini söylemek güç olmasa gerektir.

Suriye için NATO güçleri henüz askeri harekette bulunmamış olsalar da bugün Suriye’nin kuzeyine baktığımızda bölgenin kuzeyinin yüzde 75’inin El-Kaide ve diğer yüzde 25’lik kesiminin ise Kürt gruplarca işgal edildiği iddia edilmektedir. Dikkat edilirse bu operasyonlar hep “demokrasi” bağlantılı ve enerji kaynakları bol olan ülkeler veya enerji yolu üzerinde olan ülkelerdir: Suriye, Türkiye gibi...

Suriye’ye karşı S.Arabistan Katar ve Türkiye ortaklığı

Suriye’ye demokrasi getirme çalışmaları ve Türkiye’de de demokratik açılım (Kürt Açılımı da denmektedir) çalışmaları hızla devam etmektedir. Burada Suriye’nin stratejik önemi, en önemlisi İran ile güçlü ilişkilere sahip olması, Hizbullah’a destek olması ve Filistin’e destek veriyor olmasındandır. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı ABD, Suriye’ye 2003 yılından beri ambargo uygulamaktaydı. Bu arada, uluslararası denklemde Suriye’deki mevcut yönetim karşıtı işbirliğinde bazı batılı ülkeler, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin ortaklaşa çalıştığı iddia edilmektedir.

Binlerce ton silah ve mühimmat

Suriye’ye giden askeri malzemeler; buna silah, RPG 7 roket atar ve yerden havaya gönderilen füzelerin Türkiye üzerinden Özgür Suriye Ordusuna (FSA) ulaştırıldığı The Times tarafından ifade edilmiştir. Bunun yanında Suriye Devleti’ne kanunsuz saldırılarda bulunan değişik militan gruplar bulunmakta ve bunlara bazı batılı güçlerce yardım yapılmaktadır. Yine benzer bilgiler New York Times tarafından verilmektedir.

Buna göre, 3500 ton silah ve mühimmat Ankara Esenboğa Havalimanı’na getirilmiş buradan karayoluyla Suriye sınırındaki militanlara teslim edilmiştir. Ancak Türkiye Hükümeti, bu iddiaları yalanlamaktadır. Bunun gibi maddi yardım yaptığı iddia edilen Katar ve Suudi Arabistan da bu tür iddiaları yalanlamaktadır.

Mülteciler ve teröristler

Suriye iç savaşında yaklaşık 400.000 kişinin mülteci olduğu bunların çoğunun sınırdaki illerimiz ve Hatay’daki kamplara yerleştirildikleri bilinmektedir. Hatay’ın Belen İlçesi’nde bir eve düzenlenen operasyonda 27 kilo el yapımı bomba bulunurken, olayla ilgili Suriyeli uyruklu 26 yaşındaki O.S., tutuklanmış daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.Bir de ek olarak aynı gruba katılan Pakistan’da eğitim gördükten sonra gelen El Kaide teröristleri, Libya, Yemen, Katar vb. yerlerden gelenler de bu ikinci gruba dâhil edilebilir. FNA haber Ajansına göre, Pakistan Kuzey Veziristan’da eğitim gören Taliban ve El Kaide militanları, ülkemize ait bir havayolu firmasının 709 sefer sayılı uçağıyla 10 Eylül 2012 Cumartesi günü Pazartesi günü Hatay’a getirilmişlerdir. Ayrıca teröristler 40 insanın canını kaybettiği bir cami bombalama eylemine de katılmışlardır.

Türkiye-Suriye sınırının yüzde 75’ini kontrolünde tutan militanlar bölgedeki bütün Alevileri temizleyeceklerini ifade etmektedirler. Özetle, bölgede İran dâhil Şia mezhebine ait ve Alevi olan insanlar ile sözüm ona Sünniliği temsil ettiklerini söyleyen bazı Selefilerin çatışması vardır denebilir. Bir de Esad’ı devirip daha önceden bahsettiğimiz Müslüman Kardeşlerin iktidara getirilmesine çalışıldığı da iddialar arasındadır.

Amaç: Doğu Akdeniz’e açılan enerji yolu

Burada yapılmak istenen, Irak ve Suriye’nin kuzeyinden enerji kaynaklarının Doğu Akdeniz’e indirilmesinin yolunun açılmasıdır denebilir. Ülkemizin Anayasasına göre bu tür çatışmanın herhangi bir şekilde içinde, pasif de olsa (ihmal suretiyle icrada) olmak suç oluşturmaktadır.

Birleşik Devletler, bazı El-Kaide gruplarını terör listesine almış olsa da, bu terör listesine Özgür Suriye Ordusu (FSA) ve Suriye El Kaidesi almamaktadır. Sonuç olarak, ılımlı İslam getireceğiz diyen bazı batılı güçler radikal dini gruplara destek olmaktadırlar. Suriye’deki krizin, ülkemizde özellikle bölge illerindeki ekonomik durumu olumsuz etkilediği bilinmektedir. Değişik ülkelerden destek alan bu kanunsuz gurupların ileride sahip olacağı avantajlı durum, Batılı güçler ve Türkiye için “bumerang” etkisi yapabilir.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.