HESABI ÖDEMEDEN NEREYE! -(TAMAMI)

Tasfiye sırası TEM ve KOM’da

HESABI ÖDEMEDEN NEREYE! -(TAMAMI)
29 Mayıs 2013 Çarşamba 10:32

Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’ndaki tasfiye süreci cemaate yakınlığıyla bilinen yayın organlarını rahatsız ederken, sıranın TEM ve KOM Daire Başkanlıklarında olduğu öğrenildi

Emniyet’te İstihbarat Daire Başkanlığı merkezli atamalar, son on yıldır dairenin politikalarını yöneten ekibin tasfiyesiyle sonuçlandı. Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy gibi operasyonların arkasındaki ekibin tasfiyesi kamuoyuna “Cemaat ekibi tasfiye ediliyor” şeklinde yansıdı.

Hürriyet Gazetesi’nden Toygun Atilla’nın haberine göre, eski daire başkanı Ömer Altıparmak ile birlikte 2 daire başkan yardımcısı ve 12 şube müdürü görevden alındı. İstihbarat kadrosundan çıkarılarak polis okullarına gönderilen isimler arasında başkan yardımcıları Gürsel Aktepe, Bülent Demirel ve C Masası (sağ ve irtica örgütler) Şube Müdürü Erol Demirhan, Bilgi İşlem Şube Müdürü Hasan Çobanoğlu, şube müdürleri Ali Özdoğan, İbrahim Tutka, Aydın Patan ve İsmail Erol dikkat çekiyor. Boşalan daire başkan yardımcılıklarına istihbarat kökenli Eskişehir Polis Okulu’nda görevli Emniyet Müdürü Hasan Akgün ile Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü’nde Personelden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı olan Muammer Yıldız, İzzet Güner, Sezgin Apaydın, Kenan Daşkın, Yılmaz Delen, Ayhan Demirer, İsmail Hakkı Günay getirildi.

Uzun yıllar Ergenekon davasının mimarlarından İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in yardımcısı olarak çalışan Emniyet Müdürü Erol Demirhan, Yılmazer’in görevden alınmasıyla bu makama oturmuştu. 7 Şubat 2012’deki “MİT krizi” ile dönemin Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün’le birlikte görev yeri değiştirilen Demirhan, İstihbarat Daire Başkanlığı C Masası Müdürlüğü’ne atanmıştı.

Bugün ve Taraf’ın benzer suçlamaları

Bugün Gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, 27 Mayıs’ta yayımlanan ve atamaları eleştiren köşe yazısında, giden ekibin, Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlardaki rolünü hatırlattı. Gelenlerin ‘devre’ olduğunu belirten Arslan “Bir başka dikkat çekici ortak özellikse iktidardan çok muhalefetteki bir başka partiye kendilerini daha yakın hissetmeleri” diye yazmıştı.

Arslan, yaşanan moral bozukluğunu “Emniyet İstihbarat’ta yapılan bu operasyondan sonra adeta son on yılın hafızası gitti” ifadesiyle açığa çıkar “Son on yılın hayati operasyonlarını yürüten ekipten kimse kalmadı” vurgusu yaptı.

Taraf Gazetesi’nde 27 Mayıs’ta yayımlanan “Emniyet İstihbarat balyozu yedi” başlıklı, Hüseyin Özkaya imzalı haberde de, atamalar eleştirilerek, Arslan’ın yazdığı yazıyla aynı kalemden çıkar gibi suçlamalar yapılması dikkat çekmişti. Taraf’ın haberindeki unsurlar şöyle:

- Emniyet İstihbarat’ta yaşanan tasfiyenin altında Başbakanlık Koruma Müdürü Ramazan Bal’ın imzası var.

- Görevden alınan on istihbaratçının yerlerine getirilen müdürler, son on yılda istihbarattan ayrılmış kişiler.

- İsimlerin genel özelliği MHP’li olmaları.

- Getirilen isimlerden altısı, Polis Akademisi’nden 1994 yılında mezun olan Ramazan Bal’ın yardımcısı Resul Kabataş’ın devre arkadaşları.

- Ergenekon, Balyoz gibi operasyonları yapan ekip tamamen tasfiye edilmiş oldu.

‘Siyasi partinin değil devletin adamları’

Aydınlık’a bilgi veren bir uzman, ekibin kamuoyuna bilinçli olarak “Bir siyasi partiye yakın” şekilde aktarıldığını, bunun gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Buna göre İstihbarat Daire Başkanlığı’na gelen ekibin tüm elemanları, Akademiyi bitirdikten sonra İstihbarat alanında uzmanlaşmış polisler. Uzman, ataması yapılan isimlerin, bir siyasi partiye veya bir siyasi harekete değil, devlete bağlı olduklarını da şu ifadelerle aktardı:

“Gelenler arasında milliyetçi, muhafazakar isimler olduğu doğru. Ancak bunların bir siyasi partiye yakın olduklarını iddia etmek doğru değil. Hepsi çekirdekten polis, istihbaratçı. Yani devletin adamları.”

Aydınlık’ın ulaştığı bilgilere göre, değişim İstihbarat Daire Başkanlığı’yla sınırlı kalmayacak. Buna göre Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İstanbul ve İzmir Emniyet Müdürlükleri başta olmak üzere il emniyetlerinde de önemli değişiklikler yapılacak.

Hesap verecekler mi?

Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişleri soruşturma yürütüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da... Polisler soruşturmalar sonuçlanmadan tasfiye edildi. Gözler yargıya çevrildi

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak ile 2 daire başkan yardımcısı ve 12 şube müdürünün görevden alınmasının ardından gözler yürüyen soruşturmalara çevrildi. “Tasfiye edilen isimler yargı önünde hesap verecek mi?” sorusu gündemde.

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuzarslan önceki günkü yazısında, “Ergenekon’dan Balyoz’a, KCK’dan El Kaide’ye kadar kritik dosyaları takip eden tüm birimler tasfiye edildi” dedi. .

Hürriyet gazetesinde dün yayımlanan haberde “İstihbaratta Ergenekon revizyonu” vurgusu yapıldı. Haberde, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner, eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ve 2 MİT görevlisinin KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağrılması ve Başbakan’ın çalışma ofisinde yasadışı dinleme yapmak üzere konulan dinleme cihazının bulunması sonrasında Emniyet İstihbarat Dairesi’nin “şüpheli” konuma geldiğinin altı çizildi.

Başbakan Erdoğan’ın yasadışı dinlendiğinin ortaya çıkmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma, Başbakanlık Teftiş Kurulu ise idari soruşturma başlattı.

Erdoğan 28 Aralık 2012’de TRT’de katıldığı bir programda, ‘Bunu kim yapmıştır, bunun araştırılması yapılıyor. Araştırma sonucunda kim olduğu anlaşılabilir’ dedi.

O araştırma sonuçlandı mı?

Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerinin, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nde inceleme yaptı. Müfettişler, İstihbarat Dairesi’nin dinleme kayıtlarını dahi inceledi. Aynı zamanda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da soruşturma başlatıldı. Soruşturmalar bitti mi? Bu konuda resmi bir sonuç yok. Gerçek olan İstihbarat’ta yapılan tasfiye.

Avcı’nın dilekçesi yürürlükte

Eskişehir Emniyet Müdürü’yken tutuklanan ve halen cezaevinde olan Hanefi Avcı 2010 yılında yazdığı kitabında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nde yasadışı faaliyetler yapıldığını yazdı.

Avcı emniyette çeşitli birimlerin incelenmesi için dönemin Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal’a dilekçe verdiğini kitabında şu cümlelerle anlattı: “28 Ocak 2010 tarihinde Ankara’da tüm İl Emniyet Müdürlerinin katılımı ile Emniyet Genel Müdürlüğünce bir toplantı tertiplenmişti. Toplantıya ara verildiğinde Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal’ın beni görmek istediğini öğrendim. Toplantı yapılan binanın üst katındaki bir odada kendisiyle görüştüğümüzde, bana ‘Dilekçeni iade ediyoruz, müfettiş incelemisi yaptıramıyoruz çünkü bir defa müfettişler görevlendirilir ise kontrol edilemeyebilir, her şeyi araştırabilirler, bundan dolayı bakan dilekçenin iadesini istedi, ben de geri veriyorum,’ dedi ve zarfı bana verdi. Bunun olamayacağını, dilekçenin işleme konmasını istediğimi söyleyerek ısrar ettimse de alamayacağını, istiyorsam bakana vermemi söyledi.”

‘Adres: İstihbarat Dairesi’

Avcı kitabındaki ‘Bazı yerler neden aranmaz’ başlıklı bölümde “Açıkça adres veriyorum” diyerek şu satırları yazdı: “İstihbarat Daire Başkanlığı’nın dinleme sistemleri ve evrakları neden denetlenmiyor; istihbarat kayıtları, TİB kayıtları, mahkemelerin bu konudaki kararları karşılaştırılarak ‘kim hukuksuz dinleme yapıyor’ diye neden araştırma ve soruşturma başlatılmıyor?”

Avcı’nın 2010 yılında gündeme getirdiği bugün soruşturulan yasadışı faaliyetlerle ilgili yapılan soruşturmaların nasıl sonuçlanacağı merak konusu. Bu hukuksuzluklar, yasadışı faaliyetlerin failleri hesap verecek mi?

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.