Herkesin sorduğu soruyu aydınlatıyoruz! F tipi, kumpası böyle kurdu

“Muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Sizin ileriki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek, işte bu iki müessesede olduğu...

Herkesin sorduğu soruyu aydınlatıyoruz! F tipi, kumpası böyle kurdu
31 Aralık 2013 Salı 08:09

ftipikumpas

Gülen Cemaati’nin, Emniyet ve yargıda yürüttüğü tertipleri  Aydınlık, Beşiktaş Terör Örgütü (BTÖ) manşetiyle duyurmuştu. F-Tipi polislerle Beşiktaş Adliyesi’ndeki özel görevli savcıların kumpasları, kanıtları ortaya serildi
Başbakan Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “Cemaat Ordu’ya kumpas kurdu” çıkışının ardından gözler, sahte delil ve üretilmiş belgelerle yürütülen Ergenekon ve Balyoz davalarına çevrildi. Ordu’ya kurulan kumpas geçen hafta gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısının da gündemine geldi. 3 gazeteye manşet olan habere göre, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel, Yalçın Akdoğan’ın kumpas açıklamasına atıf yaparak, komutanlara sahte belgelerle kumpas kurulduğunu söyledi. Türkiye Barolar Birliği, İstanbul ve Ankara Baroları başta olmak üzere hukuk kurumları bu davaların yeniden görülmesi ve tutukluların derhal serbest bırakılması için üst üste açıklamalarda bulundu. Yeni Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da yeniden yargılama için düzenleme yapılabileceği açıklamasında bulundu. Son olarak dünkü Vatan gazetesinin manşetten duyurduğu haberde Genelkurmay’ın Ergenekon ve Balyoz’daki iddiaları tek tek incelemeye aldığını duyurdu. Habere göre Genelkurmay Adli Müşavirliği, Ergenekon ve Balyoz’da yeniden yargılanmanın yolunu açabilecek incelemeyi başlattı.
Merkez Beşiktaş’daki özel görevli savcılar
Türkiye, Ergenekon ve Balyoz davaları üzerinden TSK, İşçi Partisi, aydın, yazar ve gazetecilere kurulan kumpası konuşurken, soru işaretleri “Bu kumpası kim ve nasıl kurdu?” sorusu üzerine odaklandı. Fethullah Gülen cemaatinin, Emniyet ve yargı içindeki örgütüyle yürüttüğü operasyon merkezini Aydınlık, Beşiktaş Terör Örgütü (BTÖ) manşetiyle duyurmuştu. F-Tipi polis şefleri ile Beşiktaş Adliyesi’ndeki özel görevli savcılar ortaklığıyla kurulan kumpas, bugüne kadar yüzlerce kanıtla ortaya serildi. BTÖ adını Beşiktaş’taki özel görevli savcılıktan aldı.
Ergenekon ve Balyoz operasyonalrının yürütüldüğü Beşiktaş Terör Örgütü, Türk Yargısı’nın bir parçası değildi. Türk Yargısı, oraya giremedi. Orada Türk Hukuku işlemedi. ABD’nin Türkiye’ye dayattığı Gladyo operasyonu geçerliydi. Beşiktaş Adliyesi, Türkiye’nin egemenlik alanı dışındadır! “Ergenekon soruşturması” Cumhuriyet Savcılığı’nca değil, Emniyet içindeki “F tipi” yapılanma tarafından yürütüldü. Savcılık tarafından yapılması gereken işlemler Emniyetçe hazırlandı.
Beşiktaş Terör Örgütü’nün faaliyetinin esası, başta Türk Yargısı olmak üzere Türkiye güçlerini yıldırmaktır, sindirmek, korkutmak ve bastırmak. Bu amaçla yapılan yasadışı işler şunlar:
-Türk Ordusunu, Türk yargısını ve Türkiye güçlerini dinlemek, izlemek.
- Hakimleri, savcıları, parti başkanlarını, generalleri fişlemek.
- Hedefteki milli kadrolara tertipler hazırlamak, santaj yapmak.
-Silivri’de olduğu gibi özel yargı yerleri kurmak.
-Kamuoyunu yönlendirmek için gazete ve televizyonlara el koyup devlet parasıyla yandaşların mülkiyetine geçirmek ve F Tipi medya inşa etmek.
- Gazeteci ve yazarları ABD ve AB fonlarıyla ve devlet olanaklarıyla yemleyip bir psikolojik savaş mangası örgütlemek.
-Terör örgütü itirafçılarından gizli tanıklar yaratmak ve operasyonlarda kullanmak.
- Kâğıt parçaları, ıslak imzalar, uydurma yoğun diskler (CD), elyazılı sahte krokiler imal edip operasyonlarda kullanmak.
-Tertip mahallerine mühimmat gömmek, evlere sahte belge yerleştirmek, yasadışı dinleme yapmak, dinleme tapelerine eklemeler yapmak.

Genelkurmay raporlarına girdi
oErgenekon Mahkemesi’nin talebi üzerine Genelkurmay’ın gönderdiği harddiskleri inceleyen Hakim Hüseyin Çalmuk’un raporu, TSK’nın Ergenekon tertibine bakışını ortaya koyuyor. Harddisklerden çıkan ve Genelkurmay Bilgi Destek Dairesi tarafından hazırlanan bilgi notlarında, Ergenekon tertibinin ABD tarafından kurgulandığı ve Emniyet ile yargı içindeki cemaat mensuplarınca yürütüldüğü saptanıyor. Genelkurmay, ABD’nin amacının “TSK’nın direnişi kırmak” olduğunu vurguluyor. “Çete propagandası üzerinden Silahlı Kuvvetleri yıpratma kampanyalarına ilişkin inceleme”başlıklı 2009 yılında hazırlandığı tahmin edilen bilgi notunda çok kritik 8 madde sıralanıyor. İşte o maddelerden bazıları:
- Özellikle F.Gülen grubunun Emniyet içerisinde çok güçlü bir yapılanması mevcuttur. Bu grup, diğer tarikat ve cemaatlere göre kendini çok iyi düzeyde kamufle edebilmekte ve içinde bulunduğu ortamlarda “çalışkan, işini iyi bilen, güvenilir, dürüst, görevine sadık” kanaatini kolayca yayabilmektedir.
- Operasyon için gerekli olan dinleme, göz altına alma, arama yapma vb. gibi yargısal yetkiler, dinci bir yapıda olan, ideolojik donanımlı, genellikle Fetullah Gülen yanlısı belli hakimlere aldırtıIrmaktadır. Böylece yargı elemanlarının operasyonun gerçek sebebini ortaya çıkaracak hareket tarzları sergileme olasılığı ortadan kaldırılmaktadır.
Emniyetin ülke genelinde her türlü telefon ve bilgisayar iletişimini izleyebilme yeteneği son derece gelişmiştir. Yasal herhangi bir kurala bağlı kalmadan telefon ve internet sağlayıcı şirketlerin yardımlarına ihtiyaç duymadan bu dinleme ve izlemeleri gerçekleştirebilmektedir.
- Operasyonları gerçekleştiren istihbarat+operasyon ekibi, özel olarak yetkilendirilmiş bir çalışma grubu şeklinde veya istihbarat ünitelerinde kadrolaşmış belli görüşe sahip kişilerden seçilmektedir. (Ağırlıklı olarak F.Gülen grubundandır Aralarında dinci yapıda, TSK karşıtı elemanlar da bulunmaktadır.) Bu sayede operasyonların öncesinde, devamında ve sonrasında operasyonun amacını ortaya çıkaracak emarelerin ortaya saçılması engellenebilmektedir.”
Yargı hücresini Gülen açıkladı
ATV henüz Çalık’a satılıp yandaş olmadan önce, 21 Haziran 1999 günü akşamı Fethullah Gülen’in müritleriyle yaptığı gizli bir toplantının görüntülerini yayınlandı.
O güne kadar gizlenen Gülen gerçeğini bütün çıplaklığıyla, üstelik kendi sesinden, kendi görüntüsüyle ortaya koyan kasetler büyük olay yaratmıştı.
Fethullah Gülen, kendi sesi ve görüntüsüyle yayımlanan o konuşmaları inkar etmek için, Zaman gazetesini harekete geçirdi. Gülen, ertesi gün Zaman gazetesine ne kadar “Türk dostu”, ne kadar “Atatürk’e saygılı” olduğu yalanlarını yazdırıp, o zaman günlük baskısı 173 bin olan gazeteyi 1 milyon adet bastırarak ücretsiz dağıttırdı.
‘Şakirtler’ hakim ve savcı oldu
Gülen’in konuşmalarının bant çözümleri, Ankara Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel’in 1999/420 numaralı dava iddianamesinde yer aldı. 8, 9 ve 10 numaralı kasetlerin çözümlerinden bazı bölümleri, resmi belgelerden aktarıyoruz:
‘Sivrilmeden, hissettirmeden can damarında dolaşın!’
“Bir adliyede, bir mülkiyede, hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti, böyle ferdi mevcudiyetler gibi ele alınıp böyle değerlendirilmemelidir. Yani gelecek adına bizim o ünitelerde garantilerimizdir. Bizim varlığımızın bunlar nabzıdır.”
“Muntazam terfilerin arkasında bir ölçüde bu vardır. Sizin ileriki dönemde daha hayati, daha önemli yerlere gelmenizin arkasında da bu vardır. Yani sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek, işte bu iki müessesede olduğu gibi hayati, dinamik bir kısım müesseseler de söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara alınmadan, hissettirmeden dönüp geriye gelme.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.