Hepimiz için dileğim: Aydınlık yarınlara

‘Timur Selçuk, ilhamını, bu kâinata gelmiş iki Mustafa’dan aldığını söyleyen özel bir insan. Onunla sahnede olmak bana onur veriyor. Söylediğimiz şarkılar, egolarından soyunmuş iki sanatçının gerçek şarkıları’ 39...

Hepimiz için dileğim: Aydınlık yarınlara
26 Eylül 2014 Cuma 01:45

timurnukhetrop

‘Timur Selçuk, ilhamını, bu kâinata gelmiş iki Mustafa’dan aldığını söyleyen özel bir insan. Onunla sahnede olmak bana onur veriyor. Söylediğimiz şarkılar, egolarından soyunmuş iki sanatçının gerçek şarkıları’

39 yıldır sahnede olan Nükhet Duru, ilk 45’liği “Aklımda Sen, Fikrimde Sen/ Karadır Kaşların”ı 1974 yılında yayınladı. Onu geniş dinleyici kitlesine asıl ulaştıran, aynı yıl yayınladığı “Beni Benimle Bırak/ Gerisi Vız Gelir” adlı 45’liği oldu. Nükhet Duru, bu plak ile ilk “Altın Plak” ödülünü kazandı. Sanat yaşamı boyunca Timur Selçuk, Aysel Gürel, Atilla Özdemiroğlu, Sezen Aksu gibi pek çok ünlü isimle çalıştı ve çeşitli müzikallerde oynadı. Nükhet Duru’yla yeni albümü “Sahnede” ve Timur Selçuk’la ortak projeleri olan “Bizim Şarkılarımız” turnesi üzerine konuştuk.

HEP ÖĞRENMEYE HAZIR

- Çok uzun zamandır sahnedesiniz ve yıllara meydan okuyorsunuz. Bu kadar başarılı olmayı neye bağlıyorsunuz?

Evet uzun zamana yayılmış bir kariyerim var. Bunun için çok mutluyum ve şükrediyorum. Dünyada en mutlu olduğum şeyi yaparken, duruşum, istikrarım ve karşısında olduğum seyirciye saygım dolayısıyla hep yerimi korudum. Sanat insanı o kadar dolduran meşgul eden bir şey ki yıl, zaman, mevsim unutulur. Yıllara meydan okumak yerine, dost olup yılları kendime yakıştırmaya özen gösterdim. Başarı göreceli bir kavram olsada konar göçer bir üne sahip değilim. Müziği, tiyatroyu, sanat tarihini sahne duruşunu, dansı okuluna gidemediğim için, çalışıp kazandıklarımla beni en iyi eğitebilecek insanlara kendimi emanat ettim. Adanmak ve aşkla bağlanmak, öğrenmeye hazır olmak en önemli şey. Yetenek Allah vergisidir ve okulu yoktur. Ama tabii ki geliştirilir, olgunlaştırılır, bir mücevher gibi parlatılabilir. Elimden geldiğimce hep kendime yatırım yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Takdir seyircimindir.

‘SEYİRCİYLE BÜTÜNÜZ’

- Timur Selçuk’la 30 yıl aradan sonra “Bizim Şarkılarımız” müzikli gösterisiyle yeniden sahnedesiniz. Konserleriniz nasıl geçiyor?

Timur Selçuk, sevdiğim, saydığım biri ve ilk şarkılarımın mimarlarındandır. Öğretilerini aldığım kıymetli insanlardan biri. O, nitelikli ve derin, kendini sanata adamış büyük üstad Münir Nurettin Selçuk’un eserlerinin koruyucu neferi ve tam bir Cumhuriyet aşığı. İlhamını, bu kâinata gelmiş iki Mustafa’dan aldığını söyleyen özel bir insan. Onunla sahnede olmak bana onur veriyor. Bu projeyi ilk başlattığımızda çok gençtim. Ama bu ikinci dönem birlikteliğimizde olayın çok daha bilincindeyim. O da beni sever, bana güvenir ve bazen gözlerimin içine bakıp “üçüncü kızımsın” der. Söylediğimiz şarkılar, egolarından soyunmuş iki sanatçının gerçek şarkıları. Artık “bizim” değil, “onların” olan şarkılar, seyircimiz ile bizi bir bütün yapıyor. Konserlerimize bir kez gelen, bir daha geliyor. Biz de bunu göz önüne alarak, değişiklik yapmayı ihmal etmiyoruz. Şimdiden 26 Eylül Bostancı Gösteri Merkezi konserimizin heyecanı sardı.

- Yeni albümünüz “Sahnede”den söz eder misiniz? Albümde, Cenk Taşkan ve Mehmet Teoman’ın isimlerini görüyoruz...

Bilgisayar marifetlerine yaslanmadan, müzik üretmenin az bulunduğu bir dönemdeyiz. Bir enstrümanın tınısı veya insan sesinin düzeltilmeden doğal halini bulmak neredeyse hayal. Daha önceden gerçekleştirdiğimiz Cenk Taşkan- Mehmet Teoman şarkıları ile yaptığım senfonik bir konser kaydı vardı. Büyük bir koronun katılımı ile, son derece değişik bir uyarlama idi. Eskimeyen ama raflarda da bugün kolay bulunamayan şarkılar olunca, bunu herkesle paylaşmak istedim.

- Konserleriniz devam edecek mi?

Evet gidebildiğimiz kadar şehire gitmeyi planlıyoruz.

- Aydınlık okurlarına son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Konserlerimizin bir çıkış şarkısı var. Sözleri bana, bestesi Timur Selcuk’a ait. Şarkımızın son cümlesi: “Aydınlık yarınlara!” Hepimiz için dileğim budur!

TÜSAK’A ATATÜRK’LÜ YANIT

- Bir yeni Türkiye söylemi var. Bu yeni Türkiye’de sanata nasıl bakılıyor? TÜSAK yasa tasarısı gündemde...

Tiyatro, bale, opera halkı uygar ülkeler seviyesinde tutan sanat dallarıdır. Buna edebiyat ve resmi de eklerseniz işte o zaman sosyal algılar tam olur. Ve bu kararın kabul edilmesi ihtimalini düşündüğümde aklıma bir tek Atatürk’ün sözü geliyor; “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarları kesilmiştir” demiş.

Ufuk Ebru Döleneken


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.