Haziran geri çekilince o eski virüs kanınıza girdi

Size hala çağrımız var: Zor olsa da hakikate bağlı kalın. O büyük yalnızlığınızın, dar örgütlersel ilişkilerin kurbanı olmayın. Yeriniz sınıfın yanı, yeriniz Türkiye’nin bağımsızlığını esas alanların, Haziran’ın yanı....

Haziran geri çekilince o eski virüs kanınıza girdi
11 Mayıs 2014 Pazar 15:32

beyazitvegercek

Yazık size, İstanbul Üniversitesi’nde ellerinizde soda şişeleri saldırdınız. Anlaşılan o ki “ gerçek ifadeye” kavuşturma süreci yürürlükte. Taksim-Kadıköy eksenli tartışmaları bahane etmeyin. Saldırı kararını veren, zamanı seçen siz değildiniz. Karar aylar önce taşeronlukla övünen merkezden verilmişti. Hiçbir slogan, gerekçe pratikte yanına düştüğünüz kuvveti değiştirmez. Sizin adınıza, halk mücadelesi adına üzülüyoruz. Ne acıdır ki saldırarak bir vesile olarak geçtiniz kayıtlara.
***       
Sizi dizayn edenler;  MİT ile ortak proje yürütüp teşekkürlerini gizlemeyen, Haziran’a köpüre köpüre darbeci diyen, AKP’yi korumakla övünen adamlar. Siper yoldaşlarınızı iyi tanıyın. Onlar sizi iki gündür en üst perdeden tehdit edenler, sizi devlet partisi olmakla, CHP’ye çalışmakla, geleneğinize ihanet etmekle suçlayanlar. KESK yönetimlerinde arkanızdan dolap çevirenler, “teşhir edeceğiz” diyenler.
 ***
 Bu teşhir etme meselesini iyi bilirsiniz. Önce Atılım gibi o meşhur bileşenlere yazdırırlar. “Yolunuz yol değil” diye parmak sallarlar. Ardından açıklamalar gelir. En nihayetinde o meşhur teşhir gelmeye başlar. Ya boyun eğersiniz ya da dik durursunuz. “Anlamazlıktan” gelme, şaşırma, esası kaçırıp üsluba odaklanma fayda etmez. Arafta kalmak kaderinizi değiştirmez. Bunları bildiğiniz için yalpaladınız. En yüksek sesle siz bağırdınız, göğsünüzü gere gere TGB’ye saldırdığınızı ilan ettiniz.

***
Ne oldu peki? Gerçekten TGB’yi halktan koparabilir misiniz? Bunu başarabilir misiniz? Bir süre daha stant açarız, afiş asarız diye mi rahatladınız? Saldırıdan sonra ellerinizi ovuşturup çay içtiniz mi? Gladyo ile pazarlıklar nasıl yürüyor diye sordunuz mu, İslam konferansında başarılar dilediniz mi? Uzak kaderiniz biraz daha ötelendi diye rahatladınız mı? Kimlerle birlikte, kime karşı sopa salladınız şimdi? Böyle ilke olur mu?
 ***
Tekel direnişinde nöbet tutanlara, Yatağan’a omuz verenlere, Dikmen’de halka siper olanlara, Suriye’deki teröristlerin uzantılarına aman vermeyenlere, bağımsızlık yürüyüşü düzenleyenlere, Amerikan askerlerine çuval geçirenlere, Haziran’da barikat kuranlara saldırdınız.  Abdocan’ı bilirsiniz. Antakya sokaklarında mücadele ederken şehit düşen TGB’li yiğit kardeşimiz. Resimlerini taşıyorsunuz hani. Beyazıt’ta bağımsızlığı ve antiemperyalizmi esas alan 19 Mayıs çalışmasına nasıl hevesle sarılırdı. Siz de siper yoldaşlarınızla “faşist” diye taşlardınız. Beyler! “O çocuklar bize bakıyor “ diye afiş hazırlamak bir ödev yüklemeli herkese. Bu hukuku nasıl bir anda çiğnediniz? Haziran geri çekilince o eski virüs kanınıza girdi. Halk hareketi sönümleşince maceracılık peydah olur. Amerika’yı bir daha keşfetmeye gerek var mı? Yaşanan budur.
***
Size hala çağrımız var: Zor olsa da hakikate bağlı kalın. O büyük yalnızlığınızın, dar örgütlersel ilişkilerin kurbanı olmayın. Yeriniz sınıfın yanı, yeriniz Türkiye’nin bağımsızlığını esas alanların, Haziran’ın yanı. Hırsıza su taşıyanlarla, ‘Gülen’i en iyi ben anlarım’ diyenlerle yan yana düşmeyin. Denildiği gibi tarih insanın fotoğrafını bir kere çekiyor, gözünüz kapalı değil gerçek ifadenizle çıkın.

Gökhun Göçmen


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.