Gül kokulu toprağında -(TAMAMI)

Gül kokulu toprağında -(TAMAMI)
30 Mayıs 2013 Perşembe 17:26

Isparta’nın çiftçi kızı Nazmiye Şener 21 yıl önce göçtüğü, gül kokulu baba toprağına döndü.

İslamköy’ün güzel kızı Nazmiye Şener’i köyün akıllı yüksek okulları, devirmiş delikanlısı Süleyman Demirel’le everdiler.

Nazmiye Şenel, Demirel’in annesi ile genç kızlığında çeşmeden birlikte su taşımışlar. Demirel, Teknik Üniversite’nin Baraj Mühendisliği bölümünü birincilikle bitiriyor. Köyünün kızı Nazmiye Şener’le evleniyor.

Nazmiye Demirel, hep eşinin bir adım gerisinde ve sevgisiyle bir adım önünde duruyor. Hiç kırılmadan, hicranlı bir söz, bir bakışı birlikte oldukları zamana katmadan 65 yılı deviriyorlar.

Demirel iniyor çıkıyor, düşüyor kalkıyor kaplumbağa adımıyla Çankaya’ya varıyor. Nazmiye Demirel, her düşüşte görevde önde koşan, keyifli günlerde mevzisine çekilen bir Anadolu kadını. Nazmiye Hanım, geleneksel örfleri koruyarak zirvelerde eşinin omuz başında bir tüy kadar hafif durmasını bilmiyor, başarıyor.

5 kez Nazmiye Ana’nın Isparta’da kızarttığı böreği yemiş bir gazeteci olarak bu kez son yolculuğuna uğurlamak için yine o gül kokulu topraklardayım.

Demirel 65 yıllık can yoldaşını uğurlarken yüzündeki çizgiler boşluğa akıyordu. Ve Nazmiye Hanım baba toprağına dönerken Demirel bir boşluğun rüzgarında savruluyordu ya da bana öyle geldi.

‘Seni unutmayacağız Nazmiye Teyze’

- Cenaze namazı sırasında oturması için tabutun önüne konulan koltuğun kaldırılmasını isteyen Süleyman Demirel, korumasının kolunda ayakta durarak cenaze namazını kıldı.

- Namazı Dinayet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz kıldırdı.

- Isparta’daki Nazmiye Demirel Ortaokulu öğrencileri, ‘Seni unutmayacağız Nazmiye Teyze’ yazılı döviz açtı. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir grup öğrenci de üzerlerinde kırmızı penye ve ellerinde kırmızı güllerle törene katıldı.

- Süleyman Demirel, mezarın ayak ucuna konulan koltukta İslamköy Koca Mezarlığı’ndaki defini izledi. Demirel, korumaları tarafından kendisine verilen siyah bir mendil içinde sunulan bir avuç toprağı mezara serpti. Ayrıca, Adana’dan yakın bir aile dostunun getirdiği bir kova dolusu toprak da mezara döküldü.

‘Türkiye’nin araba kullanan ilk kadınlarından birisiydi’

Lider eşi olmak, öyle kolay taşınabilecek bir yük değildir.

Büyük sorumluluktur.

Bizim tarihimizde hem rezil edenler, hem vezir edenler oldu.

Başkalarının tarihinde ise giyotine götürenler, silah mangasının önüne koyduranlar.

Mari Antuanet gibi!

Elena Çavuşesku gibi.

Nazmiye Demirel, eşini her platformda hakkiyle temsil eden bir Anadolu kadınıydı.

Mevhibe İnönü gibi,

Reşide Bayar gibi,

Berrin Menderes gibi..

Hepsini rahmet ve saygı ile andığımız bu lider eşleri, eşlerinin yanında olmanın ve yürümenin ötesinde ne çalınmış, ne zorla ile elde edilmiş bir “first lady” yetkisi kullandılar.

Bilmiş edalarıyla çeşitli toplantılarda boy gösterip başkalarının yazdıkları metinleri heceleyerek kendilerini gülünç duruma da düşürmediler.

Ne vali tayin ettiler, ne Bakan görevden aldırdılar.

“Ah bu da çok güzelmiş, ama paramız yetmez ki...” numaralarına yatıp ensesi kalın hatır avcılarından mücevher söğüşlemediler.

Hanımefendi olmayı tercih ettiler, hanımefendi olarak tarihteki yerlerini aldılar.

Kimse onları bir devlet işinin, ya da bir ihalenin içinde, ya da arkasında gizlenmiş olarak bulmadı.

Nazmiye Demirel, işte böyle bir lider eşiydi.

Süleyman Demirel gibi hayatı tozlu yollarda geçen, altı defa gidip, yedi defa gelen bir liderin eşi olmak kolay değildi.

Nazmiye hanım, bu çileyi en zor yönleriyle yaşayan ve çeken bir kadındı.

Mehmet Necati Güngör Nazmiye Demirel’i şu özellikleriyle hatırlıyor:

Eşi Cumhurbaşkanı olduğunda Köşk’ü değil, evini istedi.

Türkiye’nin araba kullanan ilk kadınlarından birisiydi.

Kibirli değil, alçak gönüllü idi.

Gösterişten, masraftan hep kaçındı.

Evinin mutfağıyla, köşkün mutfağını ayrı tuttu.

Köşk’te özelikle günlük kullanılan eşyaların hayli yıpranmış olması nedeniyle “Kumaş beğenin yüzlerini değiştirelim” önerilerini, “Hayır, bunların tarihi değeri var, hem masrafa da girmeyelim” diyerek geri çevirdi.

Sadece üzerlerine kılıf geçirterek kullandı.

Demirel yaşadıklarını kitaplaştırdı

Cami avlusunda beni çok mutlu eden bir şey öğrendim. Süleyman Demirel, Türkiye’yi yönetirken yaşadığı bütün olayları, hesaplaşmalarını kitaplaştırmış. 14 cildin 12’si basılmış. 2’si daha basılacak. Kitaplar ölümünden sonra dağıtılacak.

Parçaladılar

Başbakan Erdoğan’ın gönderdiği çelenk bir vatandaş tarafından parçalandı. Kırılan çelenk acilen kaldırıldı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.