Grevden dönüş yok -(TAMAMI)

  Aslında THY grevi bundan 1 yıl önce olabilirdi. Ama AKP hükümeti, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri tam grev aşamasına geldiğinde havacılık iş kolunda grevi yasakladı....

Grevden dönüş yok -(TAMAMI)
11 Mayıs 2013 Cumartesi 18:59

 

Aslında THY grevi bundan 1 yıl önce olabilirdi. Ama AKP hükümeti, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri tam grev aşamasına geldiğinde havacılık iş kolunda grevi yasakladı. Grev yerini özverili çalışmamaya bıraktı ve bu eylem sonucunda 305 THY çalışanı işten atıldı. Hava-İş Sendikası grev başlatamasa da 305 üyesi adına direniş başlattı. Bu direniş sırasında grev hakkı geri alındı, işe iade davaları kazanıldı ve TİS süreci 24. dönem için yeniden başladı. 15 Mayıs Çarşamba günü saat 03’te başlayacak olan grev ve 347 gündür süren direnişle ilgili Hava-İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin’le görüştük. Ayçin, AKP hükümetinin ve THY Yönetimi’nin greve ilişkin yapabileceklerini ve sendika olarak kendilerinin hazırlıklarını Aydınlık’a anlattı.

Sancılı süreçten sonra alınan bu grev kararını 15 Mayıs’ta uygulayacaksınız. Bu kararı geriye doğru değerlendirirseniz, AKP iktidarı öncesi ve sonrasında THY’de yönetim politikalarında neler değişti?

- Bizim özellikle 346 gündür süren direniş ve THY’de 24. dönem TİS görüşmelerimizin grev aşamasına gelmesi aslında bir sonuç. Bugün neler oluyoru anlayabilmemiz için AKP iktidarının geriye dönük 10 yıllık iktidarının özellikle çalışma yaşamıyla ilgili neler yaptığına bakmak lazım. Çünkü bugüne kadar çıkarılan yasa, yönetmelik, tüzük, uluslararası anlaşmalar, anayasa da içerisinde olmak kaydıyla, mevcut haklarda geriye giden hatta kısmen ortadan kaldıran kayıplar dizisi söz konusu. Özellikle THYyönetim kurulu işbaşı yaptıktan sonra öncelikle sendika ile uğraşmak ihtiyacı hissetti. Geriye baktığımızda bizim AKP iktidarının atadığı THY yönetiminde hiçbir TİS’imiz normal süresinde başlamadı ve normal seyri içerisinde bitmedi. Normal bir sözleşme süreci içerisinde anlaşmazlığı kabul edebiliriz ama bu kadar geciktirilmiş bir süreci anlamak güç. Buradan da iktidar partisinin Hava-İş Sendikası’na ve çalışma yaşamında sendikalı işçiye nasıl baktığını anlamak mümkün. Biz Türkiye’de hava taşımacılığı iş kolunda örgütlü tek sendikayız. Yetkili olduğumuz toplu sözleşme yetkisi açısından yasalarla tescil edildiği gibi yapılan itirazlar sonucunda da mahkemelerin kararlarıyla da tescil edildi. Varsayalım ki işveren olarak bir dönem itirazda bulunmuş olabilirsiniz ama bir sonraki dönem mahkeme kararlarına rağmen itiraz etmek süreci çözümsüzlüğe götürmekten, sendikayla üyesini karşı karşıya getirmekten, çalışanların haklarını geriye götürmekten başka bir şey ifade etmiyor. Yani neresinde bakarsanız bakın, iktidarın çalışanlara sendikalara yönelik bir saldırı, yok etme politikası ve anlayışı içerisinde olduğunu görürsünüz.

‘Eğer istenirse grevsiz çözülür’ Bugün durum nasıl?

- Bugün geldiğimiz noktada aslında sorun greve götürecek, grevle çözülecek bir sorun değil. Eğer istenirse 305’in işe iadeleri konusunda işverenin elini güçlendirecek hukuki ve yasal zemin mevcut. Daha önce yaptığımız görüşmelerde eğer iş mahkemeleri işe iade karaları verirse işe iade edeceğiz demişlerde, bu sözlerinin arkasında durmadılar. Yargıtay kararlarını da gördüler yine sözlerinin arkasında durmadılar. TİS’e gelince buna ilişkin bizim 24 maddelik taleplerimiz var. Temel maddelerimiz bunlar. Bunun bir tanesi ücretle ilgili madde. Şimdi toplu sözleşmede bizim uçucu arkadaşlarımızın bir takım hakları sözkonusu. Ancak yetki itirazlarının yapıldığı ve bizim yetkisiz kılındığımız dönemlerde işveren bu maddeleri kendi çıkarlarını gözeterek değişikliğe uğrattı. Biz bu standartların artık uluslararası normlara uygun olarak, TİS güvencesine alınmasını istiyoruz. Bir diğer nedenide Türkiye’de bir sivil havacılık yasası yok. O nedenle bizim uçucu arkadaşlarımız eğer TİS’le iş yasasasına ilişkilendirilmiş bir hak elde etmemişse borçlar yasası kapsamında alacak verecekleri değerlendiriliyor. Bizim TİS’teki bir madde nedeniyle uçucu arkadaşlarımız çalışma yasasında faydalanabiliyorlar. Bunun yanında enflasyon rakamları yüzde 12’lerde dolaşırken, yıllık yüzde 6’lık bir ücret artışı bizim üzerinde konuşmaya bile gerek görmediğimiz bir rakam. Sözleşmenin grev aşamasına gelmesindeki nedenlerden biri de işverenin sadece ücret artışı konusunda yüzde 3 ücret artışı önerip, 24. dönem sözleşmesinde değişiklik öngördüğümüz maddeleri kabul etmeyip, diğer maddelerin de eski sözleşmedeki gibi kalması yönünde ısrar etmesi ve 305 arkadaşımızın yargı karalarına rağmen iş başı yapmalarının kabul edilmemesidir.

305 kişi THY tarafından işe alınacak denilirse TİS’i tüm diğer anlaşamadığınız maddelere rağmen imzalar mısınız?

- Hayır. Bir defa mahkeme kararlarına uyulması durumunda bizim uçuş güvenliği ve emniyeti açısından arkadaşlarımızın çalışma şartlarının düzenlenmesi ve ücret konusunda Türkiye’deki enflasyon rakamlarınında altında kalan ücret teklifine evet demeyi düşünmüyoruz. 305 arkadaşımızın işe iadesi zaten yapılan bir hatanın telafi edilmesi. Zoraki yasadışı yöntemlerle arkadaşlarımızın ellerinden alınan haklarının kendilerine iadesidir. Bunun iade edilmesi bize herhangi bir lütuf olarak verilmeyecek. O nedenle adalet yerini bulacaktır.

‘24 saatimiz üyelerimizle geçiyor’

Hava-İş Sendikası greve ne kadar hazır? Yani işveren tarafından gelebilecek olası müdahalelere karşın hazırlıklarınız var mı?

- Grev başlı başına bir sonuç ama olasılıklara karşın biz her türlü önlemi aldık. Hukuk büromuz yapılacak bir erteleme ve yasadışılık durumunda yasal işlemi başlatacak dilekçelerin hazırlanmasına kadar bir dizi hazırlığını tamamlamış bulunmaktadır. Üyelerle yapılan yüzyüze görüşmelerle tartışmalarla, üyelerimizin kafasındaki sorular bir bir aydınlatıldı. İşverenin aslı astarı olmayan gerçek dışı beyanlarıyla yaratılmak istenen kaos ortamı lehimize dönüşmeye başladı. Grev sabahına kadar 24 saati işyerlerinde geçiriyoruz. Biz 15 Mayıs sabahına kadar gelişme olmaması durumunda üyemizin katılımı ve sahiplenmesiyle grevimizi başlatacağız. Anlaşma ortamı söz konusu olursa oturur görüşürüz, ikna olursak da, greve gerek duymadan da TİS’i masada imzalar bitiririz. Biz olabilecek her türlü ihtimali göz önüne alarak hazırlıklarımızı tamamladık. 15 Mayıs sabahı 03’ü bekliyoruz.

‘THY yönetimi insan reflekslerini yok ediyor’

Grev engellenirse ne olur?

- Facia olur. Bizim işimiz çok sıradan bir sanayii sektörü değil. İnsan reflekslerinin son derece önemli ve ön planda olduğu bir işkolu. Eğer herşeyi tamamen siyasi kimliğinizin size tanıdığı haklara dayanarak yaparsanız, dayatmacı tavır içerisinde yaparsanız, bu reflekslere zarar verirsiniz. Bu da uçuş emniyeti ve güvenliğinin ortadan kalkması demektir. Yıllardır yapılan iş kolu itirazlarıyla, TİS itirazlarıyla hukuk tanımaz kurallarla uluslararası kurallara uygun olmayan çalışma şartlarına insanları zorlayarak, işten attığınız 305 kişinin içerde yarattığı endişe ve tedirginlikle, TİS’i ihlal ederek yarattığınız boşlukta yaptığınız baskıcı ve çağdışı yöntemlerle oluşturduğunuz ve bozduğunuz dengeleri patlama noktasına getirdiniz. Böylesi bir uygulama ile patlamaya hazır el bombasının pimini çekmiş olursunuz. İçerde çalışanlarla yüzyüzeyim. Her biri barut fıçısı gibi. TİS’in gidişatıyla ilgili, grevin getirip götürecekleriyle ilgili, baskıların ve tehditlerin artması sonucu insanlar bedensel ve zihinsel normal reflekslerini kullanamaz durumdalar. Bu sisli ve bulutlu ortamın bir an önce dağıtılması lazım. Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ama işverenin yaptığı tek taraflı açıklamalar sonucunda içerdeki tansiyon yükseliyor. Kör inatlaşma çözümsüzlüğe götürür. İstemediğimiz sonuçlarla karşı karşıya kalırız. Başından beri hukuk, yasa ve meşru zeminlerde haklarımıza saygılı olun diyoruz. Aksi taktirde ortaya çıkacak sonuçtan işveren sorumlu olacaktır.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Grevden dönüş yok

Hava İş Sendikası cumartesi eylemlerinin sonuncusunu yaptı. Grev kararından dönülmeyeceğini vurgulayan Hava İş Sendikası Genel Başkanı Atilay Ayçin, “Topunuzla, tüfeğinizle, polisinizle gelin. THY kaptanıyla, pilotuyla, teknisyeniyle, hostesiyle uçmayacak” dedi.

İşten atılan 305 THY işçisi için 348 gündür direnişini sürdüren Hava İş, dün Taksim Galatasaray Meydanı’nda eylem yaptı. Çok sayıda siyasi parti, kitle örgütü ve sendika da direnişin bu son cumartesi eyleminde Hava İş’e destek olmak için Taksim’e geldi. Taksim’de yürüyüşün yasaklanmasının ardından polis alanda yoğun güvenlik önlemleri aldı. Hava İş’e ait otobüslerin durdurulması nedeniyle diğer örgütler alanda uzun süre bekledi.

Yaklaşık 1 saatlik bekleyişin ardından Hava İş üyeleri, “Emekçiye değil çetelere barikat”, “Faşizme teslim olmayacağız”, “Direndik, kazandık, sıra işe dönüşte” sloganları atarak meydana girdi.

‘Hakkımızı alana kadar sürecek’

Burada basın açıklaması yapan Atilay Ayçin, THY yönetiminin 5 aydır masaya oturmayı reddettiğini belirterek, “Bu devletin bakanı THY yönetiminin yanındayım derken o işçilere kim sahip çıkacak? Siz kimin bakanı, kimin hükümetisiniz? Grevi kırmak isteyenlere Çarşamba günü göstereceğiz. Grev istediklerimizi alana kadar sürecek. Dönüş yok” diye konuştu. Birlik olma çağrısı yapan Ayçin şöyle devam etti: “Hava İş grevi 1 yıl önce Türkiye çalışanları arasında bir kıvılcım çaktı. 2. kıvılcımı çakıyoruz. 2013-2014 kader yılıdır. Gelin birlikte duralım. Türkiye’nin ezilen halkları birarada güçlü bir direniş sergilemeliyiz. Sahte barış söylemleriyle avunmayalım.”

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.