Gönüllü değil şer koalisyonu -(TAMAMI)

Nüzhet Kandemir Davutoğlu’nun son günlerde çağrıcısı olduğu ‘gönüllü ülkelerle Suriye’ye girme’ fikrini tehlikeli bularak “Başımıza büyük felaketler açar” dedi

Gönüllü değil şer koalisyonu -(TAMAMI)
26 Ağustos 2013 Pazartesi 18:54

Davutoğlu’nun Suriye’ye “gönüllü ülkeler dediği” Haçlı kuvvetleriyle savaş başlatma planını emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir’e sorduk. Kandemir, Türkiye’nin bundan önce Irak savaşında kurulan “gönüllü işgal” ülkeleriyle hareket etmesinin yaratacağı sonuçları Aydınlık’a anlattı.

Kandemir, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun “gönüllü ülkeler koalisyonu kurulması ve Türkiye’nin de buna katılması” önerisini değerlendirdi.

“Son derece olumsuz bakıyorum bu meseleye” diyerek sözlerine başlayan Kandemir, 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nı anımsatarak, “Hatırlayacaksınız bu baba Bush, elinde büyük bir imkân varken Saddam’ın üstüne gitmedi ve Kuveyt’ten geri çekildi. Bunun asıl nedeni, BM Güvenlik Konseyi’nin herhangi bir yetki kararı olmamasıydı. Son derece akılcı bir davranıştı” dedi.

Felakete yol açar

Hükümetin yaklaşımını eleştiren Kandemir, şu uyarıyı yaptı: “BM Güvenlik Konseyi’nden herhangi bir karar çıkmadan böyle bir gönüllüler koalisyonu uydurması adı altında Türkiye’nin oraya el atması, çok büyük felaketleri de ileride başımıza getirebilecek karakterdedir diye düşünüyorum.”

Gönüllüler koalisyonu kurulmasına ilişkin bir uluslararası hukuk bilmediğini dile getiren Kandemir, “Üçüncü bağımsız BM üyesi, üçüncü bir ülkeye silahlı müdahalede bulunabilmek için etrafına üç beş tane gönüllü adı altında ülkeyi de alıp bu müdahaleyi de yapmak için yetki veren herhangi bir uluslararası kanun, hüküm ya da BM kararı hatırlamıyorum” görüşünü dile getirdi. Kandemir şu görüşleri dile getirdi:

Rusya ve Çin’e karşı

“Bizimki ne diyor, ‘BM kararı olmasa dahi’ diyor. Rusya BM Güvenlik Konseyi’nden bir karar çıkmasını engelliyordu. ‘Öyle bir karar olmadan da ben müdahale edeceğim’ demek, ‘Rusya’ya Çin’e ve benzer ülkelere karşı, ben bu hareketin içinde olacağım’ demektir.”

Bunun sonuçları son derece ağır olabileceğine işaret eden Kandemir, “Uluslar arası toplumun desteğini arkasına almadan böyle bir müdahale kararı, yarın öbür gün işler ters döndüğünde, açık kapı bırakmayacak bir karardır” dedi.

Kimyasal gerekçesi

Kandemir, kimyasal silah kullanıldı yönünde bir gerekçenin kullanılabilmesi için de BM Güvenlik Konseyi’nin devrede olması gerektiğine vurgu yaptı ve “Kimyasal silah kullanıldı gibi bir gerekçeye bağlanabilmesi için işin, BM heyetinin ‘evet kullanılmıştır, Suriye hükümeti tarafından kimyasal silah’ diye rapor vermesi lazım. BM heyetine Esad yönetimi, izin verdi. Gidin, gerekli incelemeleri yapın dedi. BM heyetinin bu incelemelerini bitirip nihai raporunu vermesine ve bu raporun da BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmasına değin, söylenecek bütün sözler havada kalmaya mahkum olur” diye konuştu.
Kandemir, “Bu bizi savaşa sokmak gibi bir durum olur ki, gerçekten neticesi fevkalade vahim, olur, ben bundan fevkalade tedirginlik duyarım” görüşünü dile getirdi.

Cemil Çiçek de savaş dedi!

TBMM Başkanı Cemil Çiçek’ten, “savaş” çağrıları yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na destek geldi. Suriye’ye müdahaleye ilişkin, “Ya devlet başa ya kuzgun leşe” ifadesini kullandı. Çiçek, “Katliam karşısında BM Güvenlik Konseyini, BM’den doğan sorumluluklarını artık yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi.

Birçok devlet ve uluslararası örgütlere TBMM Başkanı olarak bir mektup yazmaya karar verdiğini ifade eden Çiçek, şunları söyledi:

“‘Ya devlet başa ya kuzgun leşe’ derler. Eğer uluslararası kuruluşlar bu insanlık dışı gelişmelere, bir çözüm bulamazsa korkarım ki başta terör örgütleri olmak üzere pek çok fiili durumlarla karşı karşıya kalacaklardır.”

Daha önceki tezkerenin geçerli olup olmayacağı sorulan Çelik, “İşin bu noktasında değilim. Günü geldiğinde bir şey olacaksa Türkiye kendi haklı çıkarları doğrultusunda demin söylediğiniz çerçevede bölgede barış ve istikrar sağlanması noktasında üzerine düşen görev neyse onu yapacaktır. Bunu Meclis’te tartışır, kamuoyunda tartışır, iktidarı muhalefeti görüşlerini beyan eder, inşallah sonuçta hayırlı bir karara varılır ama iş o noktaya gelmeden keşke mücadele bitse” dedi.

Davutoğlu: Sıfır sorun derken halklardan bahsettim

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “komşularla sıfır sorun” politikasıyla ilgili de keskin bir dönüş yaptı. Davutoğlu, “Biz, ‘komşularla sıfır sorun’ derken, oradaki ‘halklarla sıfır sorun’ dedik” dedi.

Sakarya’nın Akyazı İlçesi’nde konuşan Davutoğlu şunları söyledi: “ Gece ben belli bir vakitte telefon diplomasisi yaparken bir taraftan fotoğraflara bakıyordum. Yüreğimiz dayanmaz. Eğer biz bugün Suriye’ye sahip çıkmasaydık, torunlarımızdan biri gidip, Suriye halkından özür dilemek zorunda kalırdı. Biz, komşularla ‘sıfır sorun’ derken, oradaki halklarla ‘sıfır sorun’ dedik, oradaki diktatörlerle değil. Eğer o diktatörler bizim anlayışımız içinde davranmış olsalardı bugün başlarına bu felaketler gelmezdi.”

Rusya ABD’yi uyardı: Tarihi hata yapma!

Rusya ABD’ye Suriye’ye askeri baskı yapmaktan kaçınması ve “tarihi bir hata yapmaması” yönünde uyardı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile önceki gün yaptığı telefon görüşmesinin sonuçlarını dün Moskova’da düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Batılı ülkelerin Suriye’yi askeri müdahale ile tehdit etmesinin Lough Erne’de gerçekleştirilen G8 zirvesinde varılan mutabakatla çelişen bir tutum olduğunu belirten Lavrov, “Zirvenin sonuç bildirisinde Suriye’den kimyasal silah kullanımına ilişkin gelecek her türlü bilginin son derece dikkatli bir şekilde ve profesyonelce soruşturulacağı açık bir şekilde yazılıdır” dedi. Lavrov, söz konusu soruşturmalarının sonuçlarının ise Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından sunulması gerektiğinin altını çizdi.

Histeri dalgası

Lavrov, Suriye Hükümeti tarafından kimyasal silah kullanıldığı iddiasıya Suriye konusunda bir siyasi cepheleşme ve histeri dalgası pompalandığına işaret ederek, “Söz konusu bahane kullanılarak bugün bölgede Esat rejimine karşı kullanılmak üzere devasa boyutlarda silah ve mühimmat sevkiyatları gerçekleştirilmekte ve ilgili bölgelerde depolanmaktadır” diye konuştu.

Washington, Londra ve Paris’te Suriye Hükümeti tarafından kimyasal silah kullanıldığı yönünde inkâr edilmez kesin kanıtların bulunduğu yönünde konuşmaların resmi düzeyde dile getirildiğini ifade eden Lavrov, “Fakat bu kanıtları bir türlü gösteremiyorlar” diye ekledi.

Şam’ın Doğu Guta bölgesinde 21 Ağustos’ta yaşananlarla ilgili olarak yöneltilen soruya verdiği yanıtta, Lavrov, dünya kamuoyunun BM’nin kimyasal silah uzmanları tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçlarını beklemesi gerektiğini ifade etti. Lavrov, “Tam da kimyasal silah uzmanlarının çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde, ülkedeki savaşta avantaj hükümet güçlerinden yanayken ve Rusya ve ABD’nin Cenevre-2 Konferansı’nın hazırlık görüşmesi yapacağı sırada ülkede kimyasal silah kullanmasının kesinlikle Suriye Hükümeti açısından ne politik ne de askeri bir yararı olmadığını düşünüyorum” dedi.

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.