Gizlice İsrail’e gitmiş -(TAMAMI)

İran kaynaklarından ilginç iddia

Gizlice İsrail’e gitmiş -(TAMAMI)
27 Mart 2013 Çarşamba 19:15

Davutoğlu 3 ay önce İsrail’deydi

Türkiye ile İsrail arasındaki ‘özür’ gelişmesinin perde arkasına ait yeni bilgiler var. İran kaynaklarına göre, Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Brüksel üzerinden gizlice İsrail’e gitti ve özür pazarlığı yaptı

Aynı kaynaklara göre de, ‘açılım’ ve ‘özür’ birbiriyle bağlantılı. Amaç Suriye ve İran üzerindeki baskıyı artırmak, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarına Rusya’nın müdahil olmasını önlemek

Ancak Tahran’daki kaynaklar, Suriye ve İran’a dış müdahale de, Irak ve Lübnan’da iç savaşa gidebilecek bir süreç de beklemiyor. Çünkü, ‘bölgesel güç dengesi’ Batının aleyhine

 

Zaten sürekli çalkalanan Türkiye gündemi, Nevruzdan beri daha da ısındı. Kürt “açılımı” ve “İsrail özürü” iç içe geçti. Sadece Türkiye’yi değil, doğu ve güneyimizdeki bütün komşularımızı içine çeken tek bir süreç yaşanıyor gibi.

Komşu başkentler de işin farkında. Kendi ülkelerindeki gelişmeleri Türkiye’de yaşananlarla bağlantılı ele almak, en doğal metod onlar için de.

Örneğin Tahran. Nevruzla başlayan yeni yıl tatiline rağmen Tahran’daki “masa”lar değil tatil, fazla mesai yapıyor adeta.

Önce bir haber. İran kaynaklarına göre Tel Aviv’den gelen “özür” telefonu, ABD Başkanı Barack Obama’nın ziyaretiyle başlayıp kotarılan bir hamle değil. Çok öncesi var. Türk ve İsrail diplomatları arasındaki “barışma” mesaisi hep sürmüş.

Davutoğlu 3 ay önce gidiyor

Dahası, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da fiilen devreye girmiş. İran tarafının iddiasına göre Davutoğlu, Brüksel üzerinden gizlice İsrail’e gidiyor. 3 ay kadar önce.. ‘İsrail-AKP barışması’nın ayrıntıları ele alınıyor Tel Aviv’de. Obama’nın yaptığı son rötuşları yapmak oluyor.

Davutoğlu’nun İsrail tarafıyla doğrudan temas kurması bu gizli ziyaretle sınırlı değil aslında. 2010 Haziran ayı sonunda yine Davutoğlu, dönemin İsrail Ticaret Bakanı Binyamin Ben Eliezer’le Brüksel’de gizlice buluşmuşlardı. 1 Temmuz 2010 tarihli gazeteler bunu “ilginç bir gelişme” olarak duyurmuştu.

Ruslar Doğu Akdeniz’e girmesin

Türkiye’de “özürlü” gelişmenin siyasi yönleri üzerinde duruldu daha çok. Şaşırtıcı ama İranlılar İsrail’in “özür” dilemesinin altyapısını hazırlayan etkenlerin ilk sırasına “gaz”ı koyuyor. Malum, Kıbrıs karasuları ve İsrail açıkları dahil Doğu Akdeniz’in aynı zamanda bir doğal gaz deryası olduğu belirlendi yeni yeni.

İşte İran tarafına göre ABD, Rusya’nın, Güney Kıbrıs üzerinden, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarına müdahil olmasından çekinmiş. Türkiye-İsrail küskünlüğü Rusya’nın işini kolaylaştırıyormuş çünkü. Tabii ABD açısından..

İngilizler de İranlılar gibi düşünüyor olacak ki, Financial Times gazetesi de doğal gaz konusunu başyazısına taşıdı önceki gün.

İran ve Suriye’ye müdahale mi?

Peki, “açılım” ve “özür”, Suriye ve İran’a müdahalenin önünü mü açtı acaba? Buna, hükümet krizinin çıkarıldığı Lübnan ile hükümetin düşürülmek istendiği Irak’ta Suriye benzeri bir içsavaş mı çıkarılmak isteniyor sorusunu eklemek mümkün.

İran kaynakları aşırı rahat. “Hayır” diyorlar, “kesinlikle mümkün değil!”

Niye?

Cevaplarından kısa başlıklar verelim:

Suriye’de durum, Batı kampının aleyhine gelişiyor. Beşar Esad hem ülkesinde, hem de dünya kamuoyunda güçleniyor. Öyle anlaşılıyor ki, kriz 2014’teki başkanlık seçimine kadar sürecek.

İran’a saldırmaya kalkarlarsa ne olacağını, Rehber Hamaney son Nevruz konuşmasında, onların iyi anlayacağı şekilde söyledi: “Tel Aviv ve Hayfa’yı yerle bir ederiz.” Bu, sıradan bir uyarı değil. Hesaba kitaba dayanıyor. İsrail de bunun farkında.

Lübnan ve Irak’ta güçler dengesi açık ara aleyhlerine. Büyük hamle yapacak güçleri yok.

PKK’nın Irak ve özellikle İran’a karşı tetikçi olarak kullanılmasına gelince. Dedikleri şu:

“Türkiye ve ordusu güçsüz olduğu için değil, özgür olmadığı için PKK’yı ezemedi. İran ise hür bir ülke. PKK, tetikçilik yaparsa ezeceğimizi bilir.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.