‘Gelenler Atatürkçü, biz de bu milletin ordusuyuz!’ -(TAMAMI)

Askeri hastane yaralı yurttaşlara kapısını açtı

‘Gelenler Atatürkçü, biz de bu milletin ordusuyuz!’ -(TAMAMI)
05 Haziran 2013 Çarşamba 11:06

İstanbul’da dün çatışmaların en yoğun yaşandığı yerlerin başında Gümüşsuyu Caddesi vardı. Polisin saldırılarından dolayı yüzlerce yurttaş yaralandı. Polisin kullandığı gazdan bizler de etkilendik. Gaz maskemiz olduğu halde nefes alamaz hale geldik. Bu durum akıllara günlerdir sosyal medyada tartışma konusu olan “Polis portakal gazı mı kullanıyor?” sorularını akıllara getirdi. Polisin gaz saldırısı o kadar yoğundu ki, biz de çok sayıda yurttaş gibi Gümüşsuyu’ndaki Askeri Hastane’ye sığındık.

Olayların şiddetlendiği Cuma günü, askerle polisin tartışması üzerine gündeme gelen hastanenin, eylemlerde yaralananlara da açık olduğunu öğrenmiş olduk. Asker de gaza karşı “limon tedavisi” kullandı. Belli ki kendileri de bu gazdan etkilenmişti. Eylemcilerin “En büyük asker bizim asker” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları askerleri de etkilimiş görünüyordu.

Askeri hastane yaralı dolu

Kendime gelince, gazeteci olduğumu öğrenen yetkililer, içeriden fotoğraf çekmemem konusunda uyardı. Biz de bu hassasiyetlerine saygı gösterdik.

Hastanenin içi polis şiddetine uğramış genç insanlarla doluydu. Askerler hepsine ellerinden geldiği kadar yardım etmeye çalışıyordu. Polisin attığı gaz bombasının etkisi içeride de hissediliyor. Hastanedeki subaylar, hemşireler, erler hepsi gazdan etkilenmiş durumdaydı.

Subaylar şiddete tepkili

Toplumun bir çok kesminde olduğu gibi subayların da polis şiddetine tepkili olduklarını gözlemledik. Komutanlardan birisi “Emniyet bu insanları düşman olarak görüyor. Burada polisle çatışan çocuklar Atatürkçü, cumhuriyetçi gençler. Polisin yaptığı zalimlik” diye tepkisini dile getirdi. Diğer bir subay da “Biz de eylemci olduk, hergün halkımız gibi bizde gaz yiyoruz” diyerek espri yaptı.

‘Kardeşim alanda ben burada’

Polis şiddetine sadece subaylar değil, erler de tepkili. Erlerden birsi, “Şurada nöbet tutuyorum ama alana gidip, onlar gibi Cumhuriyet’i, Atatürk’ü savunmayı o kadar çok istiyorum ki” diyerek hayıflanıyor. Diğer bir er de ailesini hatırlatıyor ve “Kardeşim alanda direniyor. Ben de burada yaralılara yardım ediyorum. Asker olmasam barikatın en önünde olurum” şeklinde adeta aile içinde görev dağılımını aktarıyor.

‘Her şeyden önce milletin ordusuyuz’

Gelen yaralıların çoğu 18- 20 yaşlarında. Birisi lise üçüncü sınıf öğrencisi. Liseli genç, “Üç gündür buradayım. Cumhuriyet’i savunuyorum, ailem de bana destek veriyor” diye konuştu.

Subaya, “AKP’ye karşı olan insanları tedavi ediyorsunuz, Bu sizin için sorun yaratmaz mı?” diye sordum. Verdiği yanıt yapılan yardımların nedenini açıklar gibiydi:

“Biz her şeyden önce milletin ordusuyuz. Biz her şeyimizi bu millete borçluyuz. Buraya gelen insanlar vatan haini değil. Atatürkçü, Cumhuriyetçi insanlar. Biz de bir hastane olarak görevimizi yapıyoruz.”

Yaklaşık 2 saat kaldığım hastaneden ayrılırken, içeriden çekemediğim fotoğrafı hastanenin acil kapısından çektim. Kapıdaki yurttaşlar, yardım için bekliyordu. Sabaha kadar bu görüntüler devam etti...

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.