Gazetecilerden 'Deniz'lere Özgürlük' çağrısı

Basın camiasının önemli isimlerinden 'kumpas' sonucu hapsedilen Deniz Yıldırım'a destek mesajları yükseldi. Gazeteciler tertiplerle hapsedilen herkesin özgür bırakılmasını istedi Recep Tayyip Erdoğan'ın "akçeli"...

Gazetecilerden 'Deniz'lere Özgürlük' çağrısı
21 Ocak 2014 Salı 16:35

gazeteci

Basın camiasının önemli isimlerinden 'kumpas' sonucu hapsedilen Deniz Yıldırım'a destek mesajları yükseldi. Gazeteciler tertiplerle hapsedilen herkesin özgür bırakılmasını istedi

Recep Tayyip Erdoğan'ın "akçeli" telefon görüşmelerini yayımladığı gerekçesiyle tutuklanan ve 4 yıl 2 aydır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım için gazeteciler "derhal tahliye" istedi.

'Suçu haber yapmak'

Pınar Türenç (Basın Konseyi Başkanı) : En baştan beri söylüyoruz, Deniz Yıldırım'a yapılan çok büyük haksızlık. Deniz Yıldırım sadece gazetecilik saikleriyle hareket etmiş, gazetecilik normları içinde çalışmış, gerçek habere ulaşabilmek için bağımsız habercilik yapmış bir gazeteciydi. Suçu buydu. Tabi bu konumda muhalif olduğu için dikkat çekti. Hem çalıştığı yayının hem de kendisinin duruşu bu iktidar döneminde kabul edilemez bir konuydu. Yargılandı, özel hayatın deşifresi, yalan belgelerin ifşası gerekçesiyle içeri alındı. Tutuklandı. Gençliğinin en güzel yılları elinden alındı. Habercilik uğruna oldu bu. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Deniz Yıldırım ve onun gibi gazetecilik yapmak için bütün ilkeleri kullanarak, halkı haberdar edebilmek uğruna çalışan insanların tutsak edilmesine karşıyız. Basın özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün yok edilmesine karşıyız. Bunun için çaba harcadık. Deniz Yıdırım ve Deniz Yıldırım gibi bütün insanların serbest bırakılıp özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz.

'Derhal serbest bırakılmalı'

Bekir Coşkun (Cumhuriyet gazetesi yazarı): Gerçekten onu anlamakta zorlanıyorum. Şu an, derhal serbest bırakılmaları lazım. Artık telafisi mümkün olmayan bir suç işlendi. Burada mesele aslında hukukun ya da mahkemelerin savcıların meselesi olmaktan çıktı, bir insanlık sorunu haline geldi. Bunu devlet hata yaptığını kendileri itiraf etti. Hala anlaşılmayan bir şekilde içerde tutuluyorlar. Ancak ben artık kimsenin değil, bu toplumun yakasına yapışmak isterim. Bu toplum hâlâ göz yumuyorsa, hâlâ anlamadıysa pes yani! Ne diyelim artık.

Melih Aşık (Hürriyet gazetesi yazarı): Bugün Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davalarda yargılanan ve hüküm giyenlerin adil bir yargılamadan geçmediklerini bizzat iktidar partisi sözcüleri ifade ediyor. Deniz Yıldırım da o yüzden hala hapiste. Başbakan'la ilgili kaseti üretenleri bulamayan veya bildiği halde yakalayamayan yargı, yayınlayan Deniz Yıldırım'ı gözüne kestirdi. Suçu onun üzerine yıktı. Deniz Yıldırım'ın hapiste olmasını gerektiren hiçbir sebep yoktur. İlk günden beri adalet çiğneniyor. Tıpkı diğer davalarda olduğu gibi.

Orhan Bursalı (Cumhuriyet gazetesi yazarı): Deniz Yıldırım'ın yaptığı yayınlar bugün ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla doğrulandı. Yıldırım ve diğer gazeteciler Başbakan Erdoğan'ın yolsuzluk iddialarını yayınladığı için iktidar tarafından rehin alındı. Fakat Türkiye artık bu korku duvarlarının tamamen yıkıldığı ve 12 yıllık bir dönemin hesabının sorulacağı noktasına geldi. İktidar anayasa ve yasaları askıya almış durumdadır.

İktidar emri altındaki polisine, savcıların soruşturma talimatlarını uygulamama emri vermektedir. Cemaate yönelik sürdürülen darbe iddialarının özünde, yolsuzluk ve rüşvetleri gündemden kaldırma amacı yatıyor.

Deniz Yıldırım, yasaları, anayasayı takmayan bir iktidarın kurbanıdır ve hemen serbest bırakılmalıdır. Çünkü onun yayınladığı konuşma belgelerinin benzerleri ile bugün gazete ve internet siteleri dolup taşıyor. Denizlere özgürlük!

Tayyip Erdoğan'ı Fethullahçılar dinledi

Deniz Yıldırım ile birlikte tutuklanan ve Silivri Cezaevi'nde 10 ay aynı koğuşu paylaşan Ulusal Kanal Haber Müdürü Ufuk Akkaya da şöyle konuştu: "Çürüyen sistemin savaşı, dinlemelerin hangi merkez tarafından yapıldığını ve yönetildiğini ortaya çıkarmıştır. Tayyip Erdoğanlar ve Fethullah Hocalar devlet gücünü kullanarak kendilerine bağlı özel örgütlenme kurmuşlar. Sabah Fethullah Gülen'in ses kaydı akşam da Tayyip Erdoğan'ın telefon dinlemeleri sızdırıldı. Erdoğan'a yakın kaynaklar şunu açık olarak söylüyor: 'Başbakan'ı polis ve yargı içindeki cemaat/paralel devlet dinledi.' Bu da bir kumpas itirafıdır, önemli bir olgudur."

Yıldırım'ın aleniyet kazanmış, bütün gaztelere servis edilmiş ses kayıtlarını yayınladığı için tutuklandığını vurgulayan Akkaya, "O gün tutuklama talimatı Başbakanlık'tan verilmişti. Gazeteler, tutuklama haberini 'Ergenekoncular Başbakan'ı bile dinlemiş' başlıklarıyla sunmuşlardı. Deniz Yıldırım tutuklandığında dönemin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener 'Kendi kurduğu ekip Tayyip Erdoğan'ı da dinledi' açıklamasını yapmıştı. Öküz öldü ortaklık bozuldu, şimdi Başbakan Erdoğan'ı kimin dinlediği ortaya çıktı. Fethullahçılar Erdoğan'ı dinlemiştir. Bu kesindir" diye konuştu.

Ahmet Çobanoğlu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.