Feyza ablayı özlemle anıyoruz

Erkan Yücel, Hasan Yalçın, Feyza Perinçek ve daha onlarca "bizim arkadaş"...Tarihimizi ve vicdanımızı oluşturuyorlar. Onlar için yas değil, güneşi tutuyoruz Devrimci partilerin tıpkı insanlar gibi, beyinden, kalpten,...

Feyza ablayı özlemle anıyoruz
12 Ağustos 2014 Salı 08:35

feyzaperincek

Erkan Yücel, Hasan Yalçın, Feyza Perinçek ve daha onlarca "bizim arkadaş"...Tarihimizi ve vicdanımızı oluşturuyorlar. Onlar için yas değil, güneşi tutuyoruz

Devrimci partilerin tıpkı insanlar gibi, beyinden, kalpten, kol, bacak ve kaslardan, vicdandan, ruhtan oluştuğu söylenir. Liderlik ve kadrolar, tarih ve oluşturulan gelenek, halka ve şehitlere bağlılık, bağımsızlık ve devrim amacı için kararlılık, tüm devrimcileri bir süre sonra bir tür kardeş ve "bizim arkadaş" kılar. Feyza Perinçek de onu yakından tanımış pek çok insan gibi benim için de Aydınlık hareketinin tarihinin, ruhunun, beyninin ve kalbinin, vicdanının, kaslarının somutlandığı isimlerdendi.

İlk kez bundan tam 30 yıl önce, 1984'te "Saçak" dergisinin Cağaloğlu'ndaki bürosunda görmüştüm Feyza Perinçek'i, nam-ı diğer Feyza ablayı. Doğrusu bu bir "tanışma" değildi, çünkü onun beni görüp görmediğinden bile emin değildim.

Aydınlıkçı üniversiteliler olarak o dönemde, geniş katılımlı, 12 Eylül'den sonraki ilk gençlik örgütlenmesi de diyebileceğimiz "Yeni Olgu"yu çıkarıyorduk. "Saçak" da çok etkili bir ideolojik yayın olarak, özellikle aydınlar arasında hızla yayılan sivil toplumcu-liberal tezlere, bir kısmının üzerindeki ölü toprağına karşı mücade eden önemli bir merkezdi. Ben büroya girdiğimde Feyza abla elindeki kâğıttan bir yazı okuyordu. Hafif çatık kaşlı, hayli ciddi, dahası biraz sert bir görünümü vardı. Aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. Hatta, dikkatini dağıtmamak, gereksiz bir hareket yapmamak için azami dikkat gösterdiğimi bile söyleyebilirim.

CİDDİ AMA ŞAKACI

Bunun yalnızca "yanıltıcı bir ilk izlenim" olduğunu anlamam için çok uzun süre geçmesi gerekmedi. Haftalık "2000'e Doğru" dergisinde çok daha yakından tanıma fırsatı buldum Feyza Perinçek'i, ne kadar neşeli, çevresiyle ilgili, sabırlı, öğretici bir insan olduğunu anladım. Bir arkadaşımızın deyimiyle, sokakta yürürken birden bire sek sek yapabilecek denli yaşam ve enerji dolu, kahkaha atmanın çok yakıştığı bir insan, tam anlamıyla örnek bir "bizim arkadaş"tı. Fakat, şunu da hemen belirtmeliyim karakter özelliklerinden söz ederken; evet, gerçekten de ciddi bir insandı. Şakalar, espriler yapar, fakat işin sululuğa, laubaliliğe dökülmesine izin vermezdi.

DOĞRU TÜRKÇE MERAKI

Feyza Perinçek'in arkadaşları, özellikle de gençler üzerinde bıraktığı belirgin etkilerin başlıcası, güven duygusuydu. Bir işin içinde ya da başında o varsa, o iş mutlaka en iyi sonuca ulaşılmış olarak tamamlanırdı. Devrimci bir yönetici olmanın, işe el atmaktan geçtiğini bilir, çalışır, yol gösterir ve çalıştırırdı. Aydınlıkçıların ortak ve temel özelliklerinden birisi olan "kolektif içinde kişiliğini kaybetmeden ve geliştirerek yer almak"ın mükemmel örneklerinden biriydi. Yalnızca dergi-gazete çalışmalarında değil, başta kadın-erkek ilişkileri ve yaşam tarzları olmak üzere yaşamın her alanında çevresindekilerle ilgilenir, yardımcı olur, önerilerde bulunur, eleştirir, sorunu çözmek için elinden geleni yapardı.

Partili mücadelenin en zorlu, en çetin koşullarından geçmiş, sınanmıştı ve yaşadığı her deneyimi bir zenginleşme olarak görür, paylaşırdı Feyza abla. Örneğin 12 Mart dönemindeki kaçaklık günlerine dair anılarını bir yandan ders bir yandan da fıkra gibi anlatırdı. Türkçeyi doğru kullanmanın önemini bıkmadan usanmadan tekrarlar, "geri iade", "nüans farkı" vb. diyen ya da yazanları mutlaka uyarır ve uzun uzun anlatırdı. Nursel Duruel'le birlikte hazırladığı eşsiz Cemal Süreya biyografisi "Şairin Hayatı Şiire Dahil", Süreya'nın yaşamına-sanatına dair ayrıntıların yanı sıra Türkçe açısından da doruklarda gezinen bir yapıttır.

Erkan Yücel, Hasan Yalçın, Feyza Perinçek ve daha onlarca "bizim arkadaş"... Tarihimizi ve vicdanımızı oluşturuyorlar. Onlar için yas değil, güneşi tutuyoruz.

Ölümünün 11. yılında Feyza Perinçek'i, sevgili Feyza ablayı saygıyla, özlemle anıyorum.

GAZETECİ, DEVRİMCİ, EYLEMCİ

Feyza Perinçek, 18 Ağustos 1949'da doğdu. Ankara Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1968 gençlik hareketi içinde yer aldı. 12 Mart öncesinde Akşam gazetesinde daha sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde çalıştı. 12 Mart döneminde TİİKP davasında yargılandı, 2,5 yıl Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu'nda kaldı. 1974'te Aydınlık dergisini yeniden yayımlanması çalışmalarına katıldı. 1975'te Adana İncirlik yürüyüşüne katıldı ve tutuklandı. Halkın Sesi dergisinin yazı kurulu üyesiydi. Aynı yıllarda İstanbul'un gecekondu bölgelerinde parti çalışması yaptı.

İşçi Partisi Merkez Komitesi üyesi de olan Perinçek bir dönem Merkez Disiplin Kurulu üyeliğinde de bulundu.

1978-80 yılllarında günlük Aydınlık gazetesinin İstanbul ve Ankara bürolarında çalıştı. 1980'lerde Türkiye'de gelişen kadın hareketi içinde yeraldı. 1987 yılında yayın hayatına başlayan 2000'e Doğru dergisinde haber müdürlüğü, yazıişleri müdürlüğü ve yayın koordinatörlüğü görevlerinde bulundu.

1993'te günlük Aydınlık gazetesinde ve daha sonra haftalık Aydınlık dergisinde yazıişleri müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kadınlar Dünyası dergisinin yazı kurulu üyesi ve yazarıydı.

2000 yılında Atatürk'ün Bütün Eserleri'nin editörlüğünü, 2002'de Ulusal Kanal haber müdür yardımcılığını yaptı. Cemal Süreya Arşivi kitabını hazırladı. Nursel Duruel ile "Cemal Süreya Şairin Hayatı Şiire Dair" adlı biyografiyi yazdı.

Tunca Arslan


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.