‘Ergenekon’da Atatürk suç delili’ -(TAMAMI)

Ergenekon davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı tutuklu sanıkların son savunmalarının alınmasıyla devam edildi. Davanın dünkü duruşmasında eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof....

‘Ergenekon’da Atatürk suç delili’ -(TAMAMI)
31 Mayıs 2013 Cuma 19:00

Ergenekon davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı tutuklu sanıkların son savunmalarının alınmasıyla devam edildi. Davanın dünkü duruşmasında eski İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ve emekli Albay Dursun Çiçek son savunmalarını tamamladı. Danıştay saldırganı Alparslan Arslan ise savunma yapmayacağını söyledi.

Karaciğer kanseri olmasına rağmen mahkeme tarafından tahliye edilmeyen Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, savunmasına başlarken kendisine “terörist” dediğini belirterek Duruşma Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel’in bulunduğu ortamda savunma yapmak istemediğini söyledi.

“İddianame ve mütalaa insan aklına, mantığına ve hukuka açıkça aykırıdır diyen Hilmioğlu, sözlerine şöyle devam etti: “İddianame ve mütalaada Atatürk’ün Nutku, Bursa Nutku, Cumhuriyet’in 80. Yıl Yürüyüşü, Cumhuriyet mitingleri, Hilafetin kaldırılması paneli, Bir rektörün ‘Kubilay olmaya hazırız’ demeci, 10. Yıl Marşı, Laiklikle ilgili üniversitenin senato kararı suç unsuru olarak yer almaktadır. Davanın özü 2003-2004 darbe girişimi ise Atatürk ve Cumhuriyet’le ilgili bütün bu suçlamaların amacı nedir? Burada Atatürk ve Cumhuriyet mi yargılanmaktadır? Elbette böyle bir şey hayal dahi edilemez. Çünkü zerre kadar aklı ve vicdanı olan her Türk vatandaşı bilir ki, bu coğrafyada bastığı toğrağı, soluduğu havayı, içtiği suyu, bulunduğu mevki, makam ve koltukları insanlık tarihinin en büyük dahilerinden Yüce Atatürk’e borçludur. Cumhuriyet’i korumak her Türk vatandaşının doğal görevidir. Soruyorum! Darbe girişimi iddiası olan bir davada Atatürk ve Cumhuriyet’e ilişkin unsurlar Cumhuriyet savcılarınca neden suç delili olarak gösterilmektedir.”

‘Darbe panelle değil paletle yapılır’

İddianame ve mütalaada 2003-2004 yılları arasında askeri darbeye teşebbüs olduğu ve bunun Ergenekon Ergenekon Terör Örgütü vasıtasıyla gerçekleşeceği iddialarını hatırlatan Hilmioğlu, “Bu iddiayla ilgili sadece iki fiil gösterilmektedir. Biri 25 Ekim 2003’teki Cumhuriyet’e Saygı yürüyüşü, diğeri de 3 Mart 2004’teki hilafet panelidir. Laiklikle ilgili kaygılar nedeniyle yapılan mitinglerin ne denli haklı olduğu Anayasa Mahkemesi’nin AKP’nin kapatılması davasında vermiş olduğu ‘Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma’ kararıyla ortaya çıkmış ve AKP bir oy farkla kapatılmaktan kıl payı kurtulmuştur” dedi. Hilmioğlu, Hilafetin kaldırılması paneline ilişkin de “Bir panelin darbeye zemin hazırlama girişimi olabileceği iddiası gülünçtür. Böyle bir iddia insan aklıyla doğrudan alay etmektir. Askeri darbe panelle değil paletle yapılır” açıklamasını yaptı.

Darbe hukuku mütalaası

Dava kapsamında siyasi parti genel başkanları, parti kurma girişiminde bulunan insanların yargılandığını hatırlatan Hilmioğlu, “Siyasi partilerin böylesine yoğun olarak yargılandığı dönemler sadece darbe dönemleridir. Bu davada doğal olarak darbeye en başta karşı olan siyasi partiler yargılandığına göre bu mütalaa darbe hukuku mütalaası mıdır?” diye sordu.

Hilmioğlu, Diyarbakır’da geçen Mart ayındaki Nevruz mitinginin fotoğrafları ile Cumhuriyet mitinglerinin fotoğraflarını salondaki dev ekranlarda gösterdi ve “Eğer Cumhuriyet mitingleri terör örgütü mitingi ise diğer miting nedir? Ben hangi mitingte olsam terörist sayılmam? Cumhuriyet savcılarının yeri hangi mitingtir? Hani tek bayraktı, tek milletti?” sorularını yöneltti. BDP’li Gültan Kışanak’ın TBMM’de Güneydoğu bölgesinin ayrıldığı Türkiye haritasını gösterdiği fotoğrafı anımsatan Hilmioğlu, “Hani tek vatandı? Bu görüntüler Anayasal suç değil midir? Burada neden hukuk işlemiyor? Bu ülkenin Cumhuriyet savcıları nerede?” diye sordu. Hilmioğlu, “Ama iddia makamı bana terörist diyor” dedi.

‘Atatürk yine kazanacak’

Hilmioğlu, sözlerini şöyle bitirdi: “BDP’li milletvekillerinin katkısıyla yapılan yasalarla, yüzlerce KCK’lı terörist yeni adıyla ‘aktivist’ serbest bırakılırken bu teröristlerle yıllarca mücadele eden ve hala vücudunda PKK’nın mermi parçacığını taşıyan askerler terörist olarak yargılanıyor. Sonra da buna hukuk davası diyeceksiniz öyle mi? İnönü’nün deyimiyle ‘Hadi canım sende!’ Bu davalar başladıktan sonra ülkemizde yaşanan tüm olaylar, bu ve benzeri iddianame ve mütalaaların aslında ülkemizin sınırlarını, rejimini ve ‘Türk kimliğimizi’ değiştirmeye yönelik bir projenin parçası olduğu gerçeğini açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır. Atatürk ve Cumhuriyet’le ilgili unsurları suç sayan başta savcılar ve bu iddianameyi kabul eden Mahkeme Heyeti olmak üzere beni burada tutan bütün güçlere sesleniyorum: Bu coğrafyada bağımsız, onurlu ve çağdaş bir ulus olarak yaşamanın tek yolu Yüce Atatürk’ün ilke ve devrimleridir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana pek çok tehditle karşılaşmıştır. Ancak son yıllarda doğrudan Cumhuriyet’in varlığına yönelik tehdit, bugüne kadar yaşananların en büyüğüdür. Ancak Atatürk yine kazanacaktır.”

Dursun Çiçek: Zafere
kadar mücadeleye devam

Emekli Albay Dursun Çiçek son savunmasında “İktidarın taraf olduğu Ergenekon davasında gerçek suçlular iktidarın koruduğu ve kolladığı iftira çetesidir” dedi. Islak imzası olduğu öne sürülen suçlama konusu İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın “Bir komplo için özel olarak üretilmiş, icra imkanı olmayan taklit imzalı sahte bir plan” olduğunu vurgulayan Çiçek, “Somut verilere ve yasal delillere rağmen resmi kurumsal ilişkiler dışında hiç tanımadığım kişilerle aynı silahlı terör örgütü üyesi olduğumu iddia etmek bir varsayıma dayalı, peşin hükümlü, hukuk ve yasaya aykırı bir tespitti” ifadelerini kullandı.

‘Dilsiz şeytanları millete anlatacağız’

Çiçek, sözlerini şöyle noktaladı: “Biz Atatürkçü ve medeni insanlarız. Görevimiz Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine ve Atatürk’ün ilkelerine sahip çıkmaktır. Cumhuriyet’in ve demokrasinin geleceği buna bağlıdır. Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı hep bir vatanın evlatları, hep aynı idealin çağdaş insanlarıyız. Bu yolda dava arkadaşlarımızla birlikte omuz omuza mücadele edeceğiz. Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı iki yüzlü sahtekarları, haksızlıkları ve hukuksuzluklar karşısında susan dilsiz şeytanları millete anlatacağız. İftiracı sahtekarları ve dijital çeteyi bulacağız. Bu gerçek suçluları TC adaletine teslim edeceğiz. Gün, haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı direnme günüdür. Adalet ve özgürlük mücadelesini kazanma günüdür. Tutsak olsak dahi boyun eğmeyeceğiz. Son nefesimize karşı mücadele edeceğiz.

Evlatlarımıza ve torunlarımıza çağdaş bir ülke bırakacağız. Zafere kadar mücadeleye devam edeceğiz. Masumuz, mağduruz, haklıyız, güçlüyüz, kazanacağız. Ne mutlu Türküm diyene. Vatan sağ olsun.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.