En yaşlı tutuklu gazeteciden en gencine öğütler -(TAMAMI)

‘Duvarları hep birlikte yıkacağız’

En yaşlı tutuklu gazeteciden en gencine öğütler -(TAMAMI)
03 Mayıs 2013 Cuma 09:11

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde en yaşlı tutuklu gazeteci Hikmet Çiçek, en genç gazeteci Sami Menteş’e ‘Tertipçilerin yargılandıklarını göreceğiz’ mesajı gönderdi

Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Dünyanın en genç tutuklu gazetecisi Türkiye’de. 22 yaşındaki Sami Menteş Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde iddianamesinin açıklanmasını bekliyor. Bugün onun tutukluluğunun 100. günü...

Yurt Gazetesi muhabiri Menteş, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi öğrencisi. Doğum gününde, 21 Ocak’ta Çağdaş Hukukçular Derneği’ne yönelik operasyonda gözaltına alındı. Terör örgütü üyeliğiyle suçlandı. Delil olarak karşısına, okulunda katıldığı basın açıklamaları kondu. O, “Suya sabuna dokunan” haberler yapıyordu.

Sami Menteş’le demir parmaklıklar ardından Türkiye’de sahnelen demokrasi oyununu konuştuk. Menteş, gelecekte yapmayı planladıklarını anlattı. Genç gazeteci yüzyüze görüşmeye izin çıkmayınca Avukatı Serkan Günel aracılığıyla sorularımızı yanıtladı.

‘Meslek onuruna sahip çıkmalıyız’

- Cezaevinde günlük hayatınız nasıl geçiyor?

Tutuklandığım gün yaşadığım şaşkınlığı tam olarak üzerimden atamadım. Geçen 4 aya rağmen umudumu, inancımı kaybetmedim. Burada geçirdiğim her gün daha güçleniyorum. Gündemden uzak kalmamak için gazeteleri ve televizyon haberlerini düzenli takip ediyorum. Günün büyük bölümünü okuyup, yazarak geçiriyorum.

- Dünyada en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülkenin en genç tutuklu gazetecisi olarak Türkiye’de gazetecilik üzerine ne söylemek istersiniz?

Türkiye’de gazeteciler, aydınlar, zindanların kokusunu hep en yakından hissedenler oldu. Gazetecilere uygulanan baskı AKP iktidarında zirve yaptı. AKP iktidarı, korku politikalarıyla kendisine karşı çıkan her sesi bastırmaya çalışıyor. Maalesef kısmen başarılı oldu. Baskılara boyun eğen bazı gazeteciler, işinden olma veya tutuklanma korkusuyla meslek ilkelerini unutup teslim bayrağını çekti. Onlar kalemlerini iktidarın sözcülüğünü yapmak için kullanmaya başladı. Bazıları da suya sabuna dokunmayıp 3 maymunu oynuyor. Tek umut, her şeye rağmen kalemini kiralamayan, gerçekleri korkusuzca yazan gazeteciler var. Üzerimizdeki kara bulutları dağıtmak ve bu gidişata son vermek için meslek onuruna sahip çıkmalı ve gerçekleri korkusuzca yazmalıyız.

- Ülkenin durumu ve tutukluluk halinizle ilgili değerlendirmeniz nedir?

Yargı eliyle muhalefeti tasfiye, susturma çabaları son sürat devam ediyor bunu yaparlarken de mevcut kanunları hiçe sayıyorlar, Paketlerden adalet çıkmasını bekliyoruz. Sıkı yönetim dönemlerindeki fiziki işkence yerini psikolojik işkenceye bıraktı. İnsanları itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Türkiye ile ilgili yayınlanan her rapor yargının siyasallaştığına, ifade özgürlüğünün engellendiğine ve hak ihlallerine dikkat çekiyor. Bu ülkenin en çok demokrasiye, adalete ve özgürlüğe ihtiyacı var. Benim ve tutuklu gazetecilerin suçu yüksek sesle deşifre etmeleri. Eğer olan biteni gerçekleriyle anlatmaya başlarsanız cezalandırsınız ve suçunuz gerçekleri anlatmak olmaz. Mutlaka üyesi ‘yapılacağınız’ bir örgüt bulurlar ve sizden masum olduğunuzu kanıtlamanızı isterler. Kanıtlayana kadar da sizden ‘terörist’ diye bahsederler. Pes edene kadar bu süreç böyle devam eder.

‘Kimse elimden kalemimi alamaz’

- Özgürlüğünüze kavuştuğunuzda ne yapmayı planlıyorsunuz?

Buradan çıkınca haber peşinde koşmaya, yazmaya devam edeceğim. Hiçbir güç elimden kalemimi alamaz. Gazeteciliği bırakırsam eğer kendime ve bana inan insanlara ihanet etmiş olurum. Gasp edilen özgürlüğüme tekrar kavuşunca yarım bıraktığım, peşinde koştuğum haberleri tamamlayacağım. Kısa vadede tutuklu öğrenciler ile ilgili yaptığım bir çalışma vardı, burada da üzerine bir şeyler ekledim, bu çalışmayı bitirmeyi planlıyorum. Okulum tutuklandığım için 1 yıl uzadı. Onu bitirmek de planlarımın arasında.

- Türkiye’nin çok hızlı değişen gündemi karşısında kendinizi unutulmuş veya yalnız hissettiğiniz oldu mu?

Unutulduğumu düşündüğüm anlar oldu. Ancak RedHack YÖK’ün web sitesine yaptığı eylemi bana adadığında yanıldığımı anladım. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Her gelen mektup, ziyaretçi yalnızlık hissini paramparça ediyor. Artık yalnız olmadığımı, yüzlerce dostumun yanımda olduğunu biliyorum. Haksızlıklar karşısında hep beraber durmalıyız. Bu duvarları hep beraber, mücadele ederek yıkacağız.

En yaşlı tutuklu gazeteciden en gence dayanışma mesajı

 

Gazetemiz Yazarı Hikmet Çiçek, Türkiye’nin en yaşlı tutuklu gazetecisi. 62 yaşında. 25 yıllık gazeteci. Meslek hayatının 20 yılını cezaevlerinde geçirmiş. Ergenekon davasından tutuklu yargılanan Çiçek, Silivri Cezaevi’nde. 25 Mart 2013’te cezaevinde 5. yılı bitti. Hikmet Çiçek, Sami Menteş’e kısa zamanda özgürlük diledi. Çiçek, Nazım Hikmet’in ünlü şiiri “Hapiste yatacak olana bazı öğütler” isimli şiirinden alıntı yaptı. Çiçek, Nazım Hikmet’in dizelerini hatırlatarak “Yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir” dedi. Tertipçilerden mutlaka hesap sorulacağını belirten Çiçek, “Onların Silivri’de yargılandıklarını göreceğiz. Bu tertiplerin hesabı mutlaka sorulacak” diye konuştu.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.