‘Ekonomik durgunluk daralmaya dönüşebilir’ -(TAMAMI)

Türkiye ekonomisinin bu yıl beklenenden düşük büyüyeceğine işaret eden, Prof. Dr. Korkut Boratav, para çıkışlarının sürmesi durumunda ekonominin daralacağını ve döviz borçlarını...

‘Ekonomik durgunluk daralmaya dönüşebilir’ -(TAMAMI)
30 Haziran 2013 Pazar 17:18

 

Türkiye’nin saygın iktisatçılarından Prof. Dr. Korkut Boratav ile son dönem Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri konuştuk. Prof. Boratav, ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke’nin açıklamaları sonrası yaşanan para çıkışlarından, cari açığın yarattığı kırılganlığa ve ‘faiz lobisine’ ilişkin sorularımızı yanıtladı.

- Sıcak paranın, şimdilik az miktarda da olsa, ülkeyi terk etmeye başladığı görülüyor. Para çıkışları sürerse ne olur?

Oluşan rakamlar ödemeler dengesine geç yansıyor. En son Nisan rakamları açıklandı. Nisan’da Türkiye’ye sıcak para girişi sürüyor. Ama yapılan açıklamalara göre Mayıs’ta çıkış olduğu anlaşılıyor. Rakamı da bir ölçüde açıkladılar.

- T.C. Merkez Bankası Başkanı 7-8 milyar dolar civarında çıkış var dedi.

Evet. Hızlı bir süreç başladı. Bernanke’nin demeci hızlandırdı. Merkez Bankası Başkanı’nın söylediği rakam doğru olabilir. Gerçi bu çıkışlar dalgalanıyor. Yani giriş-çıkış oluyor. Ama 8 milyar dolar önemli bir miktar. Son rakama ilişkinse şimdilik bir şey söyleyemeyiz.

- Para çıkışlarının reel ekonomiye yansıması ne zaman olur?

Belli ölçülerde yansımaya başladı. Döviz fiyatlarını Merkez Bankası rezerv harcayarak kontrol etmeye çalışacak. Bunu 2011’de yaptı. 15 milyar dolar rezerv harcadı.

- Şu ana kadar da 1.2 milyar dolar harcandı.

Şimdi bu tempoyu sürdürerek idare etmeye çalışacak. Ama bir çıkışın başladığı kesin. Bu dövizi yukarı çekiyor dövizin çıkışını sınırlamaya çalışıyor ama bu rezervler kendisinin değil. Bir kısmı borçlanılmıştır. Bankaların payı var. Rezervi kullanarak vaziyeti idare etmenin sınırları var. Faizler de yukarı çıkıyor. Bunların şu anda reel ekonomiye olumsuz etkisi başladı bile. Zaten ilk üç ayın milli gelir artışı durgun çıktı. Yani yüzde 4’lük bir hedefin şimdilik gerçekleşme ihtimali zayıf.

Ekonomi durgunlaşmakta

Ekonomi zaten durgunlaşmaktaydı. Bu durgunlaşmanın adım adım sıfıra yani ekonominin büyümediği bir yıla sürüklenme ihtimali var. Ama sert çıkışlar devam ederse bu

daralamaya da neden olabilir. Üç aylık rakamalarda daralmanın gelme ihitmali vardır. Ama yıllık ortalamanın daralmaya dönüşüp dönüşmeyeceği henüz belli değil.

Benim tahminime göre, bu sene yüzde 2’nin altında hatta yüzde 1’lik bir büyümeyle yani nüfus artışını da karşılamayan bir büyümeyle kapatılabilir. O da küçülme demektir, buraya gidiyor.

Türkiye en kırılgan ekonomilerden biri

Dünyada da çıkışlar sürerse bu eksiye dönebilir. Herkes uluslarası finans çevrelerinde verili göstergelere bakıyor. Türkiye en kırılgan ekoonomilerden biri. Hem dış borcu yüksek hem kısa vadeli borçları yüksek. Hem kısa vadeli borçları çevirecek hem de cari açığın finansmanını sağlayacak. Bu ikisi birden zor olduğu için eğer dış dünyada büyük miktarda para çıkışı devam ederse ve bu çıkış hızlanırsa Türkiye resesyona (durgunluğa) girecek ilk iki üç ülkeden biri olacak gibi görünüyor. Yani küçülme ve daralma gösterecek iki üç ülkeden biri.

- 160 milyar dolara yakın bir borcun bir yılda çevrilmesi gerekiyor.

Bu hesap yapılıyor. Cari açığın üzerine kısa vadeli boç ve uzun vadeli borçların vadesi gelenleri katılınca daha büyük bir rakama ulaşılıyor. Türkiye’nin 200 milyar dolara varan net finansmanı üstlenmesi lazım. Bu da epey zor bir şey. Bu şu anlama geliyor; kısa vadeli borçların çevrilmesi aksamaya başladığı zaman ekonomi daralmaya sürüklenir. Yani sıcak paranın kaçmasının dışında ekonomiyi krize sürükleyecek ana etken dış alacaklıların, bankaların ‘paramızı öde kredini yenilemiyoruz, ana parayı öde’ demeleridir. 2009’da ekonominin küçülmesine neden olan ana etken budur.

Borçların itfasına başlanınca ekonomi tıkanacak

Net dış borç ödeyecek Türkiye, borç alamayacak borcun itfasına başlayacak. İşte o ekonomiyi daralmaya ve belki de daha büyük bir tıkanmaya sürükler. Bunu henüz tam bilemiyoruz. Olabilir de olmayabilirde. Dünyanın henüz gidişatı tam belli değil.

FED’in verdiği uyarı sinyalleri çok fazla çalkantıya sürükledi. Sonra yumuşamaya başladı. FED yetkilileri ‘ileri gittiniz’ dedi. Dolayısıyla bilmiyoruz nereye sürüklenir. Ama çok iyi değil durum o kesin. Ekonominin geçen yılki durgunlaşma sürecini atlatamayacağı kesin. Sıfır büyüme hatta daralama da gündemde.

- İhracattaki düşük artış eğilimi ve ithalattaki yüksek artış dış ticaret açığını artırıyor. 2011’dekine benzer bir cari açık oluşur mu?

Nisan ve Mayıs ekonominin henüz frenlerini çok sert basmadığı aylardır. Nisan’da hâlâ dış kaynak girişi çok yüksek. Dolayısıyla dış kaynak girişi de cari açığı pompalıyor. Mayıs’ta frenleme geleceğini tahmin ediyorum. Ama cari açığın yükselmesi de dış finansman ihtiyacını yukarı çekiyor. 200 milyar dolarlık tahmin ondan kaynaklanıyor.

Ekonominin 4-5 ayında büyüme düşük ama cari açık düşmüyor. Ekonomideki bağımlılık kalıplaşmış durumda. Küçük bir büyümede, işte yüzde 3’lük büyümede bile cari açık yükseliyor. Bu da ekonominin yapısal zaafiyetini ortaya koyuyor. Türkiye, giderek düşük büyümede bile cari açık veren bir ekonomiye dönüştü.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.