‘Değerli’ değil ‘zavallı’ yalnızlık

PROF. DR. HASAN ÜNAL, AKP’NİN DIŞ POLİTİKASINI AYDINLIK’A DEĞERLENDİRDİ

‘Değerli’ değil ‘zavallı’ yalnızlık
15 Eylül 2013 Pazar 18:29

Suriye’nin, 2003’teki Irak gibi küçük lokma olmadığı anlaşıldı! Şartlar Irak işgalindeki gibi değil. ABD krizden ağır darbe aldı. AB ülkeleri de artık Rusya ve Çin’le karşı karşıya gelmek istemiyor

Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Ünal, Suriye'ye müdahale senaryolarıyla ilgili dış politik arenada yaşanan gelişmeleri ve AKP'nin Türkiye'yi yalnızlaştırma politikasını Aydınlık'a değerlendirdi. Ünal'a göre, Amerika'nın Irak'ı işgal ettiği 2003 yılından bugüne köprünün altından çok sular geçti. ABD on yıl önceye göre bugün, siyasi ve ekonomik açılardan daha zayıf. İnandırıcılığı azalmış durumda. Ayrıca on yıl önceye göre çok daha güçlü hale gelen Rusya ile Çin meydanı bütünüyle ABD'ye bırakmamakta kararlı.

Bir hafta önce ekranlarda savaş senaryolarını izliyorduk, bugün ise diplomatik formülleri... Bu savrulmayı nasıl tanımladınız?

Sorunun cevabı, ABD'nin Irak'ı işgal ettiği 2003 yılı ile bugünkü koşulların siyasi, ekonomik ve pek çok başka açılardan kıyaslanmasında gizli. 2003 yılında konjonktür ABD'nin lehineydi. Müttefikleri de, en az ABD yönetimi kadar Irak işgaline hevesliydi. BM Güvenlik Konseyi'nden müdahale kararı dahi çıkarılmadan ABD, Irak'a illegal bir biçimde müdahale edebilmişti. İşgalden sonra ABD, Güvenlik Konseyi'nden "işgalci güç" olarak tanımlanmasını istemişti. Daha sonra çıkarılan BM Güvenlik Konseyi kararıyla ABD bu şekilde tanımlandı. Bu durum, o dönem ABD'nin "işgalci'" olduğu halde elinin ne kadar güçlü olduğunun en somut kanıtlarından biriydi. Bugüne baktığımızda ise ne ABD eski gücünde, ne de koşullar o dönemki gibi ABD lehine. 2003 işgali ve sonrasında ülkede oluşan büyük kaosun faturasını, bir buçuk milyon Iraklı canıyla ödedi, sonuçta Irak'a demokrasi falan da gelmedi. Bütün bunlar ABD'nin elini kolunu bağlayan koşulların bir kısmı...

Ekonomik kriz ABD'nin prangası

Bugün ABD'yi zorlayan sadece diplomatik konjonktür mü?

Prof. Dr. Hasan Ünal - 2007'de boy veren, 2009'da da bütün dünyayı kasıp kavuran finansal temelli ekonomik krizde en ağır darbeyi ABD aldı. ABD bu krizden bir türlü çıkamıyor. Toplam borcu milli gelirini çoktan aşmış durumda. Askeri gücü yeterli olsa dahi, bu ekonomik açmaz, ABD yönetiminin elini kolunu bağlıyor.

Bu durum müttefiklerini de çaresiz bırakıyor. Buna karşılık ekonomileri çok daha iyi seyreden Rusya ve Çin gibi ülkeler dünya politikası içinde daha aktif olacaklarının işaretlerini verdiler ve harekete geçtiler. Bugün Rusya, politik, askeri, diplomatik ve ekonomik bütün argümanları kullanarak, savaş heveslilerinin önünü kapatıyor. AB'nin Almanya gibi önemli ülkeleri de haklı olarak, başta ekonomi olmak üzere her alanda karşılıklı ilişkileri giderek güçlenen Rusya'yla karşı karşıya gelmeyecekleri politikalar belirliyor. Bütün bu veriler alt alta sıralandığında bugün Suriye'nin, 2003 yılındaki Irak gibi yalnızlaşmış bir ülke, küçük bir lokma olmadığı ortaya çıkıyor. Esad yönetiminin gitmesini isteyen iktidarlar için de, müdahale ve işgal planları havada kalıyor ki, burada listenin başında biz yer alıyoruz.

AKP'nin başka seçeneği yok

Sürecin aktörleri bu hesaplarla hamlelerini yaparken, AKP' iktidarının izlediği 'değerli yalnızlık' politikası, Türkiye'yi nereye götürecek?

Prof. Dr. Hasan Ünal - Şundan eminim, bugün izlenen ve yalnızlık olduğunda kuşku bulunmayan politikamız diplomasi literatürüne girecek türden. Ancak, bu tanım "zavallılığı" yönünden anımsanacak. 19'uncu yüzyılda, sömürgeleri üzerinde güneşin hiç batmadığı İngiliz İmparatorluğu'nun, o dönem izlediği dış politikaya 'splendid isolation' yani 'muhteşem yalnızlık' adı verilmişti. İngilizler, dönemin hem en büyük donanmasına hem de en büyük ticari filosuna sahipti. 'Benim, başka ülkelerle ittifak yapmaya ihtiyacım yok, kendi menfaatlerimi tek başıma koruyabilecek güçteyim' diyor, bu da muhteşem yalnızlık olarak niteleniyordu. Demek ki, yalnızlık bir seçenek. Ama bizimkisi, yanlışlar ve yanlışlarda ısrar sonucu ortaya çıkan bir kabullenme. Bugün Türkiye'nin dış politikadaki yalnızlığını niteleyen kelime 'zavallılık'tır. Dış politikada geldiğimiz noktaya bakın. 'Sıfır sorun'dan, 'sıfır dost'a geldik. Yalnızlığımız, muhteşem olsa, amenna! Artık bizimle işbirliği yapmak isteyen hiçbir devlet kalmadı. Buna olsa olsa 'zavallı yalnızlık' denir.

Kavga edecek adam bile dövüşeceklerini sıraya koyar

AKP iktidarı Suriye konusunda tam olarak ne istiyor, kiminle hareket ediyor?

Prof. Dr. Hasan Ünal - AKP iktidarı dışında da Esad'ın gitmesini isteyen ülkeler var. Ancak, 'Esad gitsin de ne olursa olsun' diyen bizden başka kimse yok. AKP Türkiye'yi, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle Mısır yüzünden; Rusya, İran ve Irak'la da Suriye yüzünden gırtlak gırtlağa getirmeyi başardı. Bu, dünya siyasi literatürüne girecek bir durumdur ve bir örneği yoktur. Ülkesini aynı anda çevresindeki ve bölgesindeki bütün ülkelerle kötü ilişkiler içine sokabilmek bir marifet olsa gerek!!! Bir insan sokakta kavga edecekse bile, yumruk sallayacaklarını sıraya koyar, aklı olan aynı anda 10 kişiye yumruk sallanamayacağını hesap eder. Özetle, biz Beşar Esad'ın gitmesini istemeyen ülkelerle kavga ederken, 'Esad gitsin' diyenlerle de aramız yok.

Türk halkı, bu politikanın etkisini en sıcak ne şekilde hissedecek?

Prof. Dr. Hasan Ünal - Yalnızlığın faturası ağır olacak. En ağır fatura da, ekonomide... Körfez ülkelerine ihracatımız taşıma ücretlerinden ve sıkıntılarından dolayı pahalı hale geliyor. Irak, Suriye derken şimdi de Mısır yolumuz kapanıyor. Körfez ülkeleri Türkiye'deki yatırımlarını durdurmaya başladılar. Gidişat iyi değil.

Türkiye, en büyük tehlikeye savruluyor

Dünyada hiçbir ülke 'ya hep, ya hiç' politikası izlemez. Taktikler geliştirir. Son Suriye krizinde de gördük, ABD, Rusya, İran ve Avrupa ülkelerine bakın. Bizse, ideolojik ısrarlar yüzünden zavallı yalnızlığımızla baş başa kaldık. Sonuçta, taktik üreten her ülke az yada çok kazanır, ama bu çizgi sürdürüldükçe kaybeden kuşkusuz Türkiye olur. Bugün temel çizgiler terk edilerek oluşturulan ideolojik dış politika Türkiye'yi tehlikeli bir yalnızlığa hapsetmiş durumda.

Levent Ak


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.