Chavez’in başdanışmanı Prof. Raimundo Kabchi Aydınlık’a konuştu

‘Savaşın Müslüman olan ve olmayan arasında olduğu...

Chavez’in başdanışmanı Prof. Raimundo Kabchi Aydınlık’a konuştu
28 Ağustos 2014 Perşembe 02:53

chavezdanisman

‘Savaşın Müslüman olan ve olmayan arasında olduğu düşünülüyor. Fakat savaş, Doğu’nun zenginliklerine göz diken ve onu kendi için kullanmak isteyenlerle, o zenginlikleri korumak için direnenler arasındadır’

İsrail’in Gazze saldırılarına dünyada en büyük tepkiyi kuşkusuz Güney Amerika ülkeleri verdi. Vahşete Türkiye ve diğer Ortadoğu ülkeleri son derece duyarsız kalırken, Venezuela, Şili, Brezilya, Peru, El Salvador, Ekvador ve Bolivya çok sert tepki gösterdiler ve İsrail’e fiili yaptırımlar uyguladılar. Brezilya İsrail’deki büyükelçisini geri çekti. Şili, İsrail büyükelçisini sınırdışı etti ve İsrail ile olan bütün ticari ilişkilerini askıya aldı. Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, İsrail’i “terörist devlet” ilan etti. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro İsrail’e, “Dünya katliam karşısında kör ve sağır olmuş! Çoğu korkak liderler de resmi bir yazı geçip olaylardan üzüntülerini belirtip kınıyorlar, o kadar. ‘Saldırıyı lanetliyoruz’ sadece bu. ‘Çok endişe duyuyoruz’ bir de bu. Mesele bitiyor onlar için. Yeter artık yeter! Venezuela artık yeter diyor” şeklinde konuşup İsrail büyükelçisini kapı dışarı etti.

Bu ülkenin en önemli devlet görevlilerinden Venezuela eski lideri Hugo Chavez’in başdanışmanı ve Arap Dünyası sorumlusu Raimundo Kabchi ile Filistin meselesi üzerine konuştuk. Türkiye üzerine de çalışmalarda bulunan Raimundo Kabchi, Venezuela’nın önde gelen Ortadoğu uzmanlarından. Venezuela’daki Lübnan diasporası’nın en önde gelen isimlerinden ve bir hukuk profesörü. Ailesi Osmanlı döneminde Venezuela’ya göçtüğü için “el Turco” yani Türk olarak anılıyor. İşte Venezuela’daki arkadaşımız Micaela Ovelar’ın tercümesiyle Başdanışman Kabchi’nin yanıtları:

RUSYA’YA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK

- İsrail’in Filistin halkını yıllardır tehdit ettiğini biliyoruz. Bununla beraber İsrail ordusu birçok kez Filistin’e saldırdı ve masum insanı öldürdü. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki İsrail Filistin’e sadece son bir buçuk aydır saldırmıyor, İsrail Filistin’e 1948’de kurulduğundan beri saldırıyor. Son günlerde ise İsrail’in evleri bombaladığı bir ateşkesten söz ediliyor. Fakat ateşkes denilmesine rağmen İsrail binlerce ölü ve yaralının olduğu saldırıların sorumlusudur. Bu saldırılar ne direnişe, ne de gerillaya olan bir saldırıdır, bu saldırı çocuklar, yaşlılar ve kadınlara yönelik bir saldırıdır. Bu planlı ölümler ve savaşın yok ediciliği demektir. Biz İsrail’in saldırılarını lanetliyoruz. Bu saldırıların amacı ise Filistinlilerin varlığını ortadan kaldırmaktır. Fakat biz bunun olmasına izin vermeyeceğiz.

- Saldırıların amacının Petrol ve Doğalgaz rezervlerinin olduğu iddia ediliyor. Sizce bu doğru mu?

İsrail’in kuruluşundan beri Batı’nın Ortadoğu politikaları şöyle olmuştur: Birincisi İsrail’in varlığını garanti altına almak, ikincisi Ortadoğu’nun yeraltı ve yerüstü kaynaklarını (petrol ve Doğalgaz) ele geçirmek, üçüncüsü ise Ortadoğu’daki Sovyet etkisini engellemektir. Son beş yılda Doğu Akdeniz’de yani Mısır sınırından Türkiye sınırına kadar olan şeritte, yüksek oranda Doğalgaz ve Petrol rezervleri bulundu. İsrail ise esasen Filistin ve Lübnan’a ait olan bu zenginliğin Filistin ve Lübnan’ın kullanmasına izin vermek istemiyor. Dolayısıyla İsrail’in 2006, 2008 ve 2012’deki saldırıların esas amacı, Filistin ve Lübnan’ın bu kaynakları kullanma ihtimalini ortadan kaldırmak ve bu iki ülkenin direniş gücünü kırmaktır. Şurası da kesindir ki, Avrupa ülkelerinin ve Amerika’nın İsrail’e destek vermesinin amacı enerji alanında Rusya’ya olan bağımlılığı ortadan kaldırmaktır.

MISIR BATI’YA KARŞI BİR OMURGA

- İran ve Mısır’ın bu savaştaki rolü ne? Ve tabii ABD ve Türkiye’nin rolü?

Bu savaşta müşterek bir ilişkiden bahsedemeyiz. Ortadoğu iki kampa bölünmüş durumda. Birincisi İran, Suriye, Lübnan ve Filistin gibi direnişin merkezi olan ülkeler, diğeri ise Emperyalizmin ve Siyonizmin planlarına ve Arap gericiliğine boyun eğen ülkeler.

Emperyalist ve Siyonist politikaları reddeden Ortadoğu ülkelerde emperyalizm tarafından birtakım sorunlar ortaya çıkarılıyor. Örneğin, Lübnan ve Filistin İsrail sorunuyla, Suriye teröristlerle, Mısır -pek bilinmese de- Yemen ve Libya’daki terörizmle, İran emperyalist kuşatmayla, Irak ise bölünmeyle uğraşıyor. Dolayısıyla sadece ve sadece emperyalizme karşı net bir direniş sergileyen ülkelerin bu savaştaki rolü hakkında bir şey söyleyebiliriz.

- Mısır iki ülke arasında kalıcı bir ateşkesi sağlamak için büyük bir çaba sarfediyor. Sizce Mısır bu barışı sağlayabilir mi?

Mısır’ın Arap direnişinde tarihsel bir temsiliyet konumu vardır. Demokratik, coğrafi, kültürel ve tarihsel sebelerinden dolayı Mısır, Batı saldırılarına karşı bir omurga olmuştur. Mısır’ın Chavez’i olan Cemal Abdul Nasır önderliğinde mücadelenin omurgası olmuştur. Fakat Mısır Nasr’dan sonra bir çok sorunla karşılaştı ve yüzünü tamamen Amerika’ya çevirdi. Sovyetler Birliği’ne ise sırtını döndü. Fakat Rusya’ya son gezisinde Sisi ülkem sizinle müttefiktir açıklamasını yaptı. Bu durum da bakış açılarının değiştiğini gösteriyor. Buna karşın bizim görüşümüz Mısır, Amerika’ya karşı barışı zedeleyen bir düşmanlık gösteremez.

- Bir süre önce Nicolas Maduro bir demeç verdi ve tüm arap halkını ve liderlerini ayağa kalkmaya çağırdı. Arap liderler sizce neyi bekliyor?

Bence dünyada genel bir yanılgı var. Sanki savaşın Arap olan ve olmayan, müslüman olan ve olmayan arasında olduğuna dair bir inanış var fakat bu yanlış bir inançtır. Daha önce de belirttiğim gibi savaşın iki taraf arasında olduğunu belirtmiştim. Savaş, Doğu’nun zenginliklerine göz diken ve onu kendi çıkarları için kullanmak isteyenlerle, o zenginlikleri korumak isteyen ve bunun için direnenler arasındadır. IŞİD, El Nusra ve El Kaide gibi örgütler Batı tarafından İslam dünyasında kaos yaratmak için oluşturulmuş. Bu örgütler İslam adı altında yanlış eylemler yapıyorlar. Lubnan’da da İslami bir direniş var. Bu örgütler neden bu direnişe destek vermiyor? Başkan Maduro Müslüman ülkelerin kendi güvenliklerini sağlaması ve ekonomik problemlerini çözmeleri için yol gösteriyor. Fakat biz biliyoruz ki emperyalizm ve İsrail siyonizmi bu direnişi kırmak için her yolu deniyecektir. Biz insanlık adına ve Filistin’in kurtuluşu adına bu çağrıyı yapıyoruz.

- Bu savaşı nasıl bitirebiliriz ve insanlık için nasıl bir çözüm öneriyorsunuz?

Bir ateşkesten söz ediliyor. Fakat biz basit bir ateşkes istemiyoruz. Biz, Filistin halkının haklarının tamamını alacağı ve bağımsız olacağı bir ateşkes istiyoruz. Çünkü Filistin halkının tibbi malzemeye, gıdaya, düzgünce yaşayabilceği yerlere ihtiyacı var. Filistin’de ne düngün bir havaalanı ne de düzgün yollar var. Tam bir ateşkesten bahsediyorsak Filistin üzerindeki abluka kalkmalı ve hiç bir suçu olmadığı halde tutuklu bulunan Filistinliler serbet bırakılmalıdır.

Mehmet Yaşar Yıldız


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.