Cenevre öncesi son çırpınışlar

Suriye: Fotoğraflardakiler kim, tek bir isim yok!

Cenevre öncesi son çırpınışlar
22 Ocak 2014 Çarşamba 05:23

Suriye hükümeti kazanan taraf olarak çözüm için Cenevre’ye giderken, bu sefer de AA ve Batı basını tarafından Esad’ı suçlayan fotoğraflar yayınlandı. Ancak söz konusu mahkûmların kim olduğu belli değil ve yüzleri kapatılmış...

Suriye’ye karşı yürütülen kanlı savaşa bir çözüm getirmeyi amaçlayan 2. Cenevre Konferansı’nın hemen öncesinde, TRT, Anadolu Ajansı, Guardian, El Arabiya ve El Cezire, Suriye hükümetini suçlayan fotoğraflar yayınlandı. Suriye’de tutuklu bulunduğu iddia edilen insanların çok kötü bir durumda resmedildiği birkaç fotoğraf yayınlandı ve toplamda 11 bin kişinin, 55 bin karesinin olduğu iddia edildi.

‘Bunlar delil sayılamaz’

Konuyla ilgili İngiliz ve Hollandalı kaynaklarımız, hedefin galip konumdaki Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın elini, -Cenevre’deki toplantı öncesinde- zayıflatmak olduğunu söyledi. Özellikle Hollanda’daki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ile yakın bağı bulunan kaynağımız, bu kadar kısa bir sürede toparlandığı iddia edilen fotoğrafların -yayınlanan şekliyle- inandırıcılığı olmadığını ve Lahey’de “savaş suçu” sayılabilmesi için, çok daha temelli bir delille gelinmesi gerektiğini bildirdi.

Aynı zamanda Guardian gazetesinin eski çalışanı olan İngiliz kaynağımız ise fotoğrafları yayınlayan medya kuruluşlarının menşeine dikkat çekti ve bu ülkelerin, -mevcut konumda- Esad’ın gitmesini ABD’den bile daha fazla istediklerini hatırlattı. Söz konusu ülkeler sırasıyla Türkiye, İngiltere, Suudi Arabistan ve Katar...

Esad’ın Cenevre’ye galip konumda gittiğini hatırlatan kaynağımız, bu nedenle, böylesine fotoğraflarla Suriye hükümetinin elinin zayıflatılmak istendiğini düşündüğünü belirtti.

9 günde binlerce kişinin fotoğrafı nasıl çekilebilir?

Öte yandan gazetemizin yazarı Şam Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı ve aynı zamanda başta ABD olmak üzere birçok ülkenin Suriye devleti ile yeniden başlayan temaslarında bizzat bulunan Bessam Ebu Abdullah, söz konusu fotoğrafları ve raporu gazetemize değerlendirdi. Raporun Katar tarafından finanse edildiğini hatırlatan Ebu Abdullah, Katar’ın Ortadoğu ve Suriye’ye yönelik politikasının ortada olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Katar, Suriye’ye karşı yürütülen savaşta bir taraf. Suriye Ordusu’na karşı uzun zamandan beri teröristleri destekliyor. Söz konusu raporun 2. Cenevre Konferansı öncesi alelacele hazırlandığı görülüyor.”

Bessam Ebu Abdullah, Şam hükümeti bu fotoğrafların doğruluğunu kesinlikle kabul etmediğini ve fotoğrafların üretilmiş olduğunu söyledi. Ebu Abdullah, üstelik fotoğrafların kime ait olduğuna dair tek bir isim olmadığına ve dikkat edilirse söz konusu mahkûmların yüzlerinin de kapatılmış olduğunu hatırlattı. Ebu Abdullah sözlerine şu şekilde devam etti, “Raporu hazırlayanlar tek bir isim söylesin. Ben size Suriye cezaevlerindeki tutukluların adını tek tek sayabilirim. Fotoğrafları sızdırdığı iddia edilen “Sezer” kod adlı kişiyle 12 Ocak, 13 Ocak ve 18 Ocak 2014 tarihlerinde görüşüldüğü, raporun da 20 Ocak 2014 tarihinde yayımlandığı görülüyor. Bu kadar kısa sürede 55 bin fotoğrafın nasıl tasnif edildiği açıklanamıyor...”

‘Fotoğraflar savaşı sürdürmek için kullanılıyor’

YDH Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu ise, söz konusu fotoğrafların Cenevre Konferansı’na yönelik etkilerini İMÇ televizyonuna değerlendirdi. ABD liderliğindeki Dostlar Grubu’nun “Beşar Esad çekilmelidir” önşartından dolayı 30 Haziran 2012’deki 1. Cenevre Konferansı’nda öngörülen siyasi çözüme ulaşılamadığını belirten Alptekin Dursunoğlu, Suriye yönetimi tarafından işkence edilerek öldürüldüğü iddia edilen insan fotoğraflarıyla 2. Cenevre’de Şam ve müttefikleri üzerinde psikolojik baskı kurmayı hedeflediğini söyledi.

Alptekin Dursunoğlu, 30 Haziran 2012’deki 1. Cenevre Konferansı öncesinde binlerle ifade edilen ölü sayısının şu an 150 bine ulaşmasının Dostlar Grubu tarafından silahlandırılan gruplar aracılığıyla dayatılan savaştan kaynaklandığını belirterek, bugün kanlı fotoğrafları yayımlayan resmi yayın kuruluşlarının ise bu fotoğraflardan hareketle savaşın durdurulmasına ve siyasi çözüme değil, askeri müdahaleye çağrı yaptığına dikkat çekti.

Şafak Terzi

Fotoğraflarla ilgili kurgulanan hikaye

Fotoğrafları yayınlayan basın kuruluşlarının kurgusuna göre, Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi, ülkede yaşanan iç savaş boyunca, rejime bağlı askeri hastanelere ölü olarak getirilen kişilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendirilmiş. İddiaya göre hastaneye getirilen kişilerin tamamı gözaltındayken işkence, elle boğma ve aç bırakılarak öldürülen Suriyeli muhaliflerden oluşuyormuş. Hikayede anlatılan görevli Suriyeli muhaliflerle gizlice irtibat kurmuş ve fotoğrafları gizlice muhaliflere vermiş.

Raportörlerin geçmişi

Sir Geoffrey Nice - 1945 doğumlu İngiliz hukuk profesörü ve savcı. Gresham Koleji’nden mezun oldu ve 2007’de şövalye ilan edildi. Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (Miloseviç Davası) savcıydı. Halen Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı.

David Crane - Amerikalı savcı. Desmond Lorenz de Silva’nın ardından 2002-2005 arasında BM Sierra Leone Özel Mahkemesi’nde savcı oldu. 29 Ekim 2013’te ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi önünde Suriye Savaş Suçları Mahkemesi kurulması ve Beşar Esad’ın yargılanması gerektiğini savundu.

Sir Desmond Lorenz de Silva - Sri Lanka asıllı İngiliz hukukçu ve savcı. 2007’de şövalye ilan edildi. BM Sierra Leone Özel Mahkemesi’nde savcı. 2005’te Kofi Annan tarafından başsavcılığa terfi ettirildi. 23 Haziran 2010’da BM İnsan Hakları Konseyi tarafından Mavi Marmara saldırısını soruşturmakla görevlendirildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.