Cemaat tutuklamıştı şimdi KOM’un başında

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Hacı Yusuf Karababa görevinden alındı. Karababa’dan boşalan Daire Başkanlığı’na ise eski Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir atandı. Hanefi Avcı, Emin Aslan,...

Cemaat tutuklamıştı şimdi KOM’un başında
06 Ağustos 2014 Çarşamba 03:20

orhanozdemirkom

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Hacı Yusuf Karababa görevinden alındı. Karababa’dan boşalan Daire Başkanlığı’na ise eski Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir atandı.

Hanefi Avcı, Emin Aslan, Sabri Uzun, Mustafa Gülcü, Celal Uzunkaya... Emniyet teşkilatının en önemli kademelerinde görev yapan bu isimlerin tümü Cemaat’in tertipleriyle karşılaştılar. F tipi örgütün hedef aldığı emniyet müdürlerinden biri de Orhan Özdemir’di.

Yok temizlik ihalesine “fesat” karıştırmış, yok “çeteyle işbirliği” yapmış, yok “örgüt üyeliği”... Hepsi bahaneydi. Cemaat, Emniyet içinde tam egemenliğinin önünde engel oluşturan tüm namuslu bürokratları tasfiye etmek istiyordu. Önce psikolojik savaş yürütülüyor, “kara propaganda” yapılıyor, “Ergenekoncu” yaftası asılıyor, sahte ihbarlar gönderiliyor... Sonra da operasyon geliyordu. Orhan Özdemir, 20 Temmuz 2010’da Kayseri’de yapılan ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü kurma suçlamasıyla açılan soruşturmaya dahil edildi. Dava kapsamında 4.5 ay hapiste kaldı. Tutuklama kararına itiraz üzerine 11 Ekim 2010 günü tahliye edildi.

‘DEĞERLİ SAVCIM’

Özdemir, 19 Haziran 2010 günü savcılığa verdiği ifadede, “büyük bir komployla karşı karşıya” olduğunu söylüyor, hakkında sayısız ihbar mektubu gönderildiğini, soruşturmanın “kurgulardan ibaret olduğunu” ifade ediyordu.

Komplo, kurgu ve ihbar mektupları... Ergenekon sürecinin özeti de bu sözcüklerden ibaretti.

CEMAATÇİ MESLEKTAŞ

Dönemin istihbarattan sorumlu Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Durmaz’ın, kurye aracılığıyla özel yetkili Savcı Cemil Tuğtekin’e gönderdiği mektubu Sabah yayımladı (24 Şubat 2014). “Değerli Savcım” diye başlayan mektup, Cemaatçi polis-savcı işbirliğini gösteren bir ibret vesikasıdır. Durmaz mektubunda, “Planı sessizce uygulayalım. Baskı gelirse topu yukarıya atarız” demekten bile çekinmiyordu. Muharrem Durmaz’ı ehliyetsiz bulduğu için görevden alan, Orhan Özdemir’di. Durmaz, Muş Emniyet Müdürü iken bu yılın başında görevden alındı.

Orhan Özdemir hakkındaki soruşturmayı “35 yıllık meslektaşı ve yakın arkadaşı” eski Kayseri Emniyet Müdürü (sonra Karabük Emniyet Müdürü oldu) Arif Akkale’nin başlattığı öne sürülmüştü. Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın yumruklanmasından sonra Kayseri’den Karabük’e atanan Akkale, Emniyet içinde Cemaat’e en yakın isimlerden biri olarak tanınıyordu. Cemaat, Ankara’ya Özdemir’in değil, Akkale’nin müdür olmasını istemiş, ancak başarılı olamamıştı.

Orhan Özdemir hakkında yakalama emrini veren ise Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanı Kadir Kayan’dı. “Kozmik odayı arayan hâkim” olarak ünlenen Kayan, Danıştay’a saldırı davası Ankara’da görülürken, katil Alparslan Aslan’ın “Silahları ondan aldım” dediği Süleyman Esen’in tahliyesini istemişti. Kayan şimdi Yargıtay 9. Ceza Dairesi üyesi. Ergenekon davası onun önüne gelecek!

HANEFİ AVCI YAZMIŞTI

Hanefi Avcı, “Haliç’te Yaşayan Simonlar” adlı kitabında, Özdemir’in tutuklanmasını “bir cemaat operasyonu” olarak değerlendirir. Avcı, “Bir yıldır Orhan Özdemir’e karşı cemaatin bir tertip içinde olduğunu, emniyet teşkilatı içerisinde herkes bilmektedir” der ve şöyle devam eder:

“Orhan’ın tutuklanmadan kısa bir süre önce gö-revinden aldığı şube müdürü Z.B’nin adının, cemaatte çok önemli bir belgede, Ömer kod adlı cemaat imamının ABD havaalanında yakalanması olayında üzerinden çıkan notlarda geçmesi; hem kendisinin hem de (adliye mensubu olan) eşinin telefon bilgilerinin bu notlarda bulunması tesadüf müdür? Olay hakkındaki genel kanaat şudur: Cemaat kendilerine engel gördüğü bir kişiyi daha bertaraf etmiştir.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.