Celal Bayar’ın torunu: İsviçreliler; Lobinin esiri olduk

AİHM kararında önemli bir şey var. Sadece düşünce özgürlüğü ifadesi ve insan haklarının onuncu maddesi olayı değil. Kararda diyor ki 1915 olayları hakkında halen bir konsensüs yok. Halen tartışmaya açık. Bu çok önemli Üçüncü...

Celal Bayar’ın torunu: İsviçreliler; Lobinin esiri olduk
25 Aralık 2013 Çarşamba 14:34

isvicrelobi

AİHM kararında önemli bir şey var. Sadece düşünce özgürlüğü ifadesi ve insan haklarının onuncu maddesi olayı değil. Kararda diyor ki 1915 olayları hakkında halen bir konsensüs yok. Halen tartışmaya açık. Bu çok önemli

Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın kendi adını taşıyan torunu Celal Bayar’la, AİHM’nin sözde “Ermeni soykırımı” davasında İsviçre’yi mahkûm ederek İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i haklı bulan kararını konuştuk. Celal Bayar, Batı İsviçre Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı, İsviçre’de yaşayan bir işadamı. Kendisiyle işyerinde buluştuk. Misafirperverliği ve masasının üzerinde Rauf Denktaş ile birlikte çektirdiği, oğlu ve eşinin de bulunduğu fotoğraf gözümüzden kaçmadı. Bayar, Türkiye’nin menfaatlerini ve buradaki imajını korumakla görevli olduğunu belirtti.

- AİHM’nin Perinçek kararını nasıl yorumluyorsunuz?

Celal Bayar: Doğu Perinçek’in “Ermeni soykırımı”nı inkâr ettiği gerekçesiyle 2007 yılında Lozan’daki mahkemede yargılandığı tarihten beri davayı takip ediyoruz. O zamanlar bizim federasyonumuz yoktu. Ve aslında federasyonumuzun kuruluşu da bir yerde Sayın Perinçek’in yaptığı bu hamleyle bağlantılı. Çünkü ben şahsen mahkemeye gidemedim ama bizim şu anda mevcut yönetim kurulu üyelerimizin bir kısmı girebildi. O mahkemenin ne kadar rezil olduğunu, Türkiye’nin nasıl aşağılandığını gördüler ve müşahade ettiler. Ve bundan sonra biz dedik ki burada bir örgütlenmeye ihtiyaç var ve federasyon kuruldu. Tabii biz davayı çok yakından takip ettik. Hatta Sayın Perinçek ile de konuşma fırsatım oldu. Cenevre’de lokalimize gelmişti ve bir mütaala yapmıştı. O gün bu hamlenin son derece riskli olduğunu, ters tepebileceğini düşünüyorduk. En azından İsviçre hukuk sistemi dahilinde. Ama aldığımız bu sonuç çok güzel ve buradaki vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum, Baba Noel’e inanmayanlar bundan sonra inansınlar; çünkü bu aldığımız en güzel hediye.

- Kararın İsviçre’deki yansımaları nasıl?

Celal Bayar: Medya çok şaşkın. Çünkü İsviçre çok sık böyle bir ceza ve darbe almıyor. Dolayısıyla yankı yaptı. Medya örtbas etmek istedi. Bu olayın ne kadar önemli olduğunu İsviçre’den ziyade Türkiye’nin bilmesi lazım. Şu anda daha ziyade Ermeni aktivistler devreye girmiş bulunuyorlar. Hatta Ermenistan diaspora bakanı bir hanımefendi dün bir açıklama yaptı ve bütün Avrupa’daki, özellikle de İsviçre’deki Ermeni derneklerinin mutlaka karara itiraz etmeleri gerektiğini söyledi.

- İsviçre hükümetinin vermiş olduğu meclis kararında değişiklik olacak mı? Öngörüleriniz nelerdir?

Celal Bayar: Tabii bu aşamada bir şey söylemek zor. Temyize gitmek için üç aylık bir süre var. Ben şahsen İsviçre’nin temyize gideceğine inanmıyorum. Belki Ermenilerin çok baskısı olursa gidilecektir ki o da ters tepebilir. Çünkü artık İsviçreliler şunu düşünüyorlar; Fransa’daki gibi, biz bir yerde komünatarist, yani bir etnik lobinin rehini olduk. Ve onların çalışmaları da artık hem İsviçre’nin hem Fransa’nın aleyhine işliyor. Şimdi tabii AİHM kararında önemli bir şey var. Sadece düşünce özgürlüğü ifadesi ve insan haklarının onuncu maddesi olayı değil. Kararda diyor ki 1915 olayları hakkında halen bir konsensüs yok. Halen tartışmaya açık. Bu çok önemli. Bu noktada şunu sormak lazım, siyasetçiler tarihi belirleyebilir mi? Böyle bir şey mantıken zaten doğru değil. İsviçre’de biliyorsunuz, Cenevre, Lozan’ın bağlı bulunduğu Vaud Kantonu ve Federal Meclisi 1917 Ermeni olaylarını “soykırım” olarak kabul etti. Ben birkaç milletvekiliyle konuştum, diyorlar ki AİHM kararı, kanton ve parlamento seviyesinde 2001, 2002 ve 2005 yıllarında alınan kararları etkileyecektir.

- İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek altı yıldır Silivri’de tutuklu bulunuyor...

Celal Bayar: Türkiye için utanç verici. Sadece bu dava sürecini göz önünde bulundursak bile Türk toplumu olarak bir yerde Doğu Perinçek’e minnettar olmamız lazım. Yani ben hükümet olsam, daha toleranslı davranırdım. Bu müthiş başarıdan sonra, Doğu Perinçek’in Silivri’den çıkmasını şahsen arzuluyorum.

- Son olarak ne söylemek istersiniz?

Türkiye’nin Doğu Perinçek gibi insanlara şu anda daha çok ihtiyacı var. Bunu unutmamak lazım.

BM binası bitişiğine Ermeni anıtı girişimi

- Federasyonunuzun öncülüğünde Ermeni Anıtı planları engellendi. Biraz bu süreçte verdiğiniz mücadeleden bahsedebilir misiniz?

Celal Bayar: 2007 yılında bir “Soykırım Anıtı” için düğmeye basıldı ve kabul edildi. Bunu öğrendiğimiz zaman faaliyete başladık. Cenevre’de yapmayı planlıyorlardı. Şu anda bulunduğumuz yere 100 metre mesafede. Onu engelleyebildik. Ama anladığım kadarıyla belediye encümenindeki magistrat, yani bir nevi bakan diyebileceğimiz Sami Kannaan, kendisi İsviçrelidir ama Lübnan asıllıdır ve müthiş Ermeni tezlerini destekleyen biri. Bu anıtı BM binasının bitişinde bulunan parkta yaptırmak istedi. Buradaki amaç, bir yerde BM sanki bu “soykırımı” kabul etmiş gibi bir bağlantı kurmak. Biliyorsunuz İnsan Hakları’nın bir raporu vardı. O raporda, sözde “Ermeni soykırımı vardır” deniliyor. Ancak bu rapor hiçbir zaman onaylanmadı. Ve burada o soykırım tasarısını geçirmek için Ermenilerin ve onları destekleyenlerin anateması “Birleşmiş Milletler soykırımı kabul etti” idi. Dolayısıyla Cenevre, Vaud (Lozan’ın bulunduğu kanton) ve Federal Meclis de bunu kabul etmek mecburiyetinde. Bu tabii yanlış. Biraz Ermeniler hayal kuruyorlar gibime geliyor. Ve seçtikleri savaş alanları nispeten bizim lehimize. Burada sadece Türkler değil, Birleşmiş Milletler var. BM’nin bu durumdan hiç hoşnut olmadığı da ortaya çıktı.

Fatma Şahindal / İsviçre


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.