Çay-Kur grevi 20 liraya kırıldı -(TAMAMI)

Kamu parasıyla grev kırıcılığı

Çay-Kur grevi 20 liraya kırıldı -(TAMAMI)
24 Nisan 2013 Çarşamba 17:40

Sona erdirilen grev sonrası işçiye kırgın olmadıklarını söyleyen Mustafa Türkel, ÇAYKUR’un işçilere çalışmadıkları günler için ücret ödemesini kınayarak, ‘Kamu parasıyla grev kırıcılığı yapılmıştır. Bu paranın idari ve hukuki dayanağının soruşturulması gerekir’ dedi

Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, geçen pazartesi günü başlayan ancak katılımın az olması nedeniyle aynı gün sona erdirilen grev konusunda ÇAYKUR’u suçladı. Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Türkel, kampanyadan bir ay önce işçileri işe alan Çaykur’un çalışana 20 milyon TL ödeyeceğini belirterek, “ÇAYKUR bir kamu kuruluşu olduğunu unutarak kamu parasıyla grev kırıcılığı yaptı” dedi.

‘İşçilere kırgın değiliz’

ÇAYKUR’da çalışan 3 bin dolayındaki kadrolu işçiden bin 500’ü ile greve başlamak üzere hazırlık yapıldığını anlatan Türkel, ancak işveren ÇAYKUR’un olağan kampanya açılışından bir ay önce mevsimlik işçileri işe çağırdığını hatırlattı. Üyelerinin bu çağrıya uyarak grev sabahı işbaşı yaptıklarını ifade eden Türkel, şunları söyledi: “İşçilerimiz böylece greve katılmayacakları yönünde irade ortaya koymuştur. 1500 civarında greve iştirak eden daimi statüdeki üyemiz de bu gelişme sonrasında greve katılmaktan vazgeçerek işlerine döndü. Sendika olarak ortaya çıkan bu durumdan rahatsızlık duyulmaması mümkün değildir. Ancak yaşanan süreç, tarafların yaklaşımları ve ortaya çıkan sonuç birlikte değerlendirildiğinde, yaklaşık 5 yıl önce başlatılan büyük operasyonun hala, hatta hızını hiç kaybetmeden sürdürüldüğü ortaya çıkmaktadır.”

İşçilere, üyelerine yönelik hiçbir kırgınlıkları bulunmadığını belirten Türkel, ömürlerini, 4 ay çalışıp, kazandığıyla 12 ay geçinmek suretiyle geçiren insanların nasıl bir ekonomik baskı altında yaşadıklarının farkında olduklarını söyledi. Türkel, “Kendilerine bir ay fazladan iş ve gelir imkanı sunulan bir teklif karşısında direnme güçlerinin olmadığının da farkındayız. Ama arka planda yatan asıl gerçeğin, kendilerini böylesine bağımlı hale getiren ve özgür iradelerinin baskı altına alınmasına izin veren toplumsal ve siyasi ortam ile yoksulluk ve sömürü düzeni olduğunun da çok iyi farkındayız. Bu nedenle üyelerimize hiçbir kırgınlığımız olamaz. Ama, grev kırıcılığına öfkemiz vardır” dedi.

‘Bu para soruşturulmalı’

ÇAYKUR’un alenen grev kırıcılığı yaptığını ifade eden Türkel şöyle devam etti:

“Çay bitkisinin yetişme ve hasat sezonu belliyken ve kampanya döneminin mevsimsel şartlar gereği Mayıs sonlarında başlaması gerekirken, yaptıracağı iş olmadığı halde mevsimlik işçileri 1 ay önce işe çağırmıştır. Yılda 4 ay çalışıp, 12 ay geçinmeye çalışan ve artık kazandığını da tüketip, borca yaşamaya başlamış olan işçilerin, bu bir aylık fazladan gelire ‘hayır’ diyebilme şanslarının olmadığı ortadadır. ÇAYKUR’un bu fazladan ve bir iş karşılığı olmaksızın geçirilecek süre için 20 milyon TL bedel ödeyecektir. Bu parayı sözleşme masasında sendikaya teklif etmemiştir. Tersine, grevden bir hafta öncesine kadar paranın adı bile telaffuz edilmemiş, son haftadaki görüşmelerde de böyle bir rakamdan bahis bile olmamıştır. Yani toplu iş sözleşmesi masasına getirilse rahatlıkla üzerinde konuşulup, uzlaşmaya varılabilecekken, bu para ulufe verir gibi işçiye dağıtılmış, grev kırıcılığı için kullanılmıştır. Bu tutumu açıkça kınıyoruz. Kınıyoruz çünkü, ÇAYKUR bir kamu kuruluşu olduğunu unutmuş, kamu parasıyla grev kırıcılığı yapmıştır. Bu para hiç kuşkusuz idari ve mali açıdan hukuki dayanağının soruşturulması gereken bir paradır. Ama bu olayın perdesi kaldırıldığında ortaya çıkan oyun çok daha vahim görünmektedir.”

Özelleştirme tehlikesi

ÇAYKUR’da 5 yıl önce başlayan ve Tek Gıda-İş Sendikası’nı tasfiye edip, yandaş ve emin ellere teslim etme projesinin tüm hızıyla sürdüğünü ifade eden Türkel, “Bu uğurda önceki ÇAYKUR yönetimleri sahte, yalan dolu belge vermekten, şimdiki yönetim de grev kırıcılığı yapmaktan çekinmemiştir. Orta vadeli program bellidir: ÇAYKUR özelleştirilecek kurumlar arasındadır. TEKEL’de olduğu gibi, ÇAYKUR’da da Tek Gıda-İş’in meydanı özelleştirmecilere kolayca terk etmeyeceği açıktır. Çöpsüz üzüm istenmektedir. Yandaş, sessiz ve dümen suyunda giden bir sendika aranmaktadır. Aranan sendikanın Tek Gıda-İş olmadığı da açıktır. İşte başından beri yürüyen büyük operasyon budur. Tek Gıda-İş bu oyuna teslim olmayacaktır. Bu günün meselesi grevse, grev kağıt üstünde yürümektedir. Toplu iş sözleşmesi masasında uzlaşma sağlanıp, yasal bir toplu iş sözleşmesi imzalanıncaya grev kararının kaldırılması söz konusu değildir” dedi.

MUHAMMET KAÇAR / DHA

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.