Cari açık sorunu için çözüm yok -(TAMAMI)

Cari açık kalıcı

Cari açık sorunu için çözüm yok -(TAMAMI)
11 Nisan 2013 Perşembe 17:42

Geçen yılın ilk iki ayına göre yüzde 9.5 artan cari açık 10.9 milyar dolara çıktı. Açığın kalıcı sorun haline geldiğini belirten uzmanlar, bunun Türkiye’nin dışa bağımlı bir ekonomi olmasından kaynaklandığını söyledi

Türkiye ekonomisinin yapısal sorunu haline gelen cari açık 2013 yılında tekrar yükselişe geçti. Merkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesi verilerine göre, Şubat ayı cari açığı 5.13 milyar dolar olarak gerçekleşti. Cari açık bu yılın ilk iki ayında da, bir önceki yılın aynı dönemine göre 956 milyon dolar yani yüzde 9.5 oranında artarak 10 milyar 943 milyon dolara yükseldi. Bu gelişmede dış ticaret açığının 844 milyon dolar artarak 11 milyar 512 milyon dolara yükselmesi ve hizmetler dengesinden kaynaklanan net gelirlerin 63 milyon dolar azalarak 1 milyar 327 milyon dolara gerilemesi etkili oldu.

Açıklanan cari açık verilerini değerlendiren İktisatçı Prof. Dr. Esfender Korkmaz, cari açığın özünde çok derin sorunlar barındırdığına işaret ederken, Prof. Dr. Korkut Boratav ise, ödemeler dengesindeki kaynağı belirsiz para çıkışına dikkat çekti.

Hükümetin politikaları bu hale getirdi

Hükümetin büyümeden feragat ederek 2012 yılında cari açığı azalttığını ancak bitiremediğini söyleyen Prof. Dr. Esfender Korkmaz, açığın yönetilemez olduğunu kaydetti. AKP Hükümeti’nin izlediği politikaların cari açık sorununu çözmekten uzak olduğunu savunan Korkmaz, “İç talebi baskılamakla, ithalatı azaltmakla, büyümeyi düşürmekle cari açık bir yere kadar azaltılabiliyor. Ama bitirilemiyor” dedi.

İhracatın yüzde 80’i dışa bağımlı

Hükümetin uyguladığı politikalarla cari açığı bitirebilmek için sanayinin kapısına kilit vurmak gerektiğini ifade eden Korkmaz, Türkiye’de üretimin ithalata bağımlı olduğunu belirtti. Korkmaz, “Üretimin yüzde 70’i, ihracatın da yüzde 80’i ithal ara malı ve hammaddeye bağımlı. Bu azaltılmadan cari açık bitirilemez. Türkiye bu şartlarda ihracat yaptığı sürece, üretim yaptığı sürece cari açık vermeye mahkumdur” diye konuştu.

Merkez Bankası’nın uyguladığı dalgalı kur politikasını eleştiren Korkmaz, şöyle devam etti: “Dalgalı kur politikasıyla TL, döviz karşısında değerli tutuluyor. Çünkü Merkez Bankası, sıcak para girişinin olduğu ekonomide fiyatları baskılayarak enflasyonu kontrol altına tutmak istiyor. Bu düşük kur politikası sonucu ithalat özendiriliyor. Bu politika yanlıştır. Yapılması gereken ise dengeli bir kur politikası uygulamaktır. Bunlar yapılmadan, dışa bağımlı üretim yapısı olduğu sürece cari açık önlenemez. Hükümet cari açığı yönetmeye çalışıyor ama bu ekonomik yapıyla bunun yönetilmesi de mümkün değildir. Bir iki yıllık geçiş süreciyle kur politikası yeniden düzenlenmelidir. Böylelikle bir iyileşme sağlanabilir.”

Milli sanayinin yüzde 56.8’i yabancı kontrolünde

Cari açık rakalarının temelinde ekonominin görünen yüzüyle dışa bağımlı olmasının yanında aslında çok daha derin sorunların da olduğunun altını çizen Prof. Korkmaz, “TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre, milli sanayimiz olan imalat sanayimizin yüzde 56.8’i yabancıların kontrolünde. Sanayi üretimi yapacak sanayicimizin kredi alacağı bankaların yüzde 52’si yabancıların kontrolünde. Borsa’nın yüzde 70’i yabancıların elinde. Sanayi ve bankacılık sektöründe elde edilen karların yarısı yabancının cebine gidiyor. Borsa’da elde edilen spekülatif karlarla yabancılar zengin oluyor. Böyle bir ekonomide ne yaparsanız yapın cari açığı zaten bitiremezsiniz” ifadelerini kullandı.

Dış borç 200 milyar $ arttı

AKP iktidara geldiğinde, Türkiye’nin toplam dış borcunun 140 milyar dolar civarında iken şimdi bu rakamın 340 milyar dolara düzeyine çıktığını bildiren Korkmaz, şu tehlikeye işaret etti: “Dış borçlar 200 milyar dolar düzeyinde arttı. Bundan kimse söz etmiyor. Türkiye her yıl 10 milyar dolar faiz ödüyor. Yapılan özelleştirmelerle Türkiye’nin Telekom gibi kar eden kurumları yabancılara satıldı. Sadece Telekom’un elde ettiği 1.2 milyarlık net kar yabancının cebine kalıyor.

Kriz ve yoksullaşma kapıda

Bu sistem çökecektir. Çöktüğü zaman ise bunun maliyeti halka ödetilecektir. Türkiye henüz borçlarının ana paralarını ödemeye başlamadı. Bu borçlanma daha fazla devam edemez. Bir ülkede dışarı giden para milli gelirden fazla olduğu zaman o ülke fakirleşiyor demektir. Türkiye ne zaman net dış borç ödemeye başlayacak o zaman fakirleşecektir. Bundan sonra da borçlanmasının maliyeti artacak ve zorlaşacaktır. Türkiye’yi uzun dönemde bekleyen kriz ve yoksullaşmadır.”

Gizemli para çıkışı altın ticaretinden

Merkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesi verilerinde göze çarpan bir başka veri de ‘net hata noksan’ kaleminde yaşanan 1 milyar 647 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para çıkışı. Ocak ayında yaşanan 223 milyon dolarlık kaynağı belirsiz para girişiyle birlikte, bu yılın ilk iki ayında 1 milyar 424 milyon dolar düzeyinde gizemli para çıkışı gerçekleşmiş oldu.

Bu gizemli para çıkışının nedenini İran’la yapılan altın ticaretine bağlayan Prof. Dr. Korkut Boratav, “Krizden sonraki AKP’li dönemde kayıt dışı para girişi gözleniyordu. İran’la ticaretteki altın transferini ABD’nin baskısı engelledi. 2012 boyunca meydana gelen bu net altın transferi Amerika’nın yaptırımları ihlal ediliyor baskısıyla engellendi” dedi. Fakat Türkiye’nin, İran’dan doğalgaz ve ham petrol almaya devam ettiğinin altını çizen Boratav, kaynağı belirsiz para çıkışının ‘büyük ihtimalle’ bununla bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Ocak ve Şubat’ta altın ticareti normale döndüğü için ekonominin açık verdiğini belirten Boratav, şunları söyledi: “Çünkü ithal edip sikke veya mücevhere dönüştürüyor. İran’a transferler altın kanalını tıkayınca kayıt dışı transferlere dönüştü anlaşılan. İşleme mekanizmasını öngöremeyiz ama bağlantı bunu gösteriyor ve bu da hesap kitabın karma karışık hale geldiğini gösteriyor.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.