Büyüme hedefin yarısında kaldı -(TAMAMI)

AKP’ye ‘büyüme’ darbesi

Büyüme hedefin yarısında kaldı -(TAMAMI)
02 Nisan 2013 Salı 08:22

Suriye operasyonu ve ‘Öcalanlı açılım’ nedeniyle oyları erimeye başlayan AKP’ye şimdi de ‘büyüme’ darbesi geldi. 2012 yılı büyüme rakamı hedeflenen oranın yarısında kaldı. Büyümede yüzde 4 beklenirken 2.2 olarak gerçekleşti

Geçen yıl yüzde 8.8 olan GSYİH büyümesi hükümetin cari açık tehlikesi nedeniyle aldığı önlemler sonucu adeta çakıldı. Ekonomideki hedefleri tutturamayan AKP Hükümeti’nin büyüme verilerini sürekli revize etmesine rağmen sonuç yine beklenin altında geldi. 2010 ve 2011 Orta Vadeli Programlarında (OVP) 2012 için yüzde 5 olarak öngörülen büyüme rakamı 2012-2014 Orta Vadeli Programı’nda yüzde 4’e düşürüldü. Son açıklanan Orta Vadeli Program’da ise yüzde 3.2 olarak revize edildi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Şubat ayında yaptığı açıklamada 2012 büyümesinin yüzde 2.5-3 aralığında olacağını bildirdi. Ama yine de tutturamadı.

Ekonomi Bakanı: Acı fren

Ekonomi geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 1.4 büyürken, yıllık büyüme 2.2’de kaldı. Büyümede iç talebin katkısı 1.9’da kalırken dış talebin büyümeye katkısı yüzde 4.1 oldu.

Büyüme rakamlarını değerlendiren Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Daha fazlası da olabilirdi. Biraz ‘acı fren’ oldu’’ derken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise büyümeyi “başarı” olarak niteledi.

Ekonomistler, büyüme rakamlarının hedefin yarısında kalmasını “fiyasko” olarak değerlendirirken, ortaya çıkan durgunluğun işsizliği arttıracağına vurgu yaptılar. Büyüme rakamlarının düşük kalmasının siyasi riskleri de beraberinde getirdiğini kaydeden uzmanlar da sonucun AKP’ye oy kaybettirebileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, yüzde 2.2’lik büyüme rakamları ile ilgili şu görüşleri savundular:

El parasıyla büyüme ancak bu kadar olur

Prof. Dr. Oğuz Oyan: Büyüme hedefin yarısında kaldı. En son 3.2 denmişti 2.2 oldu. Ekonomi yönetiminin vizyonunun ne olduğu da görüldü. 2.2’lik büyüme Türkiye açısından ciddi bir durgunluk demek. İktidar mensuplarının ve yandaşların bu rakamı Avrupa ile karşılaştırması da züğürt tesellisinden başka bir şey değil. Oysa, Başbakan ve Hükümet üyeleri “Çin’le yarışıyoruz” demişlerdi.

El parasıyla büyümenin sürdürülebilir olmayacağını belirtmiş ve Hükümeti uyarmıştık. Uyarılarımızın ne kadar doğru olduğu çıktı. El parasıyla büyüme ancak bu kadar olur. Şimdi asıl kritik sorun bundan sonrası. Büyüme rakamları yolun sonuna gelindiğini gösteriyor.

Düşük büyümede bile dış kaynağa ihtiyaç duyuluyor. Ekonomiyi sürdürebilmek için dış kaynağa ağır bedeller ödüyoruz. Ayrıca büyümedeki düşüş işsizliği daha da arttıracak. Bu konuda şimdiden önlemler alınması gerekiyor.

Ekonominin durumu parlak değil

Prof. Dr. Korkut Boratav: Hükümetin yılbaşındaki büyüme hedefi ciddi değildi. İyimser rakamlar verdiler. Ama büyüme rakamı hedefin yarısında kaldı. Ekonominin durgunlaştığı ortaya çıktı. İç talep düşüyor. Dışarıda da durum pek iyi gözükmüyor. Dış kaynaklar da sağlıklı değil. Kısacası ekonominin durumu parlak görünmüyor.

Türkiye ürettiğinden fazla tüketiyor

MHP Milletvekili Erkan Akçay: Bütçe görüşmeleri sırasında “Büyüme 2.5 çıkarsa sevinin” demiştik ama 2.5’un da altında geldi. Türkiye bütçe açığı, cari açık ve tasarruf açığı olmak üzere üçüz açığın girdabında. Türkiye üretmek zorunda. AKP’nin politikalarının geleceği nokta budur. Türkiye ürettiğinden fazla tüketen, kazandığından fazla tüketen bir ülke haline getirildi. İhracat rekoru kırmakla öğünen hükümet ithalatta kırılan rekorlara değinmiyor.

Hükümet arabaya takla attırdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak: Frendi, gazdı derken Hükümet arabaya takla attırdı. 2012’de gelişen ve yükselen ekonomi liginde Türkiye, büyümesi en hızlı düşen 5. ekonomi oldu. Bu iktidar elinde, vatandaşın geliri ile umudu arasındaki makas borçla kapatılmış, vatandaş adeta rehin alınmıştır. Borcunu ödeme güçlüğü çeken işçilerimiz ise bizzat Hükümet tarafından kapıya konma ile tehdit edilir hale gelmiştir. Üretmeden tüketen; kazanmadan harcatan sanal bir refah algısıyla işleri götürmeye çalışan politikaların sonu artık görünmüştür. Bu durumun sorumlusu Hükümettir.”

Ne kadar açık o kadar büyüme

Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez 2012 yılının tamamında Türkiye ekonomisinin yüzde 2.2 oranında büyümüş olduğunu gördük. 2010 yılında yüzde 9.2 ve 2011 yılında yüzde 8.8’lik büyüme oranlarından sonra 2012 yılındaki yüzde 2.2’lik büyüme oranı oldukça sert bir iniş yaşandığını ortaya koyuyor. 2012 sonuçlarıyla bir kez daha kanıtlandı ki Türk büyüme modeli ‘ne kadar açık o kadar büyüme’ esasına dayalı.

Sanayideki kan kaybı dikkat çekici

İstanbul Sanayi Odası Başkan Tanıl Küçük: 2012’ye yüzde 4’lük büyüme beklentisi ile başladık. Yıl sonu itibarıyla yüzde 2.2 ile, revize edilen oranın da gerisinde kaldığımızı görmekteyiz. 2012’de IMF’nin büyümede beklentisi, gelişmekte olan ülkeler için yüzde 5.1 dünya geneli için de yüzde 3.2 idi. Cumhuriyet döneminde yıllık büyüme ortalamamız yüzde 4.7. Bu kriterlerle baktığımızda 2012’de elde ettiğimiz sonuç çok başarılı görünmüyor. 2012 zor bir yıldı. Böyle zor bir yılda küçük oranlı da olsa büyümenin devam etmesini başarı olarak değerlendirmek gerekir. 2011’de yüzde 9.7 olan cari açığın GSYİH’ya oranının 2012’de yüzde 6’ya gerilemesi önemlidir. Ancak bu başarıda büyümedeki hız kesişin payının olduğu da gözden kaçmamalıdır. Bizlerin çok önem verdiği bir gösterge de, imalat sanayinin GSYİH içindeki payıdır. İmalat sanayinin GSYİH içinde cari fiyatlarla 2011’de yüzde 16.2 olan payı, 2012’de yüzde 15.6’ya gerilemiştir. 1998 yılında, bu payın yüzde 23.9 olduğunu hatırlatırsak sanayimizdeki kan kaybı daha iyi ortaya çıkacaktır.

2013’ün ilk yarısında da yavaşlama hakim

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş: Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikaları ile yumuşak bir iniş gerçekleşti, ama artık biraz daha dikkat etmeliyiz. İç tüketim çok fazla yavaşladı. Geçen yılın dört çeyreğinde de büyüme oranları düşüş gösterdi. Öncü göstergelerin henüz ekonomide açık bir canlanmaya işaret etmediği de göz önüne alındığında, 2013’ün ilk yarısında da yavaşlama beklentisi hakimdir. Harcamalara göre baktığımızda; dördüncü çeyrekte yerleşik hane halkı yurt içi tüketiminin yüzde 0.8, özel sektör sabit sermaye yatırımlarının ise yüzde 9.2 azaldığı görülüyor. Sabit fiyatlarla GSYH’nin yaklaşık yüzde 95’ini teşkil eden bu iki kalemin geçtiğimiz senelerde sergilediği yüksek büyüme hızlarından sonra küçülmesi dikkat çekici. Sabit sermaye yatırımlarının üçüncü çeyrekten sonra dördüncü çeyrekte de hızla azalması yatırımların durduğunu gösteriyor.

Büyüme beklenenin altında

Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu: 2012 yılı büyüme oranını 2.3 ile 2.5 arasında bekliyorduk. Uzun süredir kapasite kullanım oranları da yatay bir seyir göstermekteydi. Bunun en önemli nedenini uluslararası ticari partnerlerimiz olan Avrupa ve Ortadoğu’daki ekonomik durgunluk olarak görüyorum; AB ülkelerindeki ekonomik istikrarsızlıklar, Suriye’deki siyasi belirsizlikler, Irak’ın içişlerinde yaşanan dalgalanmalar büyümenin beklentilerin altında gerçekleşmesinde etkili oldu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.