Büyüme düşecek dış borçlanma artacak

IMF'nin IV. Madde kapsamındaki raporunda, Türkiye'ye yönelik dış kaynak akımının aniden yavaşlaması ya da durması halinde, cari açığın çok daha yükseklere çıkacağı ve büyümenin negatif eğilime girebileceği kaydedildi Uluslarası...

Büyüme düşecek dış borçlanma artacak
29 Aralık 2013 Pazar 12:12

borc

IMF'nin IV. Madde kapsamındaki raporunda, Türkiye'ye yönelik dış kaynak akımının aniden yavaşlaması ya da durması halinde, cari açığın çok daha yükseklere çıkacağı ve büyümenin negatif eğilime girebileceği kaydedildi

Uluslarası Para Fonu (IMF) , IV. Madde kapsamında Türkiye'de yaptığı değerlendirmeler sonucu nihai raporunu geçen hafta yayımladı. Her yıl Mayıs ayında gelen IMF heyetinin bu yıl sonbaharda geldiğine dikkat çeken ekonomist Nazif Ekzen'in, IMF'nin raporunu seçimlerden önce açıklayacağına ilişkin öngörüsünü daha önce yaptığımız değerlendirmelerde yazmıştık.

AKP hükümetinin kovduk dedikleri IMF her yıl olduğıu gibi bu yıl da Türkiye ekonomisine ilişkin raporunda önemli uyarılarda bulundu.

IMF'den kritik değerlendirmeler:

Kriz dönemlerinde kredi vermek koşuluyla Türkiye'ye acı reçeteler sunan IMF'nin raporundaki notları dikkatinize sunuyoruz:

T.C. Merkez Bankası para politikasında ek sıkılaştırmaya gitmelidir. Kullandığı araçları basitleştirmelidir. Şu anda kullandığı araçlar çok karışıktır. Kullanılan üç ayrı faiz hedeflemesine karşın, "enflasyon'' beklenilen hedeflerin çok üzerinde gerçekleşmiştir.

Politika faizi olan haftalık repo ihalesi faizi bir defada 2.5 puan artırılmalı, faiz koridoru daraltılmalı ve döviz satışları sadece aşırı oynaklığı azaltma amacıyla yapılmalıdır.

Diğer yandan IMF'ye göre, Merkez Bankası'nın rezervlerini arttırmasını da sağlayan rezerv opsiyon mekanizması (ROM) sıcak para girişini yavaşlatmak yerine hızlandıran bir etki yarattı. Bankalar zorunlu karşılıklar için dışarıdan daha çok borçlandı.

Türk ekonomisinde yurtiçi tasarruflar en düşük düzeye inmiştir. Bu nedenle yurtdışı kaynak kullanımı talebi düşük büyüme hızına rağmen artmaktadır. 2012 yılında altın ihracatı nedeniyle yüzde 6.2 düzeyine inmiş gözüken cari açık 2013 yılında yeniden yüzde 7 seviyesinin üzerine çıkmıştır. Yüzde 7.3 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. 2014 yılında da cari açık daha aşağıya inmeyecektir. Bu durum politik olarak belirlenen 2014 tahminin yüzde 1-1.5 daha yukarısında gerçekleşecektir.

Cari açık ekonominin yumuşak karnı

Cari açığın gösterdiği bu yükselme eğilimi aynı zamanda TL'nin değeri üzerinde de etkili olmaktadır. 2013 yıl ortasında başlayarak yaşanan değer kaybına karşı hâlâ TL'nin değerinin (yüzde 10-20 arasında) yüksek olduğu düşünülmektedir. Artma eğilimi içindeki cari açığın Türkiye her geçen yıl daha da kısa vadeli dış borçlanma ile karşılamak zorunda kalmaktadır.

Bu nokta, cari açığın dış kaynak gereksinimini artan bir hızla daha kısa vadeli kaynaklarla karşılanması, IMF İcra Direktörleri tarafından, Türkiye'nin en yumuşak karnını (Achilles heel) oluşturduğu sonucuna varmaktadır.

Dış borç ihtiyacı GSYİH'nin yüzde 25'i

Düşük büyüme hızlarına karşın dış kaynak ihtiyacının sürekli artmasının en kritik sonucu, Türkiye'nin kısa vadeli dış finansman gereksiniminin 2013 yılında GSYH'nın yüzde 25'inin üzerine çıkmasıdır. 2014 yılında bu oran yüzde 28 ile şimdiye kadar hiç ulaşılmamış olan en yüksek seviyeye çıkacaktır.

Bütçe tek seferlik gelirlerle finanse edildi

Kamu Maliyesinde; bütçenin cari transfer ve sermaye harcamaları kalemlerindeki artış çok yüksektir. Kalıcı hale gelmiştir. Buna karşılık uzun-orta vadede bu harcamaların finanse edileceği bütçenin düzenli gelirlerindeki artış temposu düşüktür. Bütçe genelde arizi gelirler ve bütçe dışı gelirlerle (özelleştirme vd.) finanse edilmektedir.

Büyüme değil daralma tehlikesi

Türkiye geçmişten gelen geleneksel büyüme hızı olan yıllık yüzde 4-5 aralığındaki büyüme temposunu sürdürmekte artık zorlanmaktadır. Bu seviye de bir büyüme "dengesizlikleri" daha artırtacaktır. Türkiye'ye yönelik dış kaynak akımının aniden hızla yavaşlaması ya da durması halinde, cari açık düzeyi çok daha yükseklere çıkacak ve büyüme negatif eğilime girebilecektir.

Ekzen'in değerlendirmelerine göre; özellikle kısa vadeli dış finansman ihtiyacı çok önemli. IMF IV. Madde inceleme raporu büyük ölçüde, kısa vadeli dış finansman gereksiniminin hızla büyümesi, düşük tasarruf ve bu ortamda yüzde 3.5'in üzerinde bir büyüme olamayacağı anlayışı üzerine kurmuş vaziyette.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.