Büyükelçiler: AİHM’nin Perinçek kararı bizi rahatlattı

İsviçre hükümeti AİHM önünde, Perinçek’in yargılanıp mahkûm edilmesine gerekçe olarak, dünya genelinde 20’den fazla ulusal parlamentonun, Osmanlı İmparatorluğu’nda 1915-1917 yılları arasında meydana gelmiş tehcir ve katliamları...

Büyükelçiler: AİHM’nin Perinçek kararı bizi rahatlattı
14 Ocak 2014 Salı 02:35

buyukelciperincek
AİHM kararında, 1915 olayları ile Yahudi soykırımının kıyaslanamayacağına vurgu yapılması
sözde soykırım iddialarına karşı yürüttüğümüz politika açısından kritik önemde kabul edildi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “Ermeni soykırımı uluslararsı bir yalandır” dediği için İsviçre’de cezaya çarptırılan İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’i haklı bularak İsviçre’yi mahkûm ettiği karar, Türkiye’nin yurtdışında görevli büyü-kelçilerini rahatlattı. Özellikle, her yılın 24 Nisan günü yaklaşırken, Ermeni lobilerinin girişimleri nedeniyle sıkıntıya giren büyükelçileri rahatlattı. Aydınlık, Ankara’da toplanan 6. Büyükelçiler Konferansı sırasında, özellikle sözde soykırım iddialarına karşı olumlu tavır sergileyen ülkelerde görev yapan büyükelçilerin nabzını tuttu. Büyü-kelçiler, Perinçek kararının Türkiye açısından çok önemli olduğuna işaret ederken, bu karar sonrasında ellerinin güçlendiği görüşünü dile getirdiler.
Perinçek’in tezleri kritik önemde
Büyükelçiler, AİHM’in Doğu Perinçek ile davaya müdahil olan Türk hükümetinin tezlerine büyük ölçüde hak verdiğinin altını çizerek, mahkemenin İsviçre hükümetinin iddialarının aksine 1915 olayları ile Yahudi soykırımının kıyaslanamayacağına vurgu yapmasının, Türkiye’nin sözde soykırım iddialarına karşı yürüttüğü politika açısından kritik önemde olduğunu dile getirdiler.
Soykırım iddialarına karşı dönüm noktası
Kararı değerlendiren bir büyükelçi, AİHM’nin kararına bakıldığında yüksek mahkemenin nefret söylemine odaklandığını, Perinçek’in yaptığı konuşmada nefret söylemine yaklaşılıp yaklaşılmadığının ele alındığını, ancak konuşmanın bütününe bakıldığında, nefret söylemi kapsamına alınmadığı yönünde bir değerlendirmede bulunduğunu belirtti. Bu kararın, Türkiye’nin sözde soykırım iddialarına ilişkin politikasında bir dönüm noktası olduğuna da işaret eden büyükelçi, Perinçek kararının tekzip edilmesine yol açacak nefret söylemlerinden kaçınılması gerektiğine de dikkati çekti. Bir başka büyükelçi ise sözde soykırım iddialarının 100. yılı yaklaşırken, AİHM’nin aldığı bu kararın zamanlamasının önemli olduğunu belirterek, Ermeni lobilerinin elinin zayıfladığını, bu kararın ortadan kaldırılması için çeşitli Ermeni çevrelerinin şimdiden harekete geçtiğine işaret ederek, “Bundan sonra daha dikkatli adım atmak gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Tanınmamış soykırımı tanınmış göstermişlerdi
Davaya ilk aşamada bakan Lausanne Polis Mahkemesi, davacı tarafı haklı bulmuş ve Perinçek’i, günlüğü 100 İsviçre Frangı’ndan olmak üzere 90 gün tazminat cezasına mahkûm etmişti. Mahkemenin gerekçeli kararında “Ermeni soykırımı”nın gerek İsviçre’de gerekse genel olarak kabul görmüş “tarihi bir olay” olduğu kaydedilmişti. Kararda, Avrupa Konseyi böyle bir soykırımı tanımamış olsa da tanımış gibi gösterilmişti. Perinçek’in Vaud Kanton Yargıtayı ve ardından İsviçre Federal Mahkemesi önündeki temyiz başvuruları da büyük ölçüde aynı gerekçe ve ifadelerle reddedilmişti. İsviçre yargısının yaklaşımı üzerine Perinçek, davayı ifade özgürlüğünün ihlal edildiği teziyle 2008 yılında AİHM gündemine taşıdı. Türk hükümeti de 2010 yılından itibaren davaya müdahil oldu.
‘Ceza verdik ama özgürlüğünü engellemedik’
İsviçre hükümeti AİHM önünde, Perinçek’in yargılanıp mahkûm edilmesine gerekçe olarak, dünya genelinde 20’den fazla ulusal parlamentonun, Osmanlı İmparatorluğu’nda 1915-1917 yılları arasında meydana gelmiş tehcir ve katliamları soykırımlarla ilgili 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi çerçevesinde “soykırım” olarak tanıdıkları teziyle savunma yaptı. Bern hükümeti, uluslararası ceza hukuku literatürünün soykırımlarla ilgili bölümünde “Ermeni soykırımı”nın “klasikler” listesinde gösterildiği tezini de işledi. Perinçek’i “ırkçı ve milliyetçi” olarak tanımlayan İsviçre hükümeti, İşçi Partisi liderinin ifade özgürlüğünün engellenmediğini savunmuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.