Büyük Taarruz’dan zafere... -(TAMAMI)

Büyük Taarruz’la Türk milleti savunma durumundan taarruz durumuna geçmiş, bağımsızlığını dünyaya ilan etmiştir

Büyük Taarruz’dan zafere... -(TAMAMI)
28 Ağustos 2013 Çarşamba 17:39

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı’nın İtilaf devletleriyle imzaladığı Mond-

ros Mütarekesi ve Sevr Antlaşması’yla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, özgür yaşama hakkımıza son veriliyordu. BMM hükümeti ise özellikle Yunan ordusunun Anadolu’yu tahliye etmesinde ısrarcıdır; fakat İtilaf devletleri ile yapılan görüşmeler sonuç vermez. İçişleri Bakanı Fethi Okyar’ın Paris ve Lond-

ra’yı ziyaretinden de sonuç alınamaması üzerine Türk hükümeti barış yolunun kapalı olduğuna hükmederek taarruz kararı alır. Fethi Okyar, Ankara’ya 14 Ağustos’ta yolladığı raporda, “Milli gayenin sağlanması, ancak askeri faaliyetlerle kabil olabilecektir” görüşünü bildirir. Bunun üzerine BMM kararıyla Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığı süresiz uzatılır.

Yunan ordularının topraktan atılması kararının alındığı ve “ Sad Planı” adı verilen taarruz hazırlıkları tam anlamıyla Ağustos ayında tamamlanır. Batı Cephesi’nin kuzeyindeki ve Güney Cephesi’ndeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Kocatepe’ye kaydırılır. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane gizlice Anadolu topraklarına getirtilir ve İtilaf devletlerinin tahrip ettiği toplar onarılır. Ayrıca orduya taarruz eğitimi de yaptırılır.

Sakarya Destanı ve Büyük Taarruz

23 Ağustos-12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçmiştir. Başkomutan Mustafa Kemal, Türk ordusuna “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz’’ emrini verir. Türk ordusu, 26 Ağustos günü Sakarya’da Yunan ordusuna ilk saldırıyı yapar ve birkaç saat içinde düşman mevzilerini ele geçirir. 30 Ağustos günü ise düşman tamamen çember içine alınır ve sağ kalanlar ile birlikte Yunan Başkomutanı Nikolaos Trikopis de esir edilir. Bu zafer sonunda, BMM, Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı ile “Mareşal” rütbesi verir.

Atatürk’ün başkomutanlığında yürütülen muharebe aynı zamanda Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak da anılır. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Büyük Taarruz başlatılır ve bozguna uğratılan Yunan ordusu İzmir’e kadar takip edilir. 9 Eylül’de Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle Yunan ordusu büyük kayıplar vererek Anadolu’yu terk etmek zorunda kalır. Kesin zaferle sonuçlanan bu savaşla Türk toprakları Yunan işgalinden tamamen kurtarılmış olur.

AKP’nin yabancılara toprak satışı

Osmanlı’nın büyük toprak kaybettiği Karlofça Antlaşması’ndan sonra (1699) ilk defa Vatan toprakları zaferle kurtarılmış ve uzun süreden bu yana ilk defa toprağımız korunmuştur. Sessiz işgalin yaşandığı günümüze gelecek olursak, sultan siyaseti yürüten AKP, yabancılara toprak satışındaki %10’luk sınırı kaldırarak Türkiye’yi pazarlayacağını daha ilk yıllarda söylemişti. Prof. Dr. Cihan Dura, 2003-2012 yıllarını baz alarak yaptığı araştırmasında, sessiz işgalin korkunç boyutlarını gözler önüne sermiş. Prof. Dura; AKP’nin 9 yıl içinde yabancılara yaklaşık 90 milyon metrekare toprak sattığını, 98 bin taşınmazın yabancıların mülkiyetine geçtiğini, yabancı ülkelerin şirketlerine, 29 ya da 49 yıllığına 150 bin kilometrekarelik (Türkiye’nin yüzölçümünün yüzde 17’si kadar) maden alanını işletme hakkı tanındığını, yabancılara satılan arsa ve arazilerin 1923’ten bu yana satılan arsa ve araziler toplamına oranının yüzde 80’i geçtiğini saptamış. Sadece bu veriler dahi tek başına Türk toprakları üzerinde sessiz işgalin yürütüldüğünü gözler önüne sermeye yetiyor.

Bugün ile geçmiş arasında paralel benzerlik taşıyan direniş ise özde aynıdır, ancak biçim olarak farklılıklar taşımaktadır. Türk milletinin iç ve dış mihraklara karşı başlatmış olduğu direniş, Türk Ulusuna ve bağrından çıkardığı şanlı ordusuna karşı tertipleri, barikatları yıkmıştır. Türk milleti, köklerinden aldığı güç ve kararlılıkla bağımsızlık mücadelesini sürdürmektedir.

Başkomutan Atatürk diyor ki:

Büyük Taarruz’un mimarı Atatürk, “Nutuk”ta da geniş yer verdiği 30 Ağustos’un ruhunu şu ifadelerle özetler: “Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal düşüncesinin ölümsüz bir abidesidir. Bu eseri yaratan bir milletin evladı, bir ordunun başkomutanı olduğumdan, mutluluk ve bahtiyarlığım sonsuzdur.’’

Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in başkumandanlığında başlayan ve İstiklal Savaşı’nın kesin zaferle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıldönümü Türkiye’de ulusal bağımsızlığımızın bayramı olarak kutlanır. Her yıl, Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları bu tarihte mezunlar verir ve tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri yine bu tarihte geçerli olur. 30 Ağustos, Türk milletinin tam bağımsızlık ve kurtuluş bayramıdır.

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.