Bombaları gömdüğü yeri köylülerden öğrendi!

Ergenekon tertibinin yükselişte olduğu 2009’da, Ankara...

Bombaları gömdüğü yeri köylülerden öğrendi!
08 Mayıs 2014 Perşembe 09:16

donmezzirvadisi

Ergenekon tertibinin yükselişte olduğu 2009’da, Ankara Ziir Vadisi’nde bulunduğu iddia edilen mühimmatı gömmekle suçlanarak mahkum edilen Yarbay Mustafa Dönmez, Aydınlık’a konuştu

Yıl 2009. ‘’Ergenekon’’ tertibinin “görkemli”(!) günleri. İbrahim Şahin’de bulunduğu iddia edilen krokilerle Gölbaşı’nda gece yarısı arama yapıldı. Kameraların ışıkları altında kepçelerle yapılan bomba araması çok acemiceydi. Gece arama durduruldu. Sabah saatlerinde yandaş televizyonlara haber uçuruldu. “Gölbaşında silahlar bulunacak” denildi. Gece kazılan yerde 15 cm.’de silahlar bulundu. Silahların sarılı olduğu gazetelerin tarihi daha yeniydi. Fazla ciddiye alınmadı.

Kamuoyunu ikna çabası

Kamuoyunu Ergenekon örgütünün varlığına ikna etmek için yeni operasyonlara ihtiyaç vardı. Bu kez Yarbay Mustafa Dönmez hedefteydi. O dönemlerde kimse cebinde krokisiz dolaşmaz olmuştu(!) Her gözaltına alınanın evinde veya üzerinde kroki bulunuyordu. Dönmez’in Sapanca’daki evinde de bir kroki ele geçirildi. Bu kroki yardımıyla Sincan Yenikent’te Ziir Vadisi’nde kazılara başlandı. Tabii halkla ilişkiler de ihmal edilmedi. Televizyonların canlı yayın araçları bölgeye yönlendirildi. Mekan uzaktan çekim için de son derece elverişliydi. “Son Dakika” duyurularıyla kazıya başlandı. Bütün Türkiye’nin dikkati Ziir Vadisi’ne çevrildi.

Saddam’ın heykelinin yıkılışı gibi

Irak işgali sırasında Bağdat’a giren ABD askerleri Saddam yönetiminin düştüğünü Firdevs Meydanı’nda dünyaya ilan etmişlerdi. Meydan’daki Saddam heykelinin yıkılışı dünya televizyonlarınca canlı yayınlanmıştı. Heykel “simge” yapılmış ve “Saddam yönetimi sona erdi” mesajı verilmişti.

Ziir Vadisi’nde de aynısı yapıldı. Ergenekon operasyonunu yöneten ABD’li ekip böyle uygun görmüştü. CIA ve MOSSAD’ın “simge operasyonu” gündemdeydi. Canlı yayın eşliğinde 30 el bombası, 9 sis bombası, 10 aydınlatma fişeği, 800’den fazla G-3 piyade tüfeği mermisi bulundu. Mühimmat nasıl olduysa krokide gösterilen yerin 160 adım uzağından çıktı. Ancak, krokiyi çizenle mühimmatı koyan farklı olunca 160 adımlık fark normal karşılandı. Hava karlı olduğu için krokideki yer sorun olmuş ve mühimmat 160 adım uzağa gömülmüştü.

Yarbay Mustafa Dönmez 5 yıl iki ay tutsak kaldı. Sonra tahliye oldu. Dönmez’le 5 yıl sonra Ziir Vadisi’nde buluştuk. Dönmez, mühimmatı koyduğu yeri(!) köylülerden öğrenmiş. Dönmez’le, mühimmat olayını ve yaşadıklarını konuştuk.

Yeri köylülerden öğrendim’

Hapisten çıktıktan sonra merak ettim, buraya geldim. Hayatım boyunca hiç yolum düşmemişti. Televizyon ve gazetelerdeki haberlerden bölgeyi öğrenmiştim. Etrafta koyun otlatan köylüleri buldum. “Bir Yarbay buraya bir yere mühimmat gömmüş. Sonra da polis bulmuş. O yer neresi?” diye sordum. Köylüler bana bu işle neden ilgilendiğimi sordular. “Kişisel merak” dedim. Sonra önüme düştüler. Bombaları gömdüğüm iddia edilen yeri köylülerden öğrendim.

Polis koydu, polis buldu’

30-40 koyunu olan bir köylüye mühimmatı koyduğum yeri sorduğumda güldü. “Polis önce geldi koydu, gördük, sonra da bu tiyatroyu oynadılar” dedi. Bir başka köylüyle daha konuştum. O da “Bırak abi ya, polis koydu, polis buldu. O iş devlet oyunu” diye sitem etti. Hangi partiye oy verdiğini sordum. “AKP” dedi.

Ziir Vadisi’nde mühimmat bulunması olayı Türk Ordusu’na bir mesajdı. Mustafa Dönmez olayı değildi.

Orduya kumpas burada kuruldu

Dünyada CIA ve MOSSAD merkezli tüm operasyonlarda hep semboller üzerinden gidilmiştir. Ziir Vadisi’nin seçilmesi de bundandır. Çünkü Ziir Vadisi TMT teşkilatının kurulduğu, geçmişte ülke savunması için silahların gömüldüğü yerdir. Özel Harp Teşkilatı’nın eğitim yaptığı bölgedir. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na bu bölgedeki birlikler katılmıştır. Yani bu olay TSK’ya bir mesajdı.

Ama TSK bu mesajı anlamadı. Yaptığım uyarıları da dikkate almadı. Bu mesaj alınsaydı ve gereken yapılsaydı Balyoz davası açılmazdı. Kurulan kumpaslar sonrasında TSK’nın savaşma genleriyle oynandı. En yetenekli personeli tasfiye edildi. 43 bin civarında personel emeklilik ve istifa gibi nedenlerle TSK’dan ayrıldı.

Mühimmat bulunmadan listesini yayınladılar

Bu mühimmatın TSK ile alakası yoktu. Mühimmat polisin kullandığı malzeme çıktı. Ama Genelkurmay da paralel bir mahkeme yürüttü, beni mahkum etti ve 5 yıl ile cezalandırdı. Ta ki bu bölgede görev yapan bir astsubay, bulunan malzemenin sarılı olduğu gazetelerin üzerindeki tarihi gündeme getirene kadar. O gazetelerin üzerindeki tarihte benim cezaevinde olduğumu, bu nedenle mühimmatı koymuş olamayacağımı söyleyene kadar. TSK kendisine yapılan operasyonu anlayamadı. Hiçbir Cumhuriyet Savcısı olayın üzerine gitmedi. Genelkurmay Askeri Mahkemesi de bununla ilgili tek bir ifade almadı. Bu operasyonu yapanlar hala en kritik yerlerde görev yapıyor. Hamdi Selçuk, Artvin İl Emniyet Müdürü. Ercüment Yılmaz, İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne gitti ve şu anda merkeze alındı. Operasyona katılan tüm polisler kritik görevlerde.

Fethullah Gülen’in yeğeni okudu

Samanyolu televizyonundan Fethullah Gülen’in yeğeni Kemalettin Gülen, arama başlamadan 1 saat önce mühimmat listesini okudu. Bu operasyonda Gülenlerin ve Samanyolu’nun araştırılmasını istedim ama araştırılmadı. İşin bir başka yönü de bu operasyonu yapanların çocuklarının Harp Okullarında, Askeri Liselerde okumaya başlaması. Bizim tespit ettiğimiz 35 isim var. Tutuklu askerlerin çocukları okullardan uzaklaştırılırken, kumpasçıların çocukları alındı.

İsmet Özçelik


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.