Bölüneceğimize anam ağlasın -(TAMAMI)

Malatya’da Akil Adamlar toplantısında gözaltına alınan Emine Özcan Aydınlık'a anlattı

Bölüneceğimize anam ağlasın -(TAMAMI)
17 Nisan 2013 Çarşamba 19:06

'Korkmayın, korkarsanız geleceğiniz olmaz'

‘AKP’nin anayasasına karşıyım’ dedi. Gözaltına alındı. Türk polisi, bir şehit kardeşini yok yere 5 saat gözaltında tuttu. Özcan’ın ‘Başkalarının da mı kanı dökülsün’ diyenlere bir çift sözü var: ‘Bu ülkeyi bölmeye kalkarsanız, canımı Türk ve Kürt kardeşlerimle birlikte veririm’

Emine Özcan, geçen hafta Malatya’da yapılan Akil Adamlar toplantısına girmek isterken gözaltına alındı. Aslında alınmayacaktı... Türkiye Gençlik Birliği üyelerinin karakola çekilmesine tepki gösterdi. O an polisle göz göze geldi ve “Ne yaptı bu çocuklar ki alıyorsunuz?” deyiverdi. 8 TGB’li ile birlikte 5 saat gözaltında kaldı.

Haksızlığa boyun eğmeyen kadının kimliği belirsizdi. “Nasıl buluruz” derken Emine Özcan, karakolda yaşadıklarını yazarak haber merkezimize gönderdi. Yazdıklarında “bu gidişe dur” diyenlere de, hal ve gidişattan memnun olanlara da ders var.

Öğrendik ki Türk polisi meğer bir şehit kardeşini yok yere 5 saat gözaltında tutmuş. Üstelik bile bile... Kardeşi Konuralp Özcan 1997 yılında 25 yaşındayken Kuzey Irak’ta şehit olmuş. Biz, “Konuşmak en çok onun hakkı” derken, Özcan şehit kardeşi olduğunun öne çıkarılmasını istemiyor. “Aman başlığınıza yazmayın” diye sıkı sıkı uyarıyor. Neden mi? Yanıtı kendi ağzından verelim: “Kardeşim can verirken radyodan istek şarkı yayınlar gibi şehitliğimi eşime, anneme, babama, kızıma ve kardeşime armağan ediyorum filan demedi! Apo ve onun örgütü olan PKK’ya karşı savaşıyordu ve canını milleti için verdi. Hepimiz şehit ailesiyiz.”

Atatürk’ün askeri olmak suç mu?

Emine Özcan, gözaltına alan polislerin kendilerinden şikayetçi olduklarını da söylüyor. Karakolda durumdan haberdar olan Özcan şöyle anlatıyor: “Nasıl yani dedim? Ne ile suçlanıyorum? Öğrendik. Polise direnmişim, slogan atmışım. Aklımda kalan ‘Atatürk’ün askerleriyiz’ demişim, polisler böyle demiş. Bir de görevlerini yapmalarını engellemişim. Bütün bunları ne ara yapmışım ben? Abov dedim. Bunlar hep yalan... Atatürk’ün askeri olmak suç mu artık cidden?”

Yeni anayasaya karşı olanlar gözaltında

39 yaşındaki Emine Özcan “11 Nisan’da hayatımın en garip deneyimini yaşadım” diyerek sözlerine başlıyor. Söz hakkı istemek üzere Akil Adamlar toplantısına gittiğinde olanları şu ifadelerle anlatıyor:

“Toplantı salonunun önünde sonradan sivil polis olduğunu anladığım beyler bir grup gençle tartışmaya başladılar.

Polis:

- Kimliğini göster.

- Göstereceğim ama neden diğer içeri girenlere sormadın? Herkese sorduysan ben de göstereceğim.

- Canımın istediğine sorarım, keyfim istemez sormam...

Çocuk elini cebine attı. Cüzdanını çıkaracaktı. Konuşmaları devam ediyordu. Birden ‘alın bunu’ nidası ile karıştı ortalık. Yaka paça götürüyorlardı genci. Diğerleri arkadaşlarına sahip çıktı. Hoppp, onları da aldılar. Polislerden biri çevreye şöyle bir göz gezdirdi ve göz göze geldik. Beynimin içinde yankılananlar dilimden dökülüverdi:

- Ne yaptı bu çocuklar ki alıyorsunuz? Büyük iş yaptınız, başardınız tebrik ederim, dedim.

- Sen de mi onlardansın, dedi.

- Hayır değilim ama onlar gibi düşünüyorum. Ben de bu anayasaya karşıyım.

- Gel, gel derken bana doğru yürüdü, sonra ekledi: Alın bunu da!

- Niye?

- Madem aynı şeyleri düşünüyorsun...

- Evet ben de bu anayasaya karşıyım. Bundan dolayı alacaksanız, alın!”

‘Ülke bölüneceğine anam bir kere daha ağlasın!’

Emine Özcan’ın “Bak kardeşin şehit oldu, başkalarının da mı kanı dökülsün” diyenlere de bir çift sözü var:

“Bu ülkeyi onun bunun isteğiyle bölmeye kalkarsanız, Cumhuriyete ve vatanına bağlı Türk ve Kürtlere baskı uygularsanız, gerçeğin üzerini örtmeye kalkarak Türk milleti tanımını anayasadan çıkarmaya kalkarsanız, Doğu Anadolu’da yaşayan bir Türk olarak meşru zeminde tüm haklarımı kullanarak elimden geleni ardıma koymam. Gerekirse ben de canımı diğer Türk ve Kürt kardeşlerimle birlikte veririm. Vatanına sahip çıkmaktan aciz biri olarak onursuz bir şekilde yaşamaktansa anam bir daha ağlasın! Hesabımızı soracak birileri mutlaka gelecektir. Tarihimizden bunu öğrendik.”

Karakolda soyarak aradılar

Emine Özcan ve TGB’liler polis aracına yanlarında birer görevli olmak üzere oturtuldular. Polis aracına ve karakola girerken üstleri aranan Özcan ve TGB’liler götürüldükleri Beydağı Karakolu’nda üçüncü kez ama bu sefer “özel” olarak bir daha arandılar. Karakoldaki özel muameleyi Emine Özcan anlatıyor:

‘Hanımlar şuraya’, deyip iki genç kızımız ve beni bir odanın içine aldılar. Odanın içinde küçük bir oda daha vardı. ‘Buraya girin’ dediler. Girdim. Kollarımı iki yana açtım,

- Pardösümü çıkarayım mı dedim?

- Hepsini, dedi.

- Hepsi? diye sordum.

- Gömlek, pantolon vs. yanıtını verdi.

- Şu incecik gömleğin altında ne bulacaksınız?

- Bana verilen emir böyle.

Gerçekten zor geldi bana. Gömleğimi çıkardığım halde üzerime tuttum. Gömleğini indir görmem gerekiyor, deyip görevi gereği aramayı derinleştirmek isteyince:

- Beni utandırmaya mı çalışıyorsunuz, dedim. Göreviniz bu mu? Üzerimde bir şey olmadığını çoktan anlamış olmalısınız.

O sırada odanın kapısı açıldı, bir başka hanım polis dik dik bakıyor. Pantolona da sıra gelecek elbette. Ayağımın zar zor sığdığı, fantezi topuklu bir ayakkabı ve pantolonun içinde ne olacaksa artık...”

Arama sırasında Özcan ve 2 TGB’li genç kız soyundukları odanın kapısının açık olmasına tepki gösterdi. Polis “açık olması gerekiyor” deyince Emine Özcan:

-Kapıyı neden açık tutuyorsunuz? Ben görevinizi yapmanıza engel olmak derdinde değilim ama siz utandırmak derdindesiniz. Kapatın şu kapıyı lütfen...

-Sizin de buraya gelince diliniz uzuyor haaa.

Polisin bu yanıtı üzerine Emine Özcan Sabahat Tuncel olayını hatırlattı: “Senin emniyet amirinin ağzının üzerine bir tane patlatan PKK’lı vekile de söyleyebilir misin bunu? Onu da böyle soyabildin mi? Kardeşim bu ülkenin bölünmez bütünlüğü için bir PKK roketiyle can verdi. Ben ise bölünme anayasasına karşı olduğum için gözaltındayım. Hakikaten vay beeeee!”

Birleşmek zorundasınız

Aramanın ardından Emine Özcan ve 8 TGB’li nezarethanede değil girişte tutuldu. Karakol Amiri kendilerine bunun bir gözaltı olmadığını “misafir olduklarını” söylemeyi de ihmal etmedi.

“Akil adamlar”, Malatya’yı sorunsuz bir şekilde terk edene kadar TGB’lilerle 13 bin yıllık Türk tarihi, Kürşat isyanı, Türk milletinin asla esir edilemeyeceği üzerine sohbet ettiler.

Bir ara TGB’lilerden biri “Abla seni niye aldılar” diye soracak oldu. Özcan, “Haksızlığa sessiz kalan dilsiz şeytandır.” yanıtını verdi.

Emine Özcan vatanseverlere şu sözlerle sesleniyor, “Düşüncelerinizin arkasında olun. Bugün arkasında duramazsanız, geleceğiniz diye bir şey kalmayacak. Korkmayın, korkarsanız mahvolursunuz. 2 bin kişi burada, 50 kişi orada protesto olmaz. Mustafa Kemal’de birleşmek zorundasınız. Vatanına bağlı tüm Kürt ve Türk yurttaşlar kışkırtmaya ve bölünmeye izin vermeyin. Bunun yolu birleşmektir. Bunu şimdi yapmazsanız, Doğu Anadolu Kürdistan ilan edildiğinde kim bilir ne halde tanışırsınız.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.