Biz hâlâ görevdeyiz!

Çetin, birgün bunları yaşayacağını bilseydi yine de deniz subayı olmak istediğini kaydetti ve mektubuna şöyle devam etti: “Çünkü ben ve benim gibi kendi yurdunda esir alınmış diğer silah arkadaşlarım için bu süreç bir şeref madalyasıdır....

Biz hâlâ görevdeyiz!
12 Ağustos 2014 Salı 10:38

mektupyeni

İstanbul Askeri Casusluk davasından tutuklu bulunan Deniz Kurmay Albay Mehmet Koray Eryaşa ve Deniz İstihbarat Yarbay Tamer Çetin Aydınlık’a mektup gönderdi. Komutanlar davanın düzmece olduğunu belirtti
Deniz Kurmay Albay Koray Eryaşa, hem Balyoz hem de Askeri Casusluk davalarından yargılandı. Kumpasın çözülmesiyle Balyoz davasından tahliye oldu ancak hâlâ Askeri Casusluk davası nedeniyle Şirinyer Askeri Cezaevi’nde esir tutuluyor. Eryaşa’nın tam 34 ayı cezaevinde geçti.
Mektubunda F tipi örgüte yönelik başlatılan operasyona atıfta bulunarak “Bugünlerde bizlere kumpas kuran polisler hakkında savcılık tarafından soruşturmalar yapılmaktadır” hatırlatması yapan Eryaşa, “Bu polisler tarafından bizlerin evlerine baskınlar yapılırken, yargılandığımız mahkemelere düzmece deliller servis edilirken, bazı gazete, yazar ve televizyonlar tarafından peşinen suçlu ilan edildik. Yargılanmadan infaz edildik. Bu kumpası unutmamız mümkün değil, hainleri asla affetmeyeceğiz” dedi.
Eryaşa, “14 yaşında giydiğim Deniz Kuvvetleri üniformasını 35 yıl şerefle taşıdıktan sonra uğradığım ihanet nedeniyle çıkarmak zorunda kaldım. İhanete uğradık, sırtımızdan vurulduk ama yıkılmadık, kurulan kumpaslarda şehit olan silah arkadaşlarımızın hesabını sormak için dimdik ayaktayız” ifadelerini kullandı.
‘Güneşli günler için özgürlüğüm feda’
Yarbay Tamer Çetin ise cezaevinin görev yeri olduğunu belirtti. “Uğradığımız hukuksuzluklar o kadar belirgin ki bunlara sebebiyet veren maalesef devletimizin çeşitli kademelerinde yuvalanmış. Kumpasçıların cezalandırılmasını görmek ve şehit kanlarıyla sınırları çizilmiş cennet vatanımızı iç ve dış mihrakların bölmesine izin vermemek için ülkemde kalmayı tercih ettim” açıklamasını yaptı. Deniz Harp Okulu’ndan mezun olurken “Bu cennet vatan uğruna gerektiğinde canımı vereceğime dair namusun üzerine ant içtim” diyen Çetin, “14 yaşımda girdiğim Deniz Lisesi’nden bugüne 29 yıldır üniformamı lekesiz tertemiz taşıdım. Belki canımı verebilme şerefine nail olmadım ama ‘Güneşli günler görebilmek’ için özgürlüğümüzü feda ettim. Unutmayalım ki adil yargılanmak tüm Türkiye’de vatandaşlarının en temel hakkıdır ve herkese bir gün lazım olacaktır” dedi.
Çetin, birgün bunları yaşayacağını bilseydi yine de deniz subayı olmak istediğini kaydetti ve mektubuna şöyle devam etti: “Çünkü ben ve benim gibi kendi yurdunda esir alınmış diğer silah arkadaşlarım için bu süreç bir şeref madalyasıdır. Her zaman devletin varoluş sebebinin vatandaşlar arasındaki her konuda adaleti sağlamak olduğuna inandım. Devletimizin devamlılığı için en büyük temennim, vatanını milletini seven Türk milleti adına karar vermeye yetkin, tarafsız, gerçek hakimlerimizin biran önce ben ve silah arkadaşlarımın yaşadığı hukuksuzlukları görerek suçsuzluğumuzu tescil edip bizi özgürlüğümüze ve ailemize kavuşturmasıdır.”

Seda Akyüz


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.