‘Ben AKP’yi tanımıyorum’ -(TAMAMI)

İktidar olmak, doğru şeyleri yapmak anlamına gelmiyormuş. AKP bize bunu ispatlıyor. Hep büyük yanlışlar yapıyor. Türkiye’nin prestijini, itibarını sarsıcı davranışlarda bulunuyor

‘Ben AKP’yi tanımıyorum’ -(TAMAMI)
19 Nisan 2013 Cuma 18:13

“Twitter” adlı sosyal paylaşım sitesindeki hesabından, başkasının yazdığı bir görüşü kendi sayfasında paylaşan ünlü Piyanist-Besteci Fazıl Say’a paylaştığı görüş için 10 ay hapis cezası verildi! Bu ceza hem büyük hayret uyandırdı hem de ülke genelinde büyük yankı yarattı. Oluşan gündem sonrası bu konuda olumsuz yorumlar yapan bazı bürokratlar ve yandaş basının yaptığı yanlı haberlerden sonra babası Ahmey Say’a cevap hakkı doğdu. 17 Nisan 2013 tarihinde Ulusal Kanal’ın Haber Merkezi’ne Şair Hüseyin Haydar ile birlikte konuk olan Müzikolog Yazar Ahmet Say, haber spikeri Can Karadut’un sorularını yanıtladı.

-Fazıl Say’a verilen cezayı ve içinde bulunduğumuz süreci değerlendirir misiniz?

Türkiye’ye yazık ediyorlar diye düşünüyorum. Mesele Fazıl meselesi değil, Dünya aydın kamuoyu gözünde Türkiye çok gerilere doğru itildi. Hapis kararından sonra dünya basını Fazıl’dan yana. Dünya basını, Laik olması gereken Türkiye’nin böyle bir kararla bağdaşamayacağı görüşüyle yayın yapmaya başladı ve olan Türkiye’ye oluyor.

-Bu durum sonrası Türkiye, Dünya kamuoyu karşısında nasıl bir değere itilir, bir müzik adamı ve yazar olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin aleyhine işleyen bir süreç. Bana AKP ile ilgili sorular sormayın. Ben AKP falan tanımıyorum. Canım sıkılıyor bu partinin adını duyduğumda. Sadece bu son olayla ilgili değil. Her zaman insan soğuk baktığı çevreyi önemseyebilir. AKP’nin de önemsenecek tarafları var. Çünkü iktidarda. Fakat iktidar olmak doğru şeyleri yapmak anlamına gelmiyormuş. AKP bize bunu ispatlıyor. Hep büyük yanlışlar yapıyor. Türkiye’nin prestijini, itibarını sarsıcı davranışlarda bulunuyor. Ben yargıyı bundan ayrı tutuyorum. Yargının verdiği kararlar başkadır. Yarın öbürgün temyiz edilir. Hukuki yollar sonuna kadar denenecektir. Tabii ki oradan da bir şey çıkmaz ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bu hüküme karşı dava açılır. Süratle de sonuçlanacağını düşüyorum.

-Bana AKP ile ilgili soru sormayın dediniz ama davanın sonuçlanmasından sonra bazı Bakanların bu konudaki yorumları, özellikle Mehmet Ali Şahin’in açıklaması dikkat çekiyor. “Fazıl Say kendi anne ve babası için de argo kelimeler kullanıyor” diyor. Böyle bir açıklama kamuoyuna yansıdı. Bunu değerlendirmesini yapar mısınız?

Efendim Şahin kim yahu? Tofaş’ın bir otomobil markası vardı “Şahin” diye, O mu? Ne diyormuş otomobilci? Şahin kim? tanımıyorum. AKP iktidarı mevcut sanat düşmanıdır. Sanatın bütün temel dallarına, müziğe, resime, plastik sanatlara, heykele, mimarlığa, sanatta var olan çağdaş olarak yaşamakta bulunan her tür sanat dalına düşmanlık yapmaktadır. Bu gayet açık. Okullarda 4+4+4 sistemiyle müzik dersleri ilk 4 yılda, 2 saatten 1 saate düşürüldü. İkinci 4 yılda, müzik ve resim dersleri de kaldırıldı. Çocukların en fazla kendisini sanat dalıyla ifade edebileceği bir alanda resimle, şarkı söylemekle, birlikte toplu şarkı söylemekle duyacağı kolektif bilinci yok etmeye yönelik bir durumdur. Bu bir eğitim anlayışı değil, tam ortaçağda kilise şakılarının; “33 şarkı dışında başka kilise şarkısı yasaktır” anlayışı gibi bir yere getirilmiştir. Türkiye’de milli eğitimimiz sanat eğitiminden yoksun bırakılamaz. Yoksun bırakılması suçtur. AKP’nin iktidar olarak bu eğitim anlayışını tümüyle yadsıyorum, reddediyorum ve bundan çok derin üzüntü duyuyorum. Bu “oğlum” meselesi değil. “Oğluma 10 ay hapis cezası verilmiş” meselesi değil. Tabii ki benim oğlumdur üzülüyorum derinden babası olarak, ben de duygulu bir insanım. Ama olan Türkiye’ye oluyor, yazık oluyor Türkiye’ye. Böyle davranmakla bizleri yurtdışında dünya aleme rezil ediyorlar sanatçıyı, besteciyi hapise atma girişimiyle...Benim söyleyeceğim bu kadar. Bana lütfen AKP MKP sormayın, canım sıkılıyor.

Fazıl Say’la görüşme şansınız oldu mu? Say’ın, bu sürece ilişkin değerlendirmesi nedir?

Ben son duruşmaya gitmemiştim. Avukatından duydum. Fazıl’ın olmadığı bir duruşmaya ne diye gideyim. Avukatı bana her duruşmadan sonra bilgi veriyordu. Duruşma sonucunu öğrendikten sonra, o sırada Almanya’da bulunan Fazıl’ı aradım. Morali iyiydi, gülüyordu. Dik duruyor, Fazıl’dan yana bir mesele yok. Ekranda “Say ailesinden, AKP’ye cevap” başlığı atmışsınız. Ben bunu kabul etmiyorum. Say ailesini temsil eden birisi olarak, AKP’ye cevap verme tenezülünde değilim.

Sanatçı demek; Atatürk’ün de dediği gibi ‘Sanatkâr, alnında ışığı ilk hisseden insandır.” (1923) Sanatçı, hisseden insan demektir. Türkiye’nin sanatçıları da böyledir. Alnında ışık vardır. Alnına çarpan ışığı derhal hisseder ve o ışıktan aldığı güçle aydınlık işler yaratır. Sanatçılık budur. Gerçek sanatçıların tutumundan ben, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir aydını olarak, çok hoşnut olduğumu söyleyebilirim. Tabii gerçek olmayan, kendini sanatçı olarak kabul ettirmeye çalışanlar da var ama onlar tarih içinde, süreç içinde eriyip gidecektir.

Müzikseverlere ve sanatçılara bu sürece ilişkin bir çağrınız var mı?

Böyle bir çağrıya bizim sanatçılarımızın ihtiyacı yok. 3 günden beri, iki- üç dakikada bir telefonla benim moralimi soruyorlar. Gazetelerde köşe yazarları çok dikkatli, çok yürekli, çok içten gelen yazılar yazıyorlar ve bunlar doğru yazılardır; Türkiye’nin sesi bunlardır. Her tür gazetede, “yandaş gazete” denilen gazetelerde bile bazı köşe yazarları Fazıl’dan yana sesleniyorlar. Hepsine yürekten teşekkür ediyorum. Ulusal Kanal’ın izleyicilerinden, duygularından, düşüncelerinden emin bulunuyorum. Onlar ve biz aynı saftayız.

Hüseyin Haydar: Yüksek Türk kültürüne saldırı

Akün Sahnesi ihalesi üçüncü kez iptal edildi. “Başkent Dayanışması Bileşenleri “Akün ve Şinasi sahneleri önünde toplanarak ihaleyi protesto etti.

Ankaralıların tepkisi ile karşılaşan Akün ve Şinasi sahnelerinin satışı gelen tekliflerin müemmen bedelin altında olması gerekçesiyle yeniden iptal edildi. İhale tekliflerinin değerlendirildiği saatlerde Akün sahnesi önünde toplanan Ankaralılar, ihaleyi protesto ettiler. Başkent Dayanışması Bileşenleri adına açıklama yapan Erdinç Doğan, “Akün ve Şinasi sahnelerinin yerine AVM, rezidans veya rant amaçlı işlevlere bürünmesine asla izin vermeyeceğiz. Tüm gelişmiş ülkelerin başkentlerinde kültür sarayları ve kültür merkezleri vardır, Ama Ankara’da yoktur” dedi.

Bir bir elimizden almaya çalışıyorlar

Tiyatronun demokrasi kültürüne büyük katkısının olduğu ifade eden Doğan, Paris’te 120, Berlin’de 60’ı aşkın, Atina’da 110 tiyatro binası olmasına karşın Ankara’da ise ödeneklisi ve özeli ile toplam 12 tiyatro binasının olduğunu bildirdi. Doğan, “Ankara’ya kültürden yoksun bir yaşam reva görülüyor. Kültür sanat mekânlarımız bir bir ellerimizden alınmaya çalışılıyor. Tüm gelişmiş toplumlarda tiyatro binaları, kültür merkezleri ‘sanat mabedi’ diye yorumlanır bir mabedin yok olmasına taraf olanlar tarihin sayfalarında kendilerine onurlu bir yer bulamazlar. Başkentimizin iki güzel tiyatrosunun yok edilmesine İstanbul Emek sineması için birkaç gün önce tüm sanat alemini şaşkınlığa sevk eden beyanını tekrarlayan Kültür ve Turizm Bakanına sesleniyoruz: Bu satışa engel olunmaz ya da bu binaları kültür bakanlığı satın almaz ise bu kültürün geleceğinin karanlığıdır” diye konuştu.

Açıklamanın ardından grup üyeleri, ihale salonuna girmek istedi. İhalenin yapılacağı kapıya ilerleyen, Başkent Dayanışması Bileşenleri’ne polis izin vermedi ve ihalenin olmadığını iletti. Grup bunun üzerine Emek İnşaat’ın açıklama yapmasını istedi. Grup dağılmayarak sahne önünde Emek İnşaat yetkilisini bekledi. Bekleyişin ardından, Emek İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Ergünay Yazar dışarı çıkarak bir açıklama yaptı. Yazar, “ İhale iptal edildi ve bina satılmayacak” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.