'Bana ne zaman sıra gelecek?'

Türk tiyatrosunun ve sinemasının önde gelen sanatçılarından Tuncel Kurtiz'i yitirmenin üzüntüsünü ve sanatçıyla yaşadıkları son anılarını yakın arkadaşları anlattı. Hayati Asılyazıcı, Tuncel Kurtiz'den onun hakkında...

'Bana ne zaman sıra gelecek?'
28 Eylül 2013 Cumartesi 01:14

17tuncelsira

Türk tiyatrosunun ve sinemasının önde gelen sanatçılarından Tuncel Kurtiz'i yitirmenin üzüntüsünü ve sanatçıyla yaşadıkları son anılarını yakın arkadaşları anlattı. Hayati Asılyazıcı, Tuncel Kurtiz'den onun hakkında yazacağı yazı için biyografi istediğini söyledi

Türk tiyatrosunun ve sinemasının önde gelen sanatçılarından Tuncel Kurtiz'i (1 Şubat 1936, İzmit- 27 Eylül 2013 İstanbul) yitirdik. Yaşamı boyunca büyük ölçüde kendi ülkesinde tiyatro ve sinemayla ilgilendi. Dizilerinde aranan karakter rollerinde yer aldı. İngiltere'de Almaya'da tiyatro yaptı ve en önemlisi yurtdışında ünlü ingiliz yönetmen Peter Brook'un önce tiyatro sonra film olarak yaptığı Mahabarata filminde başrol oynadı. Türkiye, Tuncel Kurtiz adını Yılmaz Güney'in "Sürü" filmindeki büyük başarısıyla duydu. Yılmaz Güney ile birlikte çok sayıda filmde oynayan Kurtiz, pekçok ulusal ve uluslararası ödülle birlikte Ekim 2011'de Altın Portakal Film Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı. Kurtiz yaklaşık 100 filme imza attı; Birçoğunda da senaryo yazarlığını üstlendi.

Ünlü sanatçı için bugün saat 11.00'de Muhsin Ertuğrul'da tören yapılacak. Tuncel Kurtiz'in cenazesi Edremit'e gönderilecek.

Tiyatro ve sinema kariyeri

Bürokrat bir babanın oğlu olan Kurtiz, üniversitede İngilizce, felsefe, psikoloji, sanat tarihi eğitimi aldı. Sanat yaşamına tiyatro ile başladı, Dormen Tiyatrosu'nda sahneye çıktı (1958). Dormen Tiyatrosu'nda Zafer Madalyası (Thomas HeggenJoshua Logan) adlı oyunu ilk sahne deneyimiydi. Daha sonra aynı tiyatroda sırasıyla; Altın Yumruk, Ayı Masalı, Şahane Züğürtler adlı oyunlarda rol aldı (1962). 1963 yılında Kent Oyuncuları'na geçen Kurtiz, burada da Kalbin Sesi - Halkın Gözü (1964) Martı (1963) oyunlarında yer aldı. 1967 yılında ise Genar Tiyatrosu'nda Yolcu (1967), Kaplan ve Daktilolar, Samanyolu, Devri Süleyman (1968), Polisler oyunlarında başrollerde oynadı. Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu'nda Engin Cezzar'ın sahneye koyduğu Yaşar Kemal'in Teneke adlı oyununda ve Ferhat İle Şirin oyununda Sururi'yle birlikte oynadı (1966). Berlin Schaubühne Tiyatrosu'nda Keşanlı Ali Destanı'nda oynadı daha sonra aynı oyunun filminde başrol oynadı (1984). İngiltere'de Mahabarata ; Hint Destanı'ndan (1985) sonra Ferhan Şensoy Orta Oyuncuları'nda Çok Tuhaf Soruşturma oyununda rol aldı.

Tuncel Kurtiz'in yakın dostu Muzaffer Akyol ve beraber çalıştığı Gülriz Sururi, Kurtiz için üzgün oldukları belirtti.

n Gülriz Sururi: "Pat" diye aniden ölmesine üzülsek mi sevinsek mi bilemedim. Son bir kadeh tokuşturabilirdik Tuncel Kurtiz'le. Engin de ben de haberi aldığımızda bunu düşündük. Daha fazla vakit geçirmek isterdik. Oyunlarında çok benzersiz büyük karakterler yarattı. Komiklikler yapar çevresindekileri güldürürdü. Birlikte Ferhat İle Şirin'de, Teneke'de oynadık. Çok benzersiz sesi vardı ve benzersiz karakterlere renk verecek yaştayken yitirdik. Eşine büyük sabırlar, onu seven izleyicilerine başsağlığı diliyorum. Bu pat diye ölümün ona yakıştığını düşünüyordum. Yeri doldurulamaz.

- Hayati Asılyazıcı: İstanbul'da Muhteşem Yüzyıl'daki Şeyh-ül İslam Ebu Suud Efendi rolünü oynuyordu. Çekimleri bitince her zamanki gibi Kazdağı'ndaki yazılığına gidiyor, dinleniyordu. Ölümcül hastalığını yenmişti. Sigara ve içkisi yoktu. Sağlını sordum, tiyatroyu düşünüyor musun? dedim. "Tiyatro aklımdan çıkmıyor ki" diye yanıt verdi. Hani nerde? Oysa ben 1959 yılında ilk sahneye çıkışından, Türkiye'den ayrılıp Avrupa'ya gidişine kadar tüm oyunlarını izlemiştim. Engin Cezzar'ın sahneye koyduğu Ferhat İle Şirin adlı oyunda Gülriz Sururi'yle başrolü paylaşmış ve bu oyunla bir çeşit "tiyatroda Nâzım Hikmet yasağı"nı kaldırıyordu. Bana şunu söyledi: Hayaticiğim yazılarını keyifle okuyorum, zaman zaman siyasi yazılarını da okuyorum. Ama Anılar ve İzlenimler köşenin ayrı bir tadı var. Müjdat Gezen ve Yaşar Kemal ile ilgili yazdıkların beni çok etkiledi. Bana ne zaman sıra gelecek? Sıra gelecek mi?.

Elbette Tuncel, web sitendeki biyografin yeterli gelmedi. O yüzden senden ayrıntılı biyografi isteyecektim. Onu aldıktan sonra Anılar ve İzlenimler'de en kısa zamanda seni yazacağım dedim. Çok sevinirim dedi. Yazamadan bu değerli sanat insanımızı yitirdik. Çok üzgünüm. Ama yine de yazacağım, onun isteğini yerine getirmek için. İki oğluna ve eşine başsağlığı diliyorum ışıklar içinde yatsın.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.