'BAKANLIĞIN TASARISI TOPRAK AĞALARINA YARAR' -(TAMAMI)

‘Tarım arazilerinin asgari büyüklükleri açıklanırken, üst sınıra dokunulmuyor. Devlet desteği hiçbir aşamada yok. Ehil olmayan mirasçıların toprağı gasp ediliyor. Hazine arazileri yoksul köylüye...

'BAKANLIĞIN TASARISI TOPRAK AĞALARINA YARAR' -(TAMAMI)
02 Ağustos 2013 Cuma 18:02

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle 8 kişinin yaşamını yitirmesi, yine Bismil’e bağlı Türkmenacı köylülerinin arazilerine elkonulması üzerine başlattıkları mücadele, Güneydoğu’da yıllardır süren ağalık sorununu yeniden gündeme getirdi. Topraksız ve az topraklı köylü çözüm beklerken, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı yasa tasarısıyla, tarım arazilerin asgari büyüklükleri arttırıldı. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngeren torba yasa tasarısı hakkında Aydınlık’a bilgi veren Eski Tapu ve Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, tasarının ağaların elini daha da güçlendireceğini söyledi. Özkaya ile, Gündeydoğu’daki toprak sorununu, yeni tasarının içeriğini ve köylünün çözümünü konuştuk.

‘Tasarıda üst sınıra dokunulmuyor’

-Bismil’de 8 kişinin hayatını kaybettiği çatışmanın, arazilerin toplulaştırılmasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Arazilerin toplulaştırılması nedir?

- “Toplulaştırma Yasası”na göre, hisseli araziler hamur edilerek bir potada eritiliyor ve her köylüye hissesi oranında pay veriliyor. Arazisi büyük olanlar en fazla yararı görüyor. Oysa küçük hisse sahipleri bu uygulamadan istedikleri verimi ve mülkiyet özgürlüğünü alamıyorlar. Yeni durumda kooperatifleşmenin olmaması, üretimden elde edilecek gelirin bölüşülmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle bir süre sonra araziler, satış yoluyla büyük toprak sahiplerinin elinde toplanıyor.

-Tarım Bakanlığı’nın hazırladığı torba yasa tasarısı hangi değişiklikleri içeriyor?

- 4’üncü maddede tarım arazilerinin asgari büyüklüklerini, özel ürün arazilerinde 20 dönüm, dikili tarım arazilerinde yani ürün alınan arazilerde 5 dönüm, seracılık yapılan alanlarda 3 dönüm olarak belirliyor. Bu büyüklükleri gerektiği takdirde arttırabileceğini belirtiyor, ancak bu miktarların dışında ifraz edilmesini, bölünmesini kabul etmiyor. Önceki uygulamadaki 5 dönüm koşulunun 20 dönüme çıkarıldığı, seracılık ve dikili alanlarla ilgili bir sınıflamanın yapıldığı görülüyor. Ancak burada tarım arazilerinin asgari büyüklükleri açıklanırken, alt sınır veriliyor, üst sınıra dokunulmuyor. Bu ülkenin terör sonunun en büyük nedeni olan feodal kalıntılardan bahsedilmemekte... Binlerce dekar arazisi olan Güneydoğulu ağalardan, 5-10 köyü olan feodallerden eser yok. Bu nedenle Diyarbakır’ın Bismil köyünde olduğu gibi arazi kavgaları daha da tırmanarak devam eder.

Tasarı her yönüyle şirket ekonomisine vurgu yapıyor. Devlet desteği hiçbir aşamada yok. “Ehil” olmayan mirasçıların toprağı gasp ediliyor. Ehil görülmeyen yetimlerin, öksüzlerin, özürlülerin hak ve hukukunu kim koruyacak? “Sosyal Devlet” ilkesi göz ardı ediliyor. Mirasçılar tarım dışına itilerek üretim sürekliliği, Anayasal haklar yok farzediliyor.

Çözüm toprak reformu

-Güneydoğu’da toprak sorunu nasıl çözülür?

- Toprakların toplulaştırılarak reforma tabi tutulması, tarım üretimini atağa kaldırır, istihdamı da doruğa çıkarır. En büyük istihdam tarımdır. Toprak, fabrika demektir.

Önce Hazine toprakları hızla, köylüye bedelsiz dağıtılmalı, tarımdışı Hazine toprağı bırakılmamalıdır. Daha sonra feodalitenin elindekiler halka eşit koşullarda dağıtılarak devlet desteği eksiksiz kullanılmalıdır. Ağalık tamamen tasfiye edilmeli, topraktan koparılarak, sanayi yatırımlarına geçişleri için teşvik edilmeli, bu sorun bitirilmelidir.

Önceki uygulamalarda halk aldığı kredileri ödeyemez duruma düşmüş Hazine’nin dağıttığı toprakları bile ağalara yeniden kaptırmıştır. Bunu önlemenin yolu devletin kooperatifler kurması ve bunlara sahip çıkması. Halk tarım sanayisiyle kurulacak fabrikalara ortak edilmeli, işe alınmalarda öncelik yöre insanına verilmelidir. Böylelikle göç de önlenir. Bütün bunlar olmadan toprağı korumak olanaklı olamaz. Topraklarımız, yabancıların eline geçmiştir. Köylümüzün kredi borçları nedeniyle tarım arazilerine, traktörlerine, hayvanlarına, oturduğu evlerine haciz ve ipotek konmuş, elinden alınmıştır. Ormanlarımız 2B denilen ucube yasalarla çoktan yok edilmiştir. Üç adımlık “Gezi Parkları” da rantçıların gözüne batmakta... İşte Bismil köylüsünün dramı bu katı gerçekler içinde algılanmadan anlaşılamaz. Yıllar, asırlar boyu bu alçak düzen sürer gider, terör olarak onu öldürmeye devam eder.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.