Aykut Diş yazdı: Siyasi ezberciliğin kurbanı olmak

Gençlik Genel Başkanı

Aykut Diş yazdı: Siyasi ezberciliğin kurbanı olmak
14 Ocak 2014 Salı 20:56

aykutyazi

Maddenin ilerletilmesinde iç ve dış çelişmelerinin gelişimi önemlidir. Aklımıza mıh gibi kazıdığımız basit bir kanundur bu.
Uzun, ısrarlı ve büyük bedeller ödenen bir mücadelenin sonucunda gladyocular bölündü ve mafya rejiminin tamamen çözülmesinin önü açıldı. Halkın öncülerinin görevinin her şartta ve her zamanda siyasal çelişkileri halk lehine derinleştirip kuvvet toplayarak mevziler kazanmak olduğunu biliyoruz.
Peki düğüm nasıl çözülecek?
Somut siyaset, köşeli eylem
“Solda kalalım, solu isteyelim...”
Ya da “Sol, halk güçleri, her geçen gün daha fazla ağırlık kazanmalı, mevzi elde etmeli, inisiyatif kullanmalı...” Yeterli mi?
Ağırlık, mevzi, inisiyatif gibi şeyler soyut bir seçenekçilikle kazanılabilecek şeyler değildir. Eğer tüm bunları kazanmak ve yeni bir dünya kurmak iddiası taşıyorsanız, doğru hatta somut siyasi hedeflere yönelmek zorundasınız. Çünkü çelişkileri derinleştirmenin başka bir yolu yoktur. Kendi gerçekliğimizde, Türkiye’de bu Ergenekon, Balyoz vb. tertipleri bozmak başta olmak üzere Suriye’de Beşar Esad’ın yanında dimdik durmak, bölücülüğe karşı kardeşliği ve birliği öne çıkarmak, gericiliğe ve tüm bunlara karşı cumhuriyet (aydınlanma) değerlerini  ve onun simgelerini (Mustafa Kemal, Türk Bayrağı vs.) utanmadan savunmaktı. İşte bugün Türkiye’nin geldiği noktada Erdoğan’ın meşruiyetini yitirmesi, psikolojik üstünlüğün halka geçmesi, Suriye’de emperyalizmin kaybediyor olması, faşizm anayasasının çöpe gidişi ve işbirlikçilerin birbirine girmesi dahil tüm bunlar; bu meselelerin ortaya çıktıkları ilk günden itibaren yürütülen kararlı, ısrarlı ve somut mücadelenin sonucudur. Bu sonuca Ergenekon, Balyoz vb. tertiplerde tutsak edilen yurtseverlerin özgürleşeceği günlerin yaklaşması da dahildir.  
Dünyaya at gözlükleriyle bakanlar, dünyayı kendi önlerinden ibaret sanırlar. Kimilerince kabul edilip edilmemesi bu gerçeği değiştirmez. Silivri’nin boşalmasının Erdoğan, Gülen ve emperyalizm açısından olumsuz; halk hareketi açısından olumlu sonuçlar doğuracağı açıktır. Bugün Türkiye’de devrimci seçeneğin önünü açacak ve emperyalizmin elini zayıflatacak en önemli gelişme Silivri zindanlarının boşalmasıdır. İşbirlikçiler arasındaki çatışma ve çelişme olguları karşımızdayken “Çatışmanın tarafı olur muyum acaba” kaygısıyla hareket ederek tarihi başarıyı es geçemeyiz. Kimse bizden Türkiye halkına böyle bir ihaneti beklemesin. Ayrıca Türkiye’nin devrimcileri beceriksiz değildir. Soyut seçenekçilikle ve yuvarlak eylemcilikle yetinerek her meseleye “Öyle bir dönem ki, ne koparsak kardır” mantığı ile yaklaşanların bu gerçeği görememesi çok normal. Çünkü somut siyaset, sosyal paylaşım sitelerinden günlük bildiriler yayınlayarak halka akıl vermeye benzemez. Eylemde var mısın, yok musun? Buna bakılır. Tüm samimiyetinin göstergesi budur. Bu işler “Silivri’dekilerin çıkmasını biz de istiyoruz” demekle olmuyor.  Düzen dışı bir seçeneği örecek olan ve Sosyalizmi sadece bir söylem olmaktan çıkaracak, kitleselleştirecek olan yöntem de budur. Sosyalizm lafazanlığa sıkıştırılamaz.
Yanlış mevzilenme yel değirmenleriyle savaşa götürür.      
Erdoğan meşruiyetini yitirdi
Tayyip Erdoğan Haziran Ayaklanması ve yolsuzluk operasyonları ile birlikte meşruiyetini büyük oranda yitirdi. Manevra alanı önemli ölçüde daraldı. Emperyalistleri yeni planlar yapmaya iten budur. Kendi hesapları vardır, yoktur; önemi yok. Boğazına kadar suça batmıştır, hesabını verecektir. Avrasyacı değildir; antiemperyalist hiç değildir. Aydınlıkçıları farklı analizlere sayfalarını açtı diye Erdoğansever ilan etmek, onunla cephe kurmaya çalıştığını iddia etmek tabi ki de ilgi çekici oluyordur. En kötü komplo teorileri bile her zaman ilgi görmüştür. Ancak adama gülerler.  Aydınlıkçıların her şeyi ortadadır. Aydınlıkçılar özgüvenlidir, cesurdur. Aydınlıkçıların tarihi emperyalizmle mücadele tarihidir. Bunları iddia etmek, saygısızlık bir yana ahlaksızlıktır. Siyasi fırsatçılıktır. Her aklınıza geleni yazarak genel başkanı dahil olmak üzere bir çok yöneticisi AKP faşizminin zindanlarında direnen ve zindanlardan gladyoculara boyun eğdiren Aydınlıkçıları Erdoğanseverlikle itham ederseniz, kendinizi bilerek ya da bilmeyerek farklı bir konuma sürüklersiniz. Siyasi ezberciliğinizin kurbanı olursunuz.
Aykut Diş
İşçi Partisi Öncü
Gençlik Genel Başkanı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.