Aydınlık ve Ulusal Kanal vatan nöbetinde

Kumpas sonucu hapsedilen yurtseverler özgürlüğüne kavuşuncaya kadar Silivri Cezaevi önüne kurulan çadırlarda bu kez Aydınlık ve Ulusal Kanal çalışanları nöbetteydi Çeşitli davalar nedeniyle özgürlükleri...

Aydınlık ve Ulusal Kanal  vatan nöbetinde
20 Ocak 2014 Pazartesi 14:26

nobet

Kumpas sonucu hapsedilen yurtseverler özgürlüğüne kavuşuncaya kadar Silivri Cezaevi önüne kurulan çadırlarda bu kez Aydınlık ve Ulusal Kanal çalışanları nöbetteydi

Çeşitli davalar nedeniyle özgürlükleri gasp edilen tüm yurtseverler özgürlüklerine kavuşuncaya kadar Silivri Cezaevi'nin hemen önüne kurulan "Vatan Nöbeti Çadırı"nın 2. yıl 137. gününde, nöbeti Aydınlık ve Ulusal Kanal çalışanları devraldı. Bugüne kadar 14 bin kişinin nöbet tuttuğu ve yaklaşık 200 bin kişinin ziyaret ettiği Silivri Cezaevi'nin önünde, İzmir'in kurtuluş günü olan 9 Eylül 2011 tarihinde kurulan Vatan Nöbeti Çadırı'nın önceki gün nöbetçileri Aydınlık ve Ulusal Kanal çalışanları oldu.

Ulusal Kanal'dan Özlem Arslan, Deniz Adalı, Eylem Karabıyık, Süphan Toker, İmdat Şahin, Aydınlık'tan Ece Kırbaş, Yiğit Eryılmaz ve Derya Derviş'ten oluşan gazetecileri, çadır sorumluları Hıdır Hokka, Zeynep Işık ve çadırların diğer nöbetçileri karşıladı.

'Özgürlüğe kadar nöbete devam'

Hıdır Hokka yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Özellikle Balyoz, Ergenekon, Islak imza ve diğer kumpas davalara ve bu davalardan alınan insanlara baktığımızda Türkiye'nin namus birikimi, vicdanı olduğunu görürüz. Bu saldırıya göğüs germek, uygulanan hukuksuzluğa, kanunsuzluğa, vicdansızlığa direnmek için kuruldu bu çadırlar. Yani burası esasından direncin çadırı. Halk çadırları benimsedi. Nöbete gelenlere baktığımız zaman da bunu görüyoruz. Burası herkesin bağımsız, özgür vatan nöbeti tutabileceği, kimsenin kimseden üstünlüğünün olmadığı bir alan. Türkiye'den değil dünyadan çok büyük bir ilgi var; çünkü burada hukuksuzluğa direniş var, yurtseverlere sahip çıkma var."

Vatan Nöbeti Çadırı'nda nöbet sırası gelen Ulusal Kalan çalışanlarından Özlem Arslan, "Bu tertiplerle yöneticilerimizin özgürlükleri elinden alındı. Ama yine buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz" derken Deniz Adalı, "Burada olmak yurtseverlik görevidir, ben de bu görevi yapmanın onurunu yaşıyorum" dedi. Eylem Karabıyık "Burada olmak, özgürlükleri elinden alınan yurtseverlerle aynı havayı solumak demektir" diyerek yurtseverlerin özgürlüğüne kavuşuncaya kadar bu nöbete gelmeye devam edeceğini söyledi. Süphan Toker, "Kumpas sonucu özgürlükleri elinden alınan son yurtseverin cezaevi kapısından çıkışını görünceye kadar mücadelemiz devam edecek", İmdat Şahin ise "yurtseverlerin özgürlüğüne kavuşuncaya kadar bu çadırda nöbet tutmaya devam edeceğim" dedi.

'Nöbette olmaktan gurur duyuyoruz'

Aydınlık çalışanlarından Ece Kırbaş, "Burada direnişin nöbetini tutuyoruz, bundan önce de nöbet tuttuk bundan sonra da nöbet tutacağız" derken, Yiğit Eryılmaz "Dünyada bir örneği daha olmayan Vatan Nöbeti Çadırı'nda nöbet tutmaktan dolayı gurur duyuyorum" dedi. Derya Derviş ise Silivri'yi "Türkiye'nin yüz karası, içerde yatanların ise yüz akı" olarak nitelendirdi. Derviş, "Milletin yüz akı olan yurtseverlerin özgürlüğüne kavuşuncaya kadar nöbetteyim ve Aydınlık çalışanı olarak görevdeyim" diyerek sözlerini tamamladı.

Derya Derviş


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.