Aptülika / Senfonik rock 'Şeyh Bedrettin Destanı'

Bulutsuzluk Özlemi şu günlerde yeni bir çalışmanın doğum sancılarını yaşıyor. Grup, Nazım Hikmet'in 'Şeyh Bedrettin Destanı'nı yaz sonunda senfonik orkestra ile vereceği bir konserle sunmaya hazırlanıyor Bulutsuzluk...

Aptülika / Senfonik rock 'Şeyh Bedrettin Destanı'
24 Mayıs 2014 Cumartesi 08:19

aptulikasoylesi

Bulutsuzluk Özlemi şu günlerde yeni bir çalışmanın doğum sancılarını yaşıyor. Grup, Nazım Hikmet'in 'Şeyh Bedrettin Destanı'nı yaz sonunda senfonik orkestra ile vereceği bir konserle sunmaya hazırlanıyor

Bulutsuzluk Özlemi'nin kurucusu, vokalisti ve gitaristi Nejat Yavaşoğulları'ndan bir telefon aldım. Nejat telefonda "Nazım Hikmet'in Şeyh Bedrettin Destanı şiirinin bestesini bitirdiğini" söylüyordu. Kısa bir süre sonra biraraya geldik. Nejat geldiğinde elinde bir CD ve torba içinde kiraz vardı. Kirazları bir tabağa koyduk ve CD'den yayılan Şeyh Bedrettin Destanı'nın bestesinin akuştik gitarlı, ham kaydını dinlemeye koyulduk.

"Burda Nazım Hikmet'in Şeyh Bedrettin Destanı'nın rock formatında, senfonik orkestra ve koronun da katılımıyla özgün ve kalıcı bir çalışma olacağını ve çağdaş bir müzik türü olan rock'ın devreye girmesinin bence Nazım Hikmet'in de çok hoşuna gidebilecek birşeydi diye düşünüyorum."

30 yıllık bir çalışma

Nazım Hikmet'in "Şeyh Bedrettin Destanı"nı bestelemen bildiğim kadarıyla çok eskilere dayanıyor. 25, 30 yıl süren bir çalışma... ne dersin?

80'li yılların ortasıydı. Gazeteci arkadaşım Zeynep Avcı bana Bilsak'ta konserler düzenlendiğini, kendi şarkıları olan insanların da burada çıktığını söyleyerek, "sen de çıkar mısın?" dedi. Ben de Sina (Koloğlu)'yı buldum. O konser için Sina ile ben çalışırken, konsere de bir isim bulduk: Bulutsuzluk Özlemi konseri.

O zaman Bulutsuzluk Özlemi grup olarak kurulmamıştı değil mi?

Yok daha grup kurulmamıştı. Bulutsuzluk Özlemi konserin ismiydi. Afişin altında da Nejat Yavaşoğulları ve Sina Koloğlu yazıyordu. İşte konser için Sina'nın evinde çalışmaya başladık. Ben elimde gitarla Sina piyanosuyla. Derken yanına Murat Özbey'i davulcu olarak aldık. Sonra onun arkadaşı Coşkun Şenkal bizlere basgitarıyla katıldı.

Yani ben Şeyh Bedrettin Destanı'na beste yapmaya Bulutsuzluk Özlemi kurulmadan başlamıştım. O zaman şiirin üçte birini falan bestelemiştim. Konseri iki bölüm halinde yapmıştık. İlk bölümünde Şeyh Bedrettin Destanı'ndan şarkılar çaldık. İkinci bölümde de bizim o zamanki "Güneye Giderken", "Hezarfen Ahmet Çelebi", "Kütürdet Beni Rutubet" gibi parçalarımızdan örnekler yer alıyordu.

Ancak bu konserden sonra Bulutsuzluk Özlemi bir grup haline gelince çalışmalar yoğunlaştı. Benim de "Şeyh Bedrettin Destanı"nı bitirmeye vaktim olmadı. Bir yandan da bunun ziyan olup gitmesini de istemedim. Son dört, beş yıldır kendimi hızlandırdım ve bütün şiiri besteledim.

Şu anda kayıt aşamasına geldi galiba.

Akustik gitar ile pilot kayıtlarını yaptım. Besteyi yaparken senfonik rock fikrinden hareket ediyordum. Şu anda da klasik orkestra ile seslendirilecek şekilde düzenlemelerinin son rötüşlarını koyuyoruz. Planımıza göre yaz sonunda bir konserle insanlarla paylaşacağız. Burda Nazım Hikmet'in "Seyh Bedrettin Destanı"nı rock formatında, orkestra ve koronun da katılımıyla özgün ve kalıcı bir çalışma olacağını düşünüyorum.

Bu eser aynı zamanda tiyatral bir izlenim de veriyor. Yani müziği gözünü kapatıp, dinlediğinde kafanda bazı görüntüler canlanıyor. Yani bu noktada biraz daha toparladıktan sonra bazı tiyatrocu tanıdıklarımla üzerinde konuşmak istiyorum. Belki bunun temsilinde görsel bir takım şeyler olabilir. Aynı zamanda bazı besteleri halk müziği sanatçıları tarafından söylenmesi düşünülebilir. Bazı bağlama virtüözleri ile çalışarak belli bölümlerde çalabilirler. Sonucu kendim de bekliyorum açıkcası.

Şimdi Murat Cem Orhan isimli orkestra sefi genç bir arkadaşla orkestra düzenlemelerini yapıyoruz. Bulutsuzluk Özlemi ve orkestra ile gerçekleşecek bu çalışmada grubumuzun her zaman elemanı gibi gördüğümüz eski gitaristlerimiz Akın Eldes ve Serdar Öztop da bu çalışmanın içersinde yer alacaklar.

'Kendimi müzik dinlerken kısıtlamam'

Bulutsuzluk Özlemi'nin 1998 tarihli "Yol" albümünde progresif rock tavrı kendini göstermeye başlamıştı. Oradaki bazı parçalar da da senfonik yapılı işler kendini göstermişti. 2004'te de "Bulutsuzluk Özlemi'ni senfonik bir orkestra ile görmüştük.

Belki de ben de öyle bir taraf vardı. Çünkü ben kendimi müzik dinlerken kısıtlamıyorum. Yani minibüse bindiğimde, arabesk de kulağıma gelsin isterim. Halk müziğini zaten her zaman farklı bir yere koymuşumdur. Lise dönemlerimde Beethoven da dinlemişimdir. Sırf gitar çaldığım için bunu yapmışımdır. Rock müziğe olan tutkum dolayısıyla Çaykovski falan dinlemişimdir. Böyle müzikler arasında zaten ayrım yok. Bir tek gitarla çalınan blues ustasının çaldığı şeyle Beethoven'in bir melodisi arasında o kadar uçurumlar olmadığını düşünüyorum. Buna Aşık Veysel'i de katabiliriz. Bunlar da benim müziğime ve tabi Bulutsuzluk Özlemi'nin müziğine yansıdı. Bir de 1997 yılında senfoni orkestrası ile kendi şarkılarımızı senfoni şeklende düzenleyerek konserler yaptık. Bunlar da bizim ufkumuzun genişlemesine yol açtı.

"Şeyh Bedrettin Destanı"nı albüm kaydı olarak da duyabilecek miyiz?

Sohbaharın başında senfonik orkestra ile yapacağımız konserden kaydederek, albüm çıkartmayı düşünüyoruz. Ama aynı çalışmayı Bulutsuzluk Özlemi ile her yerde çalınabilir hale dönüştürüp, onun da turnesini yapmayı düşünüyoruz.

'Nazım Hikmet'in de hoşuna giderdi'

"Şeyh Bedrettin Destanı" ile Bulutsuzluk Özlemi tarihinde ilk'ler de gerçekleşiyor. Bulutsuzluk kuruluşundan bu yana hep kendi şarkı sözleri ile geldi. Nazım Hikmet'in bir şiirini bestelemek ve birbirine bağlı olan konsept bir çalışma yapmak grubun ilk'lerinden oluyor.

Benim bazı tiyatro müziklerim de var ama onların dışında ilk defa Nazım Hikmet besteliyorum. Herkes bunu çok yapmıştır. Burda Nazım Hikmet'in de düşüncelerini bildiğim için bunun daha kapsamlı ve evrensel bir boyuta gelmesini istedim. Yanısıra çağdaş bir müzik türü olan rock'ın devreye girmesi bence Nazım Hikmet'in de çok hoşuna gidebilecek birşeydi diye düşünüyorum. Bu şiirde epik bir anlatım var. Ayrıca bestelenmiş halinde de konsept , birbirini takip eden şarkılar olacak. Bu tip çalışma ile Bulutsuzluk da insanlar ilk kez karşılaşacak.

Aptülika


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.